• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Fırsat bu fırsat…

11 Şubat 2023
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

 

Zayıf anlar, zaafların açığa çıktığı en talihsiz anlar olduğu kadar, zaafları faziletlere dönüştürmenin en kıymetli fırsatlarıdır. 

Zayıf anlar, daha öncesinde musibetlere davetiye çıkaran davranışlara kaderden gelen şiddetli tedip anları olduğu kadar, dua ve istiğfar ile kötülüklerden arınmaya hatta kötülükleri iyiliğe dönüştürmeye vesile ilahi fırsat anlarıdır.

Yaşadığımız iki şiddetli depremin korkunç manzaraları arasından rahmet perdesini de aralayıp öyle bakmamız gerekir. Bunca insanın şehadetine, ebedi hayatlarının kurtulmasına vesile bir olaydan bahsediyoruz. Hastalıkların, bela ve musibetlerin saflaştırıcı, olgunlaştırıcı keyfiyetiyle her bir insana dolayısıyla binlerce insana ilahi takdir eliyle aniden, birden kazandırdığı velayeti konuşuyoruz.

Musibetzedelerin, ellerinden çıkan, kaybettikleri, zayi ettikleri ne kadar mal-mülk varsa, hepsi sadaka hükmündedir ve ebedi alem adına en büyük yatırımdır. İnsan, bu ebedi sermaye adına, geçici, fani dünyada musibet sebebiyle kaybettiklerine üzülmek değil şükürle mukabelede bulunmak durumundadır. 

Musibetlerin, musibete uğrayanlar yanında, diğer insanlara kazandırdıkları çok önemli ahlaki kazanımlar da vardır. Yardımlaşma böylesi bir kazanımdır. Paylaşma böylesi bir kazanımdır. İbret alma yine böylesi eşsiz bir kazanımdır.

Bakın binlerce insan, hayatlarında hiç görmedikleri belki bir daha da hiç görmeyecekleri insanları enkaz altından kurtarmak için gece- gündüz demeden dondurucu soğuğa aldırmadan çalışıyor, çabalıyor, onları hayata tutunur kılmak uğruna adeta kendileri hayattan kopuyor. Musibetzedelerin yüzlerinde bir tebessüm goncası açılsın diye, binlerce insan göz yaşlarına boğuluyor, kendilerini kurutuyor. Böylesi bir fedakarlığı harici bir başka saikin yaptırması imkansızdır. Allah musibetlerin bağrına, bu kadar şiddetli bir şefkat magması yerleştirmiştir. Onların infilakındaki şiddet, şefkatleri o oranda kendine cezp ve celp eder.

Şefkat, saf, duru, beklentisiz gerçek sevgide yankılanan yoğun, kesintisiz, fıtri merhamettir. Onu mecazi sempatilerden, salt acıma duygusundan ya da geçici anlık hassasiyet reflekslerinden ayıran, söz konusu özelliklerin bütününe sahip bulunmasıdır. Şefkatte, koruma güdüsü şarttır, sahiplenme tutkusu kaçınılmazdır, fedakarlık öncelikli ilkedir.

Şefkatin kaynağı hiç kuşkusuz Rabbimizin “Rahim” ismidir. Evrensel bazda görülen bütün şefkat oluşumları böylesi ezeli kaynaktan varlık sinesine düşmüş tek bir katrenin kesret canibindeki ebedi paylaşımıdır. Nasip keyfiyeti bazen istidatla daha çok da ihtiyaçla irtibatlıdır. Makro- mikro alemlerde müşahede edilen her türlü yardımlaşma olgusunun varlığı bu paylaşım ve irtibatın eseridir.

Musibetleri yaşarken ve değerlendirirken, onun bağrındaki şefkat magmasını mutlaka görmeli, öyle değerlendirmelidir. İlahi şefkat ve merhametten öte bir şefkat ve merhamet olamaz. Mal da mülk de, Allah”ındır. İnsan O’nun hem mülkü hem de memluküdür. Veren O olduğu gibi alan da yine O’dur.

Bize düşen sadece kulluk ve teslimiyettir. Ve bir de olanlardan ibret almak, felaketzedelerin maddi manevi yardımına koşmak ve bu uğurda hiçbir fedakarlıktan kaçınmamaktır. Bu anlayış ve davranış hepimize kazandırır. Musibet ne kadar büyük olursa olsun kaybedeni olmayan küçük bir imtihan haline gelir. Onun içindir ki, fırsat bu fırsat, diyorum.

Bu vesile ile depremde hayatlarını kaybeden ve hakiki hayata eren şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletçe başımız sağ olsun. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İbrahim sarı

Hedef KIZILELMA ya Varıncaya dek durmak yok sandık lar patlasın

SALih(a)

Bu ne haddini bilmezlik. Devlet kadar taş düşsün başına da aldığın dünyevi önlemlerle kurtulasın ve bir daha düşsün emi. Acı günlerde bir kin dolu cümleler Biz bu devletle buradayız ölsek de. Onursuz ölmektense tedbirsiz ölmeyi tercih ederim. Senin onurdan anladın kesin Onur Günü rezaletidir zaten. Var git işine Pensilvanya’ya mı kobaniye mi Avrupa’ya mı yalaklık yaparsın. Beğenmiyorsan oku Sözcü gazeteni ya da Amerikan yavrusu Fox u seyret. Meyvemiz acıdır saliha yiyemezsin. Magnum iyi gelir büyük ihtimalle konforlu evinin oturma salonunda.sal bizi bu dertli günlerde.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23