• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kozinoğlu’nun ölümünü duyuran kişi çok tanıdık çıktı

FETÖ hainlerin yayın organı Zaman Gazetesi’nde 2011 yılında yayınlanan haberde Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünü Twitter hesabından ilk duyuran kişinin Hasan Atilla Uğur’un oğlu Oğuzhan Uğur olduğu belirtildi.

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Ali

Hala yorum yapabilen fetoculer bile var maalesef... Ve bunlar fetoyuncemaat zannettikleri kendileri de dinle irfanla alakaları olmadıkları için fetocu olduklarını veya en azından onların ekmeğine yağ sürdükleri den de haberleri yok. Muhtemelen de diplomalidirlar bizim diplomamiz var diyenlerdendirler...
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Türkiye’nin Karanlık Dönemine Işık Tutan İki Kritik Dosya: Kaşif Kozinoğlu’nun Sırları ve 15 Temmuz Havalimanı Kronolojisi Türkiye'nin yakın siyasi tarihi, devlet ve toplum düzenini derinden sarsan kumpas davaları, gizli kalmış operasyonlar ve karanlıkta bırakılmak istenen suikast girişimleriyle doludur. Bu sürecin en kritik virajlarından biri olan FETÖ'nün devlete sızma ve yargı eliyle tasfiye operasyonları, geride pek çok şüpheli ölüm ve cevapsız soru bırakmıştır. Bu ölümler arasında en dikkat çekenlerden biri, şüphesiz eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki vefatıdır. Kozinoğlu’nun vefat süreci, mahkemede açıklamayı planladığı iddia edilen belgeler ve bu vefatın kamuoyuna duyuruluş biçimi, dönemin karanlık ilişkiler ağını anlamak açısından bugün bile büyük önem taşımaktadır. Kaşif Kozinoğlu’nun Hücredeki Sırları ve El Yazısı Savunması 2011 yılında, FETÖ’nün kumpas davalarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT içerisindeki kritik isimleri hedef aldığı bir dönemde, Kaşif Kozinoğlu’nun duruşmalara kısa bir süre kala cezaevinde hayatını kaybetmesi "büyük ölçüde şüpheli" olarak değerlendirilmiştir. Kamuoyunda ve daha sonra yürütülen soruşturmalarda, bu ölümün basit bir sağlık sorunu veya ihmal olmadığı; aksine, Kozinoğlu’nun mahkemede yapacağı kritik açıklamaların engellenmesi amacıyla planlanmış bir FETÖ eylemi olabileceği yönündeki şüpheler güçlü bir şekilde dile getirilmiştir. Soruşturma dosyalarına giren ve yıllar sonra gün yüzüne çıkan el yazısı savunma notlarında Kozinoğlu, "MİT'ten seçilmiş bir günah keçisi olarak bu davada bulunuyorum" ifadesini kullanarak kendisine kurulan komplonun büyüklüğüne dikkat çekmiştir. 1995 yılına kadar uzanan geçmiş MİT içi yazışmalar, Mehmet Eymür dönemi kınama cezaları ve Kozinoğlu'nun Orta Asya'daki FETÖ okullarının gizli faaliyetlerine, yabancı istihbarat servisleriyle olan finansal bağlarına dair topladığı belgeler, onun neden hedef tahtasına konulduğunu açıkça göstermektedir. Ölümünden kısa süre önce hazırladığı ancak mahkemede sunmaya ömrünün yetmediği bu gizli notlar, örgütün uluslararası casusluk ağını deşifre edecek nitelikteydi. Bu bağlamda açılan yeni adli soruşturmalar, cezaevindeki ambulansın yolda durdurulması ve sağlık ekibinin olay anındaki çelişkili durumları gibi skandalları inceleyerek dosyayı "Faili Meçhul" dairesi kapsamında yeniden ele almaktadır. Dönemin yayın organlarında, bu vefat haberinin sosyal medyada ilk olarak Hasan Atilla Uğur’un oğlu Oğuzhan Uğur tarafından paylaşıldığına dair iddialar yer almış, bu durum o dönem kamuoyunda derin soru işaretlerine yol açmıştır. Yapılan bu tür erken duyurular, kumpas sürecinin arka planındaki bilgi akışının ne denli karmaşık olduğunu göstermesi açısından çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir. 15 Temmuz Gecesi: Atatürk Havalimanı VIP Nizamiyesi Kronolojisi FETÖ’nün devlete yönelik bu topyekûn taarruzuna karşı verilen mücadele, Türkiye'nin egemenlik haklarının korunmasında bir kırılma noktası olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen kararlı mücadele, örgütün devleti tamamen ele geçirerek son darbeyi vurmasını engellemede kritik bir rol oynamıştır. Ancak bu karanlık dönemin tüm boyutlarıyla aydınlatılması, yalnızca geçmişe değil, geleceğe karşı da bir sorumluluktur. Bu bağlamda, siyasi aktörlerin ve dönemin şahitlerinin bildiklerini eksiksiz şekilde kamuoyuyla paylaşması gerekmektedir. 