• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

O Avrupa ülkesinde boş tabaklı isyan! 500 bin kişi gıda yardımına muhtaç

Belçika’nın başkenti Brüksel’de gıda yardımına duyulan ihtiyacın artması ve yardım kuruluşlarının kaynaklarının azalması boş tabaklarla protesto edildi...

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Dikkat Edin Yapacağınız Yardım Vazifeniz Haline Gelmesin! Sosyal yardımların toplumsal yapı üzerindeki uzun vadeli etkileri, insanlık tarihi boyunca hem bir dayanışma gerekliliği hem de ekonomik bir denge unsuru olarak tartışılmıştır. Zor zamanlarda bireyleri düştüğü yerden kaldırmak amacıyla başlatılan desteklerin, zamanla yapısal bir bağımlılığa dönüşmesi modern sosyal devletlerin en büyük açmazlarından biridir. Belçika gibi yüzölçümü ve nüfusu sınırlı, refah seviyesi yüksek kabul edilen bir Avrupa ülkesinde dahi gıda yardımına ihtiyaç duyanların sayısının elli binlerden yarım milyona ulaşması, bu durumun sadece ekonomik krizlerle değil, yardım mekanizmalarının işleyiş biçimiyle de ilgili olduğunu göstermektedir. İyi niyetle atılan adımların, bireylerin kendi potansiyellerini ve üretkenliklerini körelten bir konfor alanına dönüşmesi, toplumsal dinamikleri derinden sarsmaktadır. Kadim kültürlerin ve bilgelerin "Yapacağınız yardım, zamanla vazifeniz haline gelmesin" uyarısı, tam olarak bu sosyolojik riske işaret eder. Sürekli ve şartsız hale gelen destekler, alıcı tarafta bir hak sahipliği duygusu yaratırken, sorumluluk bilincini ve hayata tutunma motivasyonunu zayıflatabilir. İnsanın doğasında yer alan kolaya kaçma eğilimi, sistemli yardımlarla beslendiğinde üretmek yerine tüketmeyi, çabalamak yerine beklemeyi tercih eden bir kitle ortaya çıkarır. Bu durum, yardımı yapan kurum ya da devletler için sürdürülebilir olmadığı gibi, yardım alan bireyin de kendi ayakları üzerinde durma yetisini elinden alır. Geçici bir köprü olması gereken sosyal desteklerin kalıcı bir yaşam tarzına dönüşmesi, toplumu tembelliğe sevk ederek ekonomik sistemin sırtındaki yükü katlar. Gerçek ve nitelikli bir yardım, insanı sürekli yardıma muhtaç bırakmak değil, onu başkasına muhtaç olmaktan kurtaracak donanımı kazandırmaktır. Bir toplumda koruyucu ağların varlığı şarttır ancak bu ağlar bireyi tembelliğe teşvik edecek kadar gevşek ya da onu üretimden koparacak kadar cazip olmamalıdır. Belçika örneğinde görülen katlanarak artan bu talep, sistemin insanları üretken kılmak yerine bağımlı hale getirdiğinin somut bir göstergesidir. Dayanışma, bireyin onurunu koruyarak onu topluma yeniden kazandırdığı sürece değerlidir; aksi takdirde asıl sorumlulukları unutturan ve toplumsal çürümeyi hızlandıran bir araca dönüşebilir.
  • 1 Saat Önce

Murat tok

Azmış.Türkiye de en az beş katı var.
  • 2 Saat Önce

Aile bakanlığı 16 milyon kişiye yardım sağlıyor, belediyeler de destek veriyor..

Kaç milyon kişi var tam bilinmiyor. Bir ülkede sosyal destek alanlar milyonları buluyorsa o ülkede derin bir yoksulluk var demektir. Bu övünülecek bir şey degil

Nurselin

Belçika nüfusu 11 milyon; Türkiye’nin nüfusu 86milyon! Mukayeseyi ona göre yap! Dünyanın her yerinde hatta gelişmiş ülkelerde bile Gettolar var! ABD’de Zenciler ve göçmenler açlık sınırının altında ; 349 milyon nüfusun 18-19 milyonu aç, sokaklarda yatıyor! ABD’de de sosyal güvenlik kurumu da yok; özel sigortalar var. Hastalandın mı özel sigorta yoksa - sigortalı iş değil- sokakta ölüyorsun! Siz Erdoğan gibi bir adamı idrak etmekte maalesef sorun yaşıyorsunuz .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23