• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İran’ı kalben destekleyelim ama!

16 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

osmalı kartalı

hz ali hz hasan v hzhüseyin de diğer ehli beyt imamlarıda ehli sünnetti
  • 2 Ay Önce

Akify

Bu olay siyasi bir hadisedir. Hz.Ali ve soyu emeviler döneminin sonuna kadar gadre uğramış ve susturulmuşlar. Ehli sünnet imamları da genellikle buna ses çıkarmamışlar ve devletin yanında yer almışlar. Şia bu durumda gizlenerek yürümüştür. Herşey dediğiniz kadar kolay değil.

Vatansever

İran bu savaştan galip çıkar, inşallah. Dualarımız onlarla birlikte..Ancak, İran katı mezhepçiligi ve fars milliyetçiliğini bırakmalıdır. Ki döktüğü Müslüman kanlarını unutabilelim..
  • 2 Ay Önce

Okur

KERBELA’YI ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM! Bir türlü anlayamazdım… Kerbela’da zulüm açıkça ortadayken, Hz. Hüseyin kuşatılmışken, hak ile saltanat arasındaki çizgi bu kadar netken… Kendine “Müslümanım” diyenler nasıl Yezid’in tarafında saf tutmuştu? Nasıl bu kadar açık bir zulüm karşısında bu kadar suskun, bu kadar edilgen, bu kadar teslimiyetçi olabilmişlerdi? Nasıl Peygamber’in emanetini yalnız bırakmışlardı? Yalnız bırakmayı da geçtim… Nasıl dönüp zulmün düzenine destek olmuşlardı? Nasıl hakkın karşısında, iktidarın gölgesinde saf tutmuşlardı? Bir türlü anlayamazdım… ŞİMDİ ANLIYORUM! Gazze’nin yalnızlığında anlıyorum. Bombaların altında parçalanan çocukların çığlığında anlıyorum. Enkazın altından çıkarılan küçücük bedenlerin sessizliğinde anlıyorum. Aç bırakılan, susuz bırakılan, bütün dünyanın gözleri önünde katledilen bir halkın yalnız bırakılışında anlıyorum. Ve en çok da… “Biz Müslümanız” diyenlerin, bu vahşet karşısında sergilediği suskunlukta anlıyorum. İRAN’IN YALNIZLIĞINDA ANLIYORUM İran hedef alınırken anlıyorum. Amerika ve İsrail açık biçimde saldırırken… Bazı Körfez yönetimlerinin, bu saldırganlığa karşı net bir duruş sergileyemeyip, dönüp direneni eleştirmesinde anlıyorum. ABD’ye güçlü bir itiraz yükseltemeyenlerin, İsrail’e açık bir tavır koyamayanların, ama Amerikan üsleri hedef alındığında bir anda “istikrar”, “barış”, “hukuk”, “bölgesel güvenlik” söylemlerine sarılmasında anlıyorum. Demek ki mesele her zaman hakikat değilmiş. Demek ki mesele her zaman ümmet değilmiş. Demek ki mesele her zaman adalet değilmiş. Demek ki çoğu zaman mesele, güç merkezlerine sadakatmiş. KERBELA RUHU HİÇ DEĞİŞMEMİŞ Bugün anlıyorum ki… Kerbela sadece geçmişte yaşanmış bir hadise değilmiş. Kerbela bir ruhmuş. Kerbela bir saflaşmaymış. Kerbela her çağda yeniden kuruluyormuş. Bir tarafta hak… Bir tarafta iktidar… Bir tarafta izzet… Bir tarafta konfor… Bir tarafta Hüseyin… Bir tarafta güç… Ve ne acıdır ki, kendine Müslüman diyen kalabalıkların büyük kısmı her çağda yine gücün ve iktidarın gölgesine sığınmayı seçiyormuş. ALTIN BUZAĞIYI GÖRÜNCE HAKKI TERK EDENLERİ BUGÜN DAHA NET TANIYORUZ Hz. Musa dağdayken, bir avuç menfaat hesabı yapan insan çıkıp kavme altın buzağıyı sundu. Ve nice insan, hakikatin peygamberini beklemek yerine, parlayan sahte bir gücün etrafında toplanmayı tercih etti. Bugün de değişen çok şey yok. Bugünün altın buzağısı: Makamdır. Mevkidir. Petroldür. Servettir. Saraylardır. Şöhrettir. Batı’dan alınan onaydır. Siyonist merkezlerden gelen güvence duygusudur. Amerika’nın koruma şemsiyesidir. Bir zamanlar altın buzağının etrafında toplanan zihniyet neyse, bugün koltuğu, parayı, şöhreti, iktidarı ve dış desteği hakikatin önüne koyan anlayış da odur. BİZ O TARAFTA DEĞİLİZ! Biz… Altın buzağıyı görünce Hz. Musa’yı terk edenlerden değiliz. Gücün kapısında eğilip, hakkın kapısında susanlardan değiliz. Makam için, mevki için, para için, şöhret için aslını inkâr edenlerden değiliz. Geçmişini unutanlardan değiliz. Ecdadını yok sayanlardan değiliz. İnancını çıkar hesabına dönüştürenlerden değiliz. Değerlerini dünya menfaati uğruna terk edenlerden değiliz. Biz… Hüseyin yalnız kalsa daha onun safında duranların tarafındayız. Kalabalık gücün arkasında dizilse de, hakikatin yanında kalmayı şeref bilenlerin tarafındayız. Bombalar yağsa da, ambargolar konsa da, bizi yaftalamaya kalksalar da… Zalime karşı, mazlumun yanında durmayı ahlaki ve imani bir sorumluluk bilenlerin tarafındayız. Buradan açık söylüyorum: Ey Körfez saraylarında oturup Amerikan üslerine sessiz kalanlar… Ey topraklarını küresel güçlerin operasyonlarına açıp sonra ümmetten söz edenler… Ey enerji ve servetini mazlumların değil, küresel düzenin istikrarına göre konumlandıranlar… Ey İsrail’e net bir cümle kuramayıp, direnişe sürekli parmak sallayanlar… Ey mezhepçiliği dinin önüne koyup ümmeti parçalayanlar… Ey dini söylemi adalet için değil, siyasal pozisyon almak için kullananlar. Tarih sizi, hakikatin yanında duranlar arasında değil, güç karşısında suskun kalanlar arasında yazacaktır. İsimler değişebilir. Ülkeler değişebilir. Ünvanlar değişebilir. Ama saf bellidir. Bugün de mesele, kimin gerçekten mazlumun yanında durduğu, kimin ise gücün ve konforun tarafında kaldığı meselesidir. BİZİM ADRESİMİZ NETTİR Bizim adresimiz nettir. Makamın yanı değil, hakkın yanıdır. Sarayın gölgesi değil, mazlumun safıdır. Doların yönü değil, vicdanın yönüdür. Mezhep fitnesi değil, zulme karşı ortak duruştur. Güç odaklarına sadakat değil, Allah’a kulluktur. Bizim safımız, Çocuk cesetlerinin üzerine diplomasi nutku atanların safı değildir. Bizim safımız, Bombalayanla aynı masaya oturup, direnişi sorgulayanların safı değildir. Bizim safımız, Güç karşısında susup, kürsüde hamaset üretenlerin safı değildir. SON SÖZ Bugün Kerbela’yı daha iyi anlıyorum. Çünkü bugün de Yezid’in temsil ettiği zihniyet ortadan kalkmadı. Sadece biçim değiştirdi. Bazen takım elbise giydi. Bazen cübbe giydi. Bazen kravat taktı. Bazen sarayda oturdu. Bazen televizyona çıktı. Bazen fetva verdi. Bazen “denge politikası” dedi. Bazen “bölgesel güvenlik” dedi. Bazen “mezhep” dedi. Bazen “istikrar” dedi. Ama özü hep aynı kaldı: Zalimin yanında duran, mazlum karşısında suskun kalan bir anlayış… Ve biz de bugün, dün olduğu gibi, yarın da aynı sözü haykırıyoruz: Biz altın buzağının peşine takılanlardan değiliz! Biz Hüseyin’i yalnız bırakanlardan değiliz! Biz hakkı, makam ve menfaat karşısında terk edenlerden değiliz! Biz safımızı seçtik! Safımız hakikatin safıdır! Safımız mazlumun safıdır! Safımız Hüseyin’in safıdır! Dr Şeref Menteşe
  • 2 Ay Önce

