Selahaddin Eyyûbî’den D-8’e İslâm Birliği

24 Ekim 2017 Salı

Ümmetin neredeyse darmadağın olduğu, bundan yararlanan çağdaş haçlıların da İslâm âlemini talan ederek kan ve gözyaşına boğdukları bir süreci yaşıyoruz. Böylesine netameli bir zaman diliminde Müslümanlar arasındaki kardeşlik ve birlik ruhunu süratle canlandırmak, direniş ve cihad bilincini kuşanmak; böylece ümmet olarak yeniden dirilmek, doğrulupayağa kalkmak zorundayız. 

Tarihte ümmetin yine böyle darmadağın olup kendi aralarındaki iç çatışmalarla sarsıldığı ve bunu fırsat bilen haçlı sürülerinin Müslüman dünyaya karşı harekete geçerek mübarek Kudüs başta olmak birçok İslâm beldesinde korkunç katliamlar gerçekleştirdikleri bir dönemin ardından Müslümanları ümmet ve cihad aşkı ile derleyip toparlayarak “İslâm birliğini” tekrar kuran ve Haçlılara karşı toplu birdireniş başlatıp, 88 yıllık Haçlı işgalinden sonra Kudüs-ü Şerif’i ve Mescid-i Aksâ’yı kurtarma şerefine nail olan ünlü mücahid devlet adamı Salâhaddin Eyyûbî’nin örnek mücadelesi, bu çağda ümmetin yeniden şahlanışına örnek teşkil edecek bir niteliğe ve öneme sahiptir.

Rabbime hamdüsenalar olsun ki, “Selahaddin Eyyûbi - Minberin Sırrı” isimli kitabımız çıktı.

Şu günlerde Selahaddin Eyyûbî’nin cihad aşkına, ümmet perspektifine ve İslâm Birliği gayretine her zamankinden daha fazla muhtaç bulunuyoruz. 

“Dostlarıyla uğraşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar” diyen Selahaddin, İslâm Birliği’ni hayata geçirmeden Kudüs’ü Haçlıların işgalinden kurtaramayacağının bilincindeydi. “İslâm ümmeti için, ancak onları birleştirecek şeyleri tercih ederiz” cümlesi onun birlik amacını özetler. İslâm Birliğini baltalayanlar için Bağdat Halifesine (veziri Mecdüddin’e gönderdiği bir mektupta) şöyle yakınmıştı:

“Biz Hz. Peygamber’in (s.a) mezar-ı şerifini korurken… Musul hükümdarının adaletsizlikle topraklarımızdan bir şeyler almaya çalışması şaşılacak şeydir… Onlar, Müslümanların yerine kâfirleri dost edinip onlara hazineler taşımaktadır.”

Nihayet Bağdat Halifesi başta olmak üzere bölgedeki etkin idarecileri, komutanları, âlimleri, kadıları, atabeyleri Şam’da topladı (1186). Toplantıda ittifakla iki önemli karar alındı:

“1. Müslümanlar kendi aralarındaki anlaşmazlıklara son verip, birbirleriyle savaşmayacaklar.” 

“2. İslâm devletleri, Haçlı tehlikesine karşı Salâhaddin’in emrine asker gönderecekler”.

Böylece, akl-ı selim galip geldi; “Şam Deklarasyonu” ile “İslâm Birliği” fiilen kurulmuş oldu. 

İslâm Birliği konusunda çok hassas olan Selahaddin, âlimlerin, maneviyatı, birlik ve beraberliği pekiştirici vaaz ve sohbetlerini teşvik ediyor, ancak fıkhî tartışmalara girmelerine de şiddetle karşı çıkıyordu; zira bu tartışmalar her zaman Müslümanlar arasında kavgalara ve kine sebep oluyordu.

Birlik sağlandıktan bir yıl sonra ise (1187), Haçlıları Hıttin’de kesin mağlup eden Selahaddin Eyyûbi, aynı yıl Kudüs-ü Şerif’i ve Mescid’i Aksâ’yı özgürlüğüne kavuşturmayı başardı.

İmdi, tıpkı haçlı saldırıları öncesinde olduğu gibi paramparça bir görüntü arz eden İslâm âlemi, temellerini merhum başbakan Necmeddin Erbakan hocamızın attığı D-8 (Developing 8 / Gelişen 8 Ülke) ekseninde ve Türkiye öncülüğünde tekrarbirlikolmanın imkânlarını arıyor. Erbakan hocamızın talebesi olarak onun mirası olan D-8’i daha ileriye taşımaya çalışan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, D-8’i (Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır, Nijerya) genişleterek (Suudi Arabistan, Kazakistan vb. ilavesiyle) D-20’ye çıkarma hedefini son zirvede açıkladı.

“Savaş değil barış, çatışma değil diyalog, çifte standart değil adalet, üstünlük değil eşitlik, sömürü değil işbirliği, baskı ve tahakküm değil insan hakları, hürriyet ve demokrasi” ilkelerini esas alan D-8’lerin tüm İslâm âlemini bir araya getirmesi ve geçtiğimiz yıllarda ilk tatbikatını heyecanla izlediğimiz “İslâm Ordusu”nun daha güçlü olarak kurulması için, “Müslüman’ım” diyen herkesin ve her kurum ve kuruluşun, taşın altına elini koyması kaçınılmaz bir görevdir.

İslâm Birliği’ni kurduğumuz zaman, işte o zaman, emin olalım ki, Allah’ın yardımı gelecek; Allah’ın yardımı gelince de İslâm düşmanları kaçacak delik arayacaklardır.

Yâ Rab! Müminlerin kalplerini birbirlerine kaynaştır! Âmin.

 

  • Dua Satan Dua Satan 25 gün önce
    Dua ile herşey olsaydı bir milyar müslüman aynı anda dua eder düşmanlarınınkökünü kazırdı. Yok öyle bir yağma. Güç kuvvet olmadan birşey yapamazsınız. Kendiniz inanmadığınız şeyi başkasına üfürmeyiniz. Bu iş dua kitapı satmakla olmuyor.