• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fon vurgununa DDK el koysun

Türkiye’de yaklaşık 450-500 bin yatırımcıyı etkileyen ve 131 yatırım fonunun tasfiyesine yol açan fon krizi, yalnızca özel sektör aktörlerinin değil, kamu tarafındaki olası ihmallerin de araştırılması gerektiği tartışmasını gündeme getirdi. Bu kapsamda Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) harekete geçirilmesi yönünde talepler artıyor.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Eren

Borsa İstanbul’da işlem gören, fiyatı iki katından fazla artan bütün hisseler fonlar de ler kağıtları ne varsa devlet bunları alan satan kim varsa banka hesaplarına el koymalıdır. Yoksa bu işin ardı arkası gelmez. Bir kağıt nasıl oluyorsa 1 liradan 5000 liraya çıkarken bu piyasayı denetleyen kurum müdahale etmez. 1 liralık kağıt 5 liraya çıkınca denetim otomatik gelmelidir. Borsa değil kumarhane sanki.
  • 32 Dakika Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Yüz Binlerin Alın Teri Bir Oldu Bittiye Kurban Edilemez: Fon Vurgununa DDK El Koymalı Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden yürütülen ve 455 binden fazla yatırımcıyı sarsan 131 yatırım fonunun tasfiye süreci, sadece bir piyasa krizi değil, kamusal denetim mekanizmalarının da masaya yatırılmasını gerektiren bir güven krizidir. Toplam büyüklüğü milyarlarca lirayı bulan ve Borsa İstanbul’da sert çalkantılara yol açan bu devasa fon vurgununun, sadece aracı kurum yöneticileri ya da portföy şirketlerinin sahipleri üzerinden bir adli soruşturmayla sınırlı bırakılması toplumsal vicdanı tatmin etmeyecektir. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) manipülasyon iddialarından aylar öncesinden haberdar olduğu yönündeki açıklamalar ve bu süreçte bürokraside yaşanan gecikmeler, kamusal bir ihmal şüphesini kuvvetlendirmektedir. İşte tam da bu nedenle, ucu nereye varırsa varsın tüm idari ve düzenleyici süreçlerin en üst düzeyde incelenmesi adına Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) derhal harekete geçirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Finansal Sistemin Temel Taşı Sarsıldı: "Sermaye Piyasalarında Güven Krizi" Sermaye piyasalarının temel ham maddesi ve itici gücü "güven" unsurudur. Yüz binlerce yerli küçük yatırımcının, devletin güvencesi ve denetimi altında olduğuna inanarak tasarruflarını yönlendirdiği bu fonların buharlaşma noktasına gelmesi, yalnızca finansal sisteme değil, devletin düzenleyici kurumlarına olan inanca da derin bir darbe vurmuştur. Küçük yatırımcıyı korumakla mükellef olan mekanizmaların, milyarlarca liralık usulsüzlükler ve manipülasyonlar karşısında neden zamanında refleksi gösteremediği sorusu bugün milyonların zihnini kurcalamaktadır. Finansal okuryazarlığı artırmak ve yerli yatırımcıyı borsaya çekmek için yapılan tüm kampanyaların inandırıcılığı, bu skandala verilecek kamusal reaksiyonun sertliğine bağlıdır. Bürokratik Gecikmeler ve Erken Çıkış Şüpheleri Bu denli büyük bir skandalın, "birkaç açgözlü fon yöneticisinin oyunu" denilerek sıradan bir polisiye vakaymış gibi bir oldu bittiyle kapatılmasına asla müsaade edilemez. Piyasalarda kriz patlak vermeden hemen önce bazı imtiyazlı çevrelerin ve kurumsal aktörlerin sistemden erken çıkış yaptığına dair kuvvetli şüpheler ve iddialar mevcuttur. Eğer bir içeriden öğrenenlerin ticareti (insider trading) ya da kamusal bilgi sızıntısı söz konusuysa, bu durum skandalın boyutunu çok daha vahim bir noktaya taşır. Gözetim yetersizliği ve manipülasyon uyarılarına rağmen sergilenen bürokratik hantallık, ancak DDK gibi bağımsız, tarafsız ve en üst düzey bir denetim organının eliyle berraklığa kavuşabilir. DDK’nın Harekete Geçmesi Neden Şart? Yarım trilyon liranın üzerinde bir hisse senedi pozisyonunu ve halkın doğrudan alın terini etkileyen bu finansal felaketin tüm siyasi, idari ve bürokratik bağlantıları açığa çıkarılmalıdır. Klasik adli soruşturmalar, kamu kurumlarının kendi iç işleyişindeki ihmalleri ve mevzuat boşluklarını bütünüyle deşifre etmekte yetersiz kalabilir. Devlet Denetleme Kurulu, tam da bu tür sistemik risk oluşturan, kamu vicdanını yaralayan ve devlet kurumlarının işleyişini ilgilendiren büyük krizlerde kör noktaları aydınlatmak için kurulmuş en üst denetim çatısıdır. DDK’nın bu sürece el koyması, devletin kendi içindeki aksaklıkları temizleme iradesinin en somut göstergesi olacaktır. Sonuç: Suçlular Kadar İhmali Olanlar da Hesap Vermeli Adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi ve sarsılan toplumsal güvenin yeniden tesisi, bu krizin kararlılıkla üzerine gidilmesinden ve hiçbir karanlık noktanın bırakılmamasından geçmektedir. Bu kriz, finansal piyasaların aktörlerinin keyfi kararlarına terk edilemeyecek kadar büyük bir ulusal güvenlik ve ekonomik istikrar meselesidir. Vurgunun arkasındaki perde arkası aktörler, piyasa dolandırıcıları ve manipülatörler en ağır cezayı alırken; görevini zamanında yapmayan, tehlike sinyallerini görmezden gelen ya da süreci ağırdan alan kamu görevlileri de hesap vermelidir. Türkiye, yüz binlerce vatandaşının birikiminin bir "oldu bittiyle" yok edilmesine göz yummayacak kadar büyük bir hukuk devletidir ve bu iradeyi gösterme zamanı gelmiştir.
  • 34 Dakika Önce

Adam

Borsadaki krize de el koysunlar Batı ege gyo 20 den 2.80e düştü bu normal mi
  • 2 Saat Önce

DDK harekete geçse ne olacak ki..malı götürenler götürdü artık.10 niye beklendi..

Ülke yozlaşma ve kurumlar çürümüşluk içinde. Nereye el atsanız elinizde kalıyor. Tuz da kokmuş.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23