• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Yıldız
Abdullah Yıldız
TÜM YAZILARI

Oruçla ve Namazla Yardım Dilemeye Devam

29 Mayıs 2018
A


Abdullah Yıldız İletişim: [email protected]

Millet ve ümmet olarak, şer güçlerin topyekûn saldırılarına uğradığımız; Filistin’de katliamların sürdüğü ve ülkemizin her taraftan kuşatıldığı bir süreçte Yüce Rabbimizin şu talimatına sıkıca sarılarak sabır (direnç/oruç) ve namaz ile yardım dilemeye hep birlikte devam etmeliyiz:

“Sabır/oruç ve salât/namaz ile (Allah’tan) yardım dileyiniz. Şüphesiz bu, huşû duyanların dışındakilere ağır gelir.”(Bakara 2/45)

Sabır/oruç ve namaz, Allah yolunda karşılaşılan güçlüklerin çözülmesine vesiledir. 

Arapça “sabır” kelimesinin sözlük anlamı ‘kontrol etme ve bağlama’dır. Fakat kullanımda, ‘dayanmak, zorluklara göğüs germek’ anlamına gelir. Kur’an’da sabır, kişinin vicdanına başvurarak seçtiği yolda karşılaştığı zorluklar karşısında cesaret ve dayanıklılıkla yürümesini sağlayan ahlâkî gücü, istikrarlı olma ve amaca ulaşma konusundaki direnci, ahlâkî disiplin ve kontrolü ifade eder.

“Sabır”; her ferahın, her başarının anahtarıdır; darlığın, sıkıntının geçmesi için Allah’ın yardımını celbedecek sebeplerin birincisidir. Sabırsız ruhlar her zaman darlık içindedir. Onların, dünyaya ait olaylara hiç dayanıklılıkları yoktur. Genişlik zamanında eldeki nimetin kıymetini bilmezler, gözleri daima başkasındadır. Az bir yokluk görünce tahammül edemez, hemen mahvolurlar. 

Bundan dolayı, bir darlığa düşenler Allah’a kalbini bağlayarak, bunun Allah’ın izniyle geçeceğine iman eder ve Allah’ın yardımını, mutluluk ve ferah gününü temiz kalp ve olgun iman içinde beklerlerse sonuç kurtuluş olur. Bunun için nefisleri sabra alıştırmalıdır. 

Bunun (yani sabra alışmakla nefsi süsleyebilmenin) en iyi çaresi oruçtur. Oruç insanı, her halde, sabra alıştırır, tiryakilikleri tedavi eder. Bundan dolayıdır ki, buradaki sabır, doğrudan doğruya oruç ile de tefsir olunmuştur. Fakat her iki halde de burada aslî kastedilen şey, bizzat sabır manasıdır, oruç bunun bir vasıtasıdır. 

Namazın bu konuda da büyük önemi ve faydası vardır. İnsan yıkanır, temizlenir, ayıplarını, ayıp yerlerini kapatır. Yüzünü kıbleye çevirerek istikametini (yönünü) tayin eder. Kalbini iyi niyetle doldurur. Gönül buhranlarını, şeytan vesveselerini atarak, ruhunun birlik duruluğunu incelemeye çalışır, bütün organlarıyla ve büyük bir saygı ile tekbirini alır ve ibadete koyulur. Dünyanın acılarını, tatlılarını bir tarafa atar, Hak Teâlâ’ya dua eder, onunla konuşur. Kur’ân’ını okur, dinler, onun huzurunda hayatın akışını, başlangıcını, sonucunu arzeder, Kitap okur. Dikilip beklemek, eğilmek, defalarca (yere/secdeye) kapanmak, yine kalkıp doğrulmak, nihayet oturup dinlenmek ve sonunda selam ve esenliğe ermek ve o anda gaybdan şehadet(görünürlüğ)e geçerek, şehadet getirmek gibi ruhî, bedenî büyük bir nizam ve intizam ile bir miraç yapar. 

Hiç şüphesiz bu ulvî manzaralar içinde nefisler, zahir(dış) ve batınlarında(içlerinde) kaybetmek üzere bulundukları düzeni yeniden temin ederler. Sabırdaki acılıkları da unutur veya hafifletirler ve bütün bunlar ilâhî yardımın celbine aracı olur. Darlıktan patlayacak dereceye gelen o fena nefisler kuvvetlerini, itimatlarını arttırırlar, sıkıntı zamanlarının kolaylıkla geçmesi için imkân bulurlar ve fazla olarak ayrıca bir saadet zevki, bir bahtiyarlık duyarlar, bir ruh kazanırlar ve bu sayede yalan dolan, karıştırma, hakkı gizleme, aldatma, aldanma, düşmanlık, tecavüz gibi zilletlerden, düşüklüklerden kendilerini kurtarırlar ve o yüzden gelecek çirkin menfaatlere tenezzül etmeksizin sonunda ilâhî yardımın büyük tecellilerine ererler.

Evet, ama bu sabır, bu namaz, böyle yardım dileme kolay mı? 

Şüphesiz bu da kolay değil, ağır ve büyük bir iştir ama ancak “hâşiîn”e(Allah’tan layıkıyla korkan ve başını öne alıp düşünen saygılı kimselere) ağır gelmez, hatta zevk verir, meleke(alışkanlık) olur. 

Namaz ancak Allah’a asi olan ve Ahiret gününe inanmayanlar için “zor”dur. Gönülden gelerek Allah’a itaat eden ve bir gün Allah’ın huzuruna döndürüleceğine inanan kimse için ise, namaz zevkli bir görevdir; hatta onun için, farz olan namazı terk etmek zor bir iştir (Tefhimü’l-Kur’ân, Fî Zılâli’l-Kur’ân).

Rabbim, bu bilinçle oruç tutup namaz kılarak, ülkemizde ve Filistin başta olmak üzere tüm İslâm âleminde ilahi yardımlara nail olmayı biz müminlere nasip eylesin. Âmin.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23