• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Necip Fazıl ve Nazım Hikmet 1925’te ölselerdi!

12 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

ihtiyar Amca

Yazının başlığı ; Neye niyet, neye kısmet olabilirdi. Kimin ne zaman nerede ve ne şekilde öleceğini Allah'tan başka kimse bilemez. İman herkese nasip olmaz. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüşte yalnız Allah'adır.
  • 1 Ay Önce

Göktuğ

Bu yazı dünkü Belçika Senegal, İngiltere Kongo maçı gibi olmuş, birinci yarıda nasıl oynadığın önemli değil maçın sonunda kazanan üst tura çıkar. Atalarımız boşuna dememiş "Allah son nefeste imanlı giden kullarından eylesin" Burada Nazımla, Necip Fazıl eşitlenmiş gibi bir hava sezdim. Hatta buna binaen ikiside bizim şairimiz denmiş, komunist ve ateist bir adam müslümanın şairi olamaz. Necip Fazıl bizim şairimizdir. Nazım Hikmet solcuların ateistlerin şairidir.
  • 1 Ay Önce

Kanber

Selamlar. Allah razı olsun. Zararın neresinden dönersen kârdır deyip, tövbe edip, ben kendime zulmettim diyerek, İslâm istikametine dönenlere ne mutlu diyorum. Vay haline bunu yapamayanların
  • 1 Ay Önce

Hasan abdullahoğlu

Allah celle celaluhu akıbetimizi hayırlı eylesin inşallah
  • 1 Ay Önce

Ebubekir Sonumut

İnsanın kaderi gerçekten büyük sır. Yazıyı okurken bir kez daha anladım ki kimse için "bundan adam olmaz" dememek lazım. Allah dilerse bir kalbi bir anda bambaşka bir hâle çevirir. Necip Fazıl'ın gençliğine, Nazım Hikmet'in ilk şiirlerine bakınca insan şaşırıyor. Demek ki hayat tek bir döneme bakılarak okunmuyor. Rabbim kimin gönlüne ne zaman hidayet verecek, kimin yolunu nereye çevirecek, bunu ancak O bilir. Necip Fazıl'ın sonunda İslam davasının bayraktarı olması da gönül sadamız. Hiç kimse geçmişiyle yargılanmamalı. Asıl mesele son nefes. Biz kullara düşen ise insanları etiketlemek değil, dua etmek. Bugün başka yolda olan, yarın Hakk'ın yolunda olabilir. Bugün doğru görünen de Allah korusun yarın bambaşka bir hâle düşebilir. Önemli olan nasıl başladığın değil, nasıl bitirdiğin. Allah hepimize istikamet nasip etsin. Son nefesimizi imanla vermeyi, arkamızdan da hayırla yâd edilmeyi nasip etsin. Gerçekten nasipten ötesi yok. Rabbim cümlemizi razı olduğu kullarından eylesin. Kaleminize ,gönlünüze sağlık hocam ????
  • 1 Ay Önce

Yolcu

Gerçekten insan "Ne oldum değil ne olacağım" demeli... Kendime baktım: Tefekkür, içe dönüş, hayatın sorgulanışı, öncesi, bundan sonrası... Rab'bim cc akıbetimizi, nasibimizi afiyetle Kendisine yönelenlerden eylesin, hayır eylesin. Hepimizi bağışlasın.. Benim batarya yeniden şarj oldu hocam. Allah cc razı ve memnun olsun. Kaleminize, sağlığınıza, akıbetinize dua ile... ????
  • 1 Ay Önce

Celil

Yazar Hz.bu defa tarafsız bir davranış sergilemiş, tebrik ederim.
  • 1 Ay Önce

KAYNAK NECİP FAZIL KISAKÜREK kaynak

29 EKİM'DE NELER OLDU halifelik yıkıldı tekke ve Zaviyeler kapatıldı Padişah ve Halife ülkeden kovuldu Ezan Türkçe'ye çevrildi padişah ve Din büyükleri irticacı olarak görüldü Kabe Arabın bize çankaya yeter denildi Askeriyeden alay Müftüler kaldırıldı Her şehre en az bir tane faiz kurumu bankalar açıldı Her şehre en az bir tane afedersiniz GENELEV açıldı sarık çarşaf gibi dini kıyafetler kaldırıldı İskilipli Atıf hoca gibi Alimler Hafızlar asılmış idam edildi Cumamız pazar olmuş camiler depo ahır yaptılar BİN YILLIK TARİHİ SİLİNEN VE O GÜNÜ BAYRAM OLARAK KUTLUYAN BAŞKA BİR MİLLET YOKTUR KAYNAK NECİP FAZIL KISAKÜREK KAYNAK
  • 1 Ay Önce

Okur

Necipi en güzel Adnan Menderes anlatmış
  • 1 Ay Önce

Hüma Hatun

*Nasipten Öte Yol Yok: 1925’te Ölmeyen İki Şair* “Limonla yazılmış alnımız” benzetmesi çok net. Kader, en büyük bilmecemizdir: Bir insanın gençliği, bugünü, söylediği bir sözü, onun akıbetinin tapusu değildir. Bugün ‘dalalet’ dediğin, yarın ‘hidayet’ bayrağı taşıyabilir. Bugün ‘sakamet’ içinde gördüğün, yarın bir davanın sancaktarı olabilir. Bu yüzden insanın alnına hüküm yazmak bize düşmez. İkisi de aynı mektepten çıktı, aynı dili konuştu. Lakin kaderin rüzgârı farklı esti. Biri Moskova’ya, diğeri dergâha yöneldi. Aradaki fark sadece gayret değil, nasip meselesiydi. Bizim vazifemiz yolu aramak, kapıyı çalmaktır. Açıp açmamak, o kapıyı başka bir yere çevirmek ise tamamen Kader’in işidir. Bu nedenle gayrette kusur etmeyip, nasibe teslim olmalıyız. “Ben asla böyle olmam” demek, kaderin en sevmediği cümledir. Çünkü yarın ne olacağını asla bilemeyiz. Cumhuriyet devri Türk fikriyatının iki zıt kutbu, Necip Fazıl Kısakürek ile Nazım Hikmet Ran, bu hakikatin en canlı şahididir. Biri caminin ruhuna “Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen” diye seslenirken, diğeri dünyaya dalmıştı. Akla göre hüküm verseydik: Nazım ‘mistik şair’, Necip Fazıl ‘bohem şair’ diye anılacaktı. Bu bilgi insana tevazu ve merhamet aşılar. Kibirden sakınmalıyız. En büyük yanılgımız şudur: Nasip heybemiz dolu mu boş mu bilmediğimiz için, insanları “komünisttir, bohemdir” diye etiketleyip gömemeyiz. Allah birini dalaletten hidayete, diğerini hidayetten dalalete çekebilir. Çünkü nasipten öte yol yoktur. Defterin ilk sayfası seni yanıltmasın. Çünkü son satırı yazan Allah’tır. Ve kimse alnındaki o son satırı, sonuna bakmadan okuyamaz.
  • 1 Ay Önce

Nahit sazoglu

Hocam çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz
  • 1 Ay Önce

Bir Okur

Değerli Üstadım teraziyi dengeleme tabiri aklıma geldi yazıyı okuyunca. Siz bizim düşüncelerimize örülen duvarları nazikçe, usulünce yıkıyorsunuz. İkiside bizim şairimiz. Ne haddimize hüküm vermek. Kaleminize sağlık.
  • 1 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23