• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Her iki grubun lideri de hain darbe girişimini önceden biliyordu! Kuriş ve Kuytul’un ortak noktası dış bağlantıları!

Alparslan Kuytul, Alihan Kuriş suç örgütü yapılanmasına yönelik operasyonları eleştiren bir video paylaşarak, devletin cemaatlere kayyım atayamayacağını ve bu operasyonların şüpheli olduğunu ileri sürdükten sonra adamlarıyla birlikte gözaltına alındı.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Adem

Dis mihraklar fetöyü kaybedince bunlari devreye soktu...çoook dikkatli olunmali..bu daha buzdaginin görünen kismi...
  • 2 Saat Önce

Erçelik

Kırılmış kalemin selamı varmış....... sizi. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner demiştik zamanında. Rahmetli Ömer Halisdemir'i ve diğer kahramanlarımızı unutmadık.
  • 2 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Kuriş ve Kuytul İttifakı: Dış Bağlantıların ve Yapay Savunma Kalkanlarının Anatomisi! Kuriş ve Kuytul İttifakı: Dış Bağlantıların ve Yapay Savunma Kalkanlarının AnatomisiTürkiye, son yıllarda ulusal güvenliğini ve toplumsal huzurunu tehdit eden illegal yapılanmalara karşı kararlı bir hukuk mücadelesi yürütmektedir. Bu kapsamda Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş ve kamuoyunda provokatif söylemleriyle tanınan Alparslan Kuytul isimleri, yürütülen operasyonların ardından yeniden aynı düzlemde buluşmuştur. Kuytul’un, Kuriş odaklı suç örgütü yapılanmasına yönelik operasyonları eleştiren videosu, sıradan bir dini dayanışma mesajı olmanın ötesinde, derin stratejik ortaklıkları ve dış bağlantı ağlarını deşifre eden bir vesika niteliğindedir.Devletin cemaatlere kayyım atayamayacağını iddia eden ve meşru hukuki süreçleri "şüpheli" olarak nitelendirerek hedef alan bu söylem, kurumsal devlet aklına ve yargı bağımsızlığına açık bir meydan okumadır. Kendilerini hukukun ve devlet denetiminin üzerinde gören bu yapıların ortak paydası, sadece operasyonlara verdikleri refleks değil, beslendikleri ve sırtlarını dayadııkları dış bağlantılardır.Hukuk Devletine Karşı Ortak Cephe ve Kayyım SöylemiAlparslan Kuytul’un, Alihan Kuriş’e yönelik operasyonları "şüpheli" ilan ederek devleti suçlayan argümanları, illegal yapıların kendilerini dokunulmaz kılma çabasının tipik bir örneğidir. Hiçbir yapı, vakıf, cemaat ya da holding, anayasal bir hukuk devletinde denetimden ve yargısal süreçlerden muaf değildir. Dini ya da sosyal bir maske arkasına gizlenerek suç işlendiği, finansal manipülasyonlar yapıldığı ve devlet hiyerarşisine paralel mekanizmalar kurulduğu tespit edildiğinde, yargının müdahalesi kaçınılmazdır.Kuytul'un "Devlet cemaatlere kayyım atayamaz" çıkışı, aslında kamusal denetimi engelleme ve suç ortaklığını örtbas etme gayretidir. Suç örgütü yapılanması iddialarıyla soruşturulan bir kliğe siper olmak, hukukun üstünlüğünü değil, illegal ağların korunmasını amaçlar. Bu durum, Türkiye’nin geçmişte acı tecrübelerle gördüğü paralel devlet yapılanmalarının savunma refleksleriyle birebir uyuşmaktadır.Dış Bağlantıların ve Küresel Odakların RolüKuriş ve Kuytul çizgilerinin en çarpıcı kesişim noktası, yerli ve milli bir duruştan uzak, dış mihrakların Türkiye üzerindeki operasyonel ajandalarına hizmet etmeleridir. Gerek Süleymancılar yapılanmasının yurt dışındaki şaibeli finansal ağları ve yabancı istihbarat servisleriyle olan dirsek temasları, gerekse Kuytul’un toplumsal kutuplaşmayı körükleyen ve devleti aciz göstermeye çalışan sistemli provokasyonları, aynı küresel merkeze işaret etmektedir.Bu iki ismin ortak noktası, Türkiye’nin egemenlik haklarını ve ulusal güvenliğini zayıflatmak isteyen dış odakların içerideki manipülasyon aparatları olmalarıdır. Bir tarafta holdingleşen, yurt dışı fonlarıyla büyüyen ve devlet içinde kadrolaşma iddiası taşıyan bir suç örgütü modeli; diğer tarafta ise bu modeli meşrulaştırmak için dini argümanları radikal bir dille araçsallaştıran provokatif bir söylem vardır. Kuytul’un paylaştığı video, bu dış bağlantılı sacayağının birbirini koruma ve kollama güdüsünün açık bir itirafıdır.Sonuç: Devlet Reaksiyonu ve KararlılıkSonuç olarak, Alihan Kuriş ve Alparslan Kuytul arasındaki bu söylemsel ittifak, Türkiye’nin içeriden çökertilme senaryolarına karşı uyanık olunması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Yargının suç örgütlerine karşı yürüttüğü operasyonlar ne şüphelidir ne de hukuk dışıdır; aksine, egemen bir devletin kