Çocuk ve disiplin

07 Mayıs 2017 Pazar

Buğra 9 yaşında, ilkokul 3. sınıf öğrencisiydi. Okulda ders başarısı çok iyiydi. Buğra, bencil davranan, düşüncesiz, kaba bir çocuktu. Ailesini korkutup sindirerek, istediği yöne yönlendirmek istiyordu. Anneyle beraber misafirliğe gittiğinde, diğer çocukların oyuncaklarını alıyordu ve her konuda kendi dediğinin olmasını istiyordu. Buğra anne-babasının uzun yıllar özlemini çektiği ilk çocuklarıydı. Ailesi onu şımartıp her istediğini yerine getirmişlerdi. Bunu da çocuklarını hayır diyemeyecek kadar çok sevdikleri için yaptıklarını söylüyorlardı.

Değerli okuyucular, çocuğunuzun içinde yaşayabildiği sınırlara ve yaşamı boyunca başarılı olması için ihtiyaç duyduğu yönlendirmeyi büyük bir güvenle alabileceği sevgi dolu bir otoriteye ihtiyacı vardır.
Eğer çocuğunuzun bir gün önce ağzını açmasına izin vermeyecek olursanız, hemen ertesi gün de aynı koşullar altında konuşmasına olanak tanırsanız çocuğunuzu arsız edersiniz.

Eğer ebeveyn olarak çocuğunuzun sizi küçük düşürmek ya da aşağılamak amacıyla susturacak şekilde konuşmasına izin verdiğinizde, çocuğunuzun saygı duyabileceği kimse kalmaz. Sonuçta çocuk güvenliğini kaybeder.

Disiplin, bir çocuğa izleyeceği yolu öğretmektir. Ama bizler genelde bu kelimeyi cezalandırma olarak yorumlarız. Maalesef çocuklara en çok uygulanan ceza yöntemi ise dayaktır.

Dayak bir anlık öfkeyle verilen, çoğu kez de amacını aşan bir ceza yöntemidir. Öğretici değeri az, etkisi kısa süren bir yıldırma yöntemidir. Çocuk çoğu kez hak ettiği için değil, anne baba sinirli olduğu için dövülmüştür. Çoğu zaman, çocuğum söz dinlemiyor, arkadaşlarına vuruyor gibi şikâyetlerle polikliniğe getirilen çocukların anne babalarına bakıyorum. Aslında hasta olan çocuk değil anne-baba. Anne-baba kendi iç dünyalarında huzurlu, mutlu, güvenli olacaklar ki çocuklarına karşı sabırlı, anlayışlı davranabilsinler.

Annelerin sık sık başvurduğu, bir başka disiplin yolu da acındırma yoludur. “Beni çok üzüyorsun, canımdan bezdirdin. Senin yüzünden hasta olacağım” diye süren yalvarmalar, annenin ancak güçsüzlüğünü ortaya koyar. Bu yolla çocuk tedirgin olur, ancak uslanmaz.

Bazen de anneler, çocuğa küserek yola getirmeye çalışırlar. “Konuşma benimle. Ben senin annen değilim. Git kendine başka anne bul.” Çocuk anneyi kızdırdığında, annenin soğuk durması, sorularına kısa cevaplar vermesi sakıncalı değildir. Ama küs kalmak olgun bir davranış değildir.

Çocuk için hiç yanılmayan anne-baba değil, insanca davranan anne-baba daha eğiticidir. Anne-babanın ara sıra yanılması ve bunu kabul etmesi çocukları rahatlatır.

Çocuğa en etkili yöntem: suçuna karşılık çocuğu sevdiği bir şeyden yoksun bırakmaktır. Bu sokağa çıkmama, TV izlememe, oyuncaklarını belli süre için saklamak gibi cezalar olabilir. Ceza, suçu aşmamalı, hem de uygulanabilir ve gerçekçi olmalıdır.

Çocuklar için gerçekten önem taşıyan durumları, ceza aracı olarak kullanmamak iyi olur. Örneğin, önceden kararlaştırılmış bir geziden, söz verilmiş bir armağandan yoksun bırakmak da çocuğun başkaldırmasına yol açar.
Bir diğer ceza yöntemi ise; çocuğun yaptığını düzelttirmek yoludur. Bilerek kırdığı arkadaşının oyuncağını ya da bir şeyi çocuk harçlığından ödemelidir.

Çocuklarımızı nasıl sevmemiz gerektiği ve nasıl davranmamız gerektiği konusunda bakınız sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor;

“Küçüklerimize şefkat göstermeyen bizden değildir”, 

“Çocuk kalplerin meyvesi, gözün nurudur.”

Sağlıklı, huzurlu günler duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT

DNŞ. TEL: 0212 503 79 95-0 506 401 79 91

 

  • sadâkatsadâkat6 ay önce
    Emanet olarak sunulanyavrularimiza bilinçli bir şekilde yaklasalim.Kas yapalım derken göz cikarmayalim. Bu zamanda işimiz çok zor. Allah razı olsun tavsiyelerinizi çin Kıvanç hanım.yazınız tamda derdime ilaç oldu.
  • rahmirahmi6 ay önce
    Güzel özetlemişsiniz. Bizı aydınlattınız