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun havalimanında darbecilerin kontrolündeki alandan geçişi sırasında yaşananlar ve o geceye dair kamera kayıtları, siyasi tartışmaların merkezinde kalmaya devam etmektedir. Dava dosyalarına ve kamuoyuna yansıyan ** Atatük Havalimanı VIP kamera kayıtlarının kronolojik akışı** şu şekildedir: 21:50 – Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a gitmek üzere uçağa bindi. 23:00 – Kılıçdaroğlu'nun uçağı Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı. Aynı dakikalarda darbeci askerler ve tanklar havalimanının kritik noktalarını tutmaya başladı. 23:13 – Darbecilere ait iki tank, havalimanı VIP nizamiyesinin önüne gelerek giriş ve çıkışları tamamen kapattı. 23:17 – Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet VIP binasına giriş yaptı. Çıkış kapısına yöneldikleri esnada korumalar tarafından dışarıdaki tanklar gerekçe gösterilerek durduruldular. 23:18 – Heyet, dışarı çıkmaktan vazgeçerek güvenli bir alan olan VIP toplantı salonuna geçti. Bu esnada koruma ekibinin yoğun bir telefon trafiği yürüttüğü kameralara yansıdı. 23:22 – VIP nizamiyesini kapatan tankların yanına sivil, "çakarlı" bir araç yaklaştı ve içerideki askerlerle bir diyalog gerçekleşti. 23:23 – Bu görüşmenin hemen ardından iki tank motorlarını çalıştırarak VIP nizamiyesi önünü terk etti ve yolu açtı. 23:29 – Tankların ayrılmasından sadece 6 dakika sonra, VIP salonunda bekleyen Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet yeniden hareketlendi. 23:30 – Kılıçdaroğlu’nun konvoyu, dakikalar önce tankların kapattığı nizamiyeden hiçbir engelle karşılaşmadan çıkış yaptı ve Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine doğru hareket etti. Bu kronolojik akış ve koruma ekibinin tankların başındaki askerlerle yaptığı öne sürülen diyaloglar, o gece havalimanında "kontrollü bir tahliye" veya arka plan pazarlığı yapılıp yapılmadığı sorusunu uzun yıllardır gündemde tutmaktadır. Geçmişle Yüzleşme ve Ulusal Güvenlik Diplomasisi Öte yandan, Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden terör odaklarına karşı küresel çapta yürütülen arka plan diplomasisi de her zaman tartışılan bir diğer başlık olmuştur. Bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile FETÖ elebaşı Fetullah Gülen üzerinden uluslararası güçlerle yapıldığı iddia edilen takas senaryoları veya gizli pazarlıklar, Türkiye'nin tam bağımsızlık mücadelesinde konuşulması ve perde arkasının tamamen aralanması gereken konulardır. Sonuç olarak, Türkiye’nin egemenliğini hedef alan kumpasların, suikastların ve darbe girişimlerinin tam manasıyla tarih huzurunda mahkûm edilmesi, hiçbir gri alanın kalmamasına bağlıdır. Kaşif Kozinoğlu’nun sır ölümünden 15 Temmuz gecesinin bilinmeyenlerine kadar her detayın açıkça konuşulması, devlet hafızasının korunması ve toplumsal vicdanın rahatlatılması adına bir zorunluluktur. Türkiye, geçmişin bu karanlık sayfalarını cesaretle aydınlattığı ölçüde geleceğe daha güvenle bakacaktır.
  • 2 Ay Önce

Çakmala

Ne Tayyip Erdoğan ne de Hakan Fidan kozinoğlu'na sahip çıkmadılar
  • 2 Ay Önce

HARPUTİ

Kurtlar Vadisi'nin dizilerinde bahsedilen olayları ,devletin zinde güçleri takip edip gerekli tedbirleri alsaydı.Bahsedilen olaylar gerçekleşmezdi.Diyeceksiniz ki neden bildiler; Devletin icinde milli duyguları güçlü elemanlar, bu fettoşyancılar planlarını bunlara aktardıklarıni niye anlamak istemiyoruz.Aksini düşünerek,fettoşyancilarin kendini ihbar ettiklerini mi sanıyorlar.Kurtlar vadisi yapımcıları imanlı ve vatanseverlerdir.
  • 2 Ay Önce

Vay vay

Kozinoglunu yurt dışından kim getirtip Zekeriya Öze kim teslim etti..O kumpaslarda fetöculer kimlerle yürüyordu.. Adama iftira atıp hükumetin süper savcisi Zekeriya Öz'e verdiler, o da içeri atıp icerde öldürttü..
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23