Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, yo yo sendromunun sağlığı tehdit ettiğini söyledi.
Sağlığı olumsuz yönde etkileyen ünlü ünsüz herkesin yaşadığı, sadece kilo verme amaçlı yapılan uygulamalar sonrasında verilen kiloların korunmadan daha fazlası ile geri alınmasına yo yo sendromu denildiğini ifade eden Selçuk, şöyle konuştu: “Ülkemizde de bu yöntemleri bilinçsizce uygulamakta olup bir zayıf bir kilolu olma durumu kişilerde sıklıkla gözlenmektedir. Çağımızın hastalığı olan obeziteye davetiye çıkarabilecek bu sendrom metabolizmanın gittikçe yavaşlamasına ve alınan kiloların daha da zor verilmesine neden olmaktadır" ifadelerini kullandı.
Selçuk sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yo yo sendromunun nedenleri arasında, sadece kilo verme amaçlı uygulanan, bireye özgü olmayan, olumlu beslenme alışkanlıkları kazandırmayan ve hızlı kilo verdiren tüm uygulamaları söylemek mümkündür. Bilinçsiz zayıflama ilaçları kullanımı, bireyin psikolojik durum değişiklikleri, kişiye özgü olmayan hazır diyetlerin yapılması, kendi sosyal yaşamına uymayan diyetleri kilo verme pahasına devam ettirme, bilinçsiz diüretik kullanma, diyet kampları ve sonrasında aynı sıklıkta yapılamayan egzersiz, sık aralıklarla diyet uygulama, düşük kalorili diyet sonrasında oluşan yeme atakları da bu durumun oluşmasına yol açabilecek nedenler arasındadır..
Risk altındaki kişiler:
Kilo sorunu olan kadın erkek günümüz koşullarınca yaş gözetmeksizin herkeste hızlı kilo verme, bu kiloları belirli bir sürede koruyamama ya da hiç korumama daha sonra ise diyetten sıkılıp yeme atakları ile birlikte ilk diyete başladığı kilodan daha fazla kilo alarak bu değişimi geçirme riski vardır.
Erkekler kadınlara oranla yo yo sendromuna daha az yakalanmaktadır. Çünkü erkekler fiziksel aktiviteyi ön plana çıkaran beslenme programlarını daha uzun soluklu yapabilme yeteneğine sahiptir. Aslında en önemli fark erkeklerin diyete bakış açılarında yaşam tarzı değişikliklerini daha kolay benimseyebilmeleri yatmaktadır. Yapılan çalışmalar ağırlık kaybının %5 ile ’ unun bile 6 ay süresince muhakkak korunması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca diyetini 1 veya 2 aylık dönem sonrasında bırakan kişilerde bu durum daha sık yaşanmaktadır."
İHA