Vahap

Söylediklerinizin geçerli olması için İranın suriyede,İrakta ve başka yerlerde kaç bin sunni müslümanı sırf Beşar Esede karşı diye canice öldürdüğünü söyleseydiniz belki geçerli olurdu ama şü anda yinede biz İranın kazanmasını istiyoruz vesselam.

Yılmaz Uysal

Bu güzel yorumlarinizdan dolayı sizi tebrik ederim.

Erhan

köprüye, " yavuz sultan köprüsü" adı konmasına bile tahammül edemediler edemiyorlar. Acaba niye ?
  • 2 Ay Önce

Muh

Net rumuzu ile yazan kardeşime aynen katılıyorum şimdi zaman münafıklık zamanı değil herkes yazdığıns dikkat etmeli hem nala hemde mıha vurulmaz saygılarımla
  • 2 Ay Önce

Muhtar

"Akşam, bir İranlı, Tebrizli bir Şii Türk ile konuşuyorum. Mezhebimiz bir olmasına rağmen, Türküz diye bize de işkence ediyorlar, diyor." irandan bir arkadaşımla konuştum. Herkesin dilinde. O arkadaşa sorsaydınız keşke, dini lider türk cumhurbaşkanı türk iranda Orduda, siyasette, ekonomide, sanatta vs türkler hep en önde kardeş ne yapıyorlar size şu işkenceleri biraz anlat deseydiniz.
  • 2 Ay Önce

Aştı cnım geliyor ince belleriile nasl kandırdı bni tatlı dillerile.

Evet İranı destekleyelim , İran da mezhepçilik varsa , yıllar dır bizim içimizde yokmu pavlus lar , ozaman onları israil mi gelsin temizlesin .
  • 2 Ay Önce

okur

İslam Peygamberi Hz. Muhammet şöyle buyurmuştur: "Ben sizin aranızda iki ağır emanet bırakıyorum. Onlar Allah’ın kitabı ve İtretim / Ehlibeyt'im (Hz. Peygamber, Hz. Fatıma, Hz. Ali ile torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ve Hz. Peygamber'in hanımları) dır. Şüphesiz onlar, (Kevser) havuzu başında bana varıncaya kadar birbirinden ayrılmazlar...". (Kaynaklar:Sahih-i Müslim, Sünen-i Tirmizi, Müsned-i Ahmed)
  • 2 Ay Önce

Ama

Hiç bir müslüman ülkesinin İsrail ve ABD'ye yapamadığını İran yaptı. Gerçek müslüman kim?
  • 2 Ay Önce

Şeref

Nerede ümmet kardeşliği..?
  • 2 Ay Önce

Net

Bu işin aması, maması olmaz. Ya desteklersin yada desteklemezsin, o kadar?
  • 2 Ay Önce

Bahadir

KINAMAK NE DEMEK

Turkiye hükumeti İranı kınıyor,tehdit ediyor...

Katil Trumpa tek laf yok..tarafımız belli değil mi.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23