• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Hastalar Risalesini yeniden keşfetmek

10 Eylül 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Dünya nüfusunun yüzde onunu teşkil eden hastalar, pandemi döneminde  fiziki bağlamda olmasa da psikolojik yönüyle bütün dünya nüfusunu içine alacak oranlara tırmanmış bulunuyor. Henüz meselenin bu yanına bir çare de bulunabilmiş değil. Herkes hasta… Önerilen tedaviler, cerrahi müdahale isteyen yaraya üstün körü yapılan pansumandan ibaret. Yaşanılan travmanın henüz farkında değiliz. Köklü çareler bulmak zorundayız.

Üç seneye yakın bir süredir oğlumun hastalığı sebebiyle vaktimin büyük çoğunluğu hastanede geçiyor. Görmek duymak gibi değildir. Hele olayları bizzat yaşamak, ne görmeye ne de olanları başkasından dinlemeye benzemiyor. Tedavinin manevi cephesi muallakta kaldığı sürece istenen ölçüde müspet neticelere ulaşmanın imkansızlığını görerek yaşıyorum. 

Hastalar Risalesinin ne kadar önemli  ve nasıl yeri doldurulamaz bir eser olduğunu bu vesile ile hakkalyakin ölçüsünde daha bir idrak etmiş bulunuyorum. Bu idrakimi gücüm yettiği ölçüde dost ve yakınlarımla da paylaşıyorum.  Onlara Hastalar Risalesini tekrar tekrar okumalarını ve çevrelerine de ulaştırmalarını tavsiye ediyorum.

Oğlumun tedavi gördüğü hastanede güzel bir mescid var. Mescidin giriş kısmında bir masa bulunuyor. Masanın üzeri kitaplarla dolu. İsteyen, istediği  kitabı hediye olarak alabiliyor. Yetkili arkadaşımız böylece haftada en az beş yüz adet kitabın hediye edildiğini söyledi. Sürekli sirkülasyon olduğu için de alanlar açısından tekrar söz konusu değil.  

Diyanet’in bastığı Hastalar Risalesi’nin de bu vesileyle hediye edilmesini önerdim. Niye olmasın, dediler. Masaya koyduğumuz elli adet kitap iki gün içinde tükendi.  Bu bir kampanyaya dönüşebilir ve aynı tarz kitap hediyesi müsait başka hastanelere de yaygınlaştırılabilir.

Bu vesile ile bazı alıntılar yaparak Hastalar Risalesini sizlerle de paylaşmış olayım:

“Eğer hastalık olmazsa, sıhhat afiyet gaflet verir; dünyayı hoş gösterir; ahireti unutturur… Kabri ve ölümü hatıra getirmek istemiyor… Semaye-i ömrünü badi heva boş yere sarf ettiriyor.

Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: Layemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan.

İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici  bir mürşittir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla gelse, sabır istemek gerekir.”

“Merak hastalığı ikileştirir. Maddi hastalığın altında, merak ile manevi bir hastalığı kalbine verir; maddi hastalık ona dayanır; devam eder. Eğer teslimiyetle, rıza ile hastalığın hikmetini düşünmekle o merak gitse, o maddi hastalığın mühim bir kökü kesilir, hafifleşir, kısmen gider. Hususan evhamla bir dirhem maddi hastalık, bazen merak vasıtasıyla on dirhem kadar büyür. Merak kesilmesiyle, o hastalığın onda dokuzu gider.”

“Ey hasta kardeşler! Siz, gayet nafi ve her derde deva ve hakiki lezzetli kutsi bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tövbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kutsi olan imanı ve imandan gelen ilacı istimal ediniz.”

Bediüzzaman Hazretlerinin dört buçuk saatte irticalen söyleyip talebelerine yazdırdığı saf ve duru ilham Hastalar Risalesi psikolojik yorumları itibariyle olduğu gibi hasta yakınlarına ve hastaya  bakanlara seslenen sosyolojik yorumları yönüyle de seçkin bir eser. Bu yorumların tıp diliyle de buluşarak şerh ve izaha kavuşturulması elzem bir vazife. Bu tür çalışmaların olup olmadığını henüz bilmiyorum. Varsa ne ala. Yoksa acilen yapılmalı. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Testiyi kırmadan önce nasihat:

Hastalar Risalesi sağlamlar; İhtiyarlar Risalesi ise gençler için lazımdır esas

Meleklerin: ‘size önceden bu akıbeti haber veren bir haberci yokmuydu?’ dediği an!

hizmetçiler, uşaklar, aşçılar, hekimler, kâtipler, askerler, saraylar, kâşâneler, tekneler, yatlar, kotralar, yazlık- kışlık mâlikâneler, kendine özel tayyareler; daha neler, neler saymaktan yoruldum; hiçbiri onun değil artık, hepsi birer rüya idi, uyandı: kapkaranlık bir kuyuya girdi ve etrafı dehşet veren meleklerle çevrildi, kıyamete kadar azap ve sonrası..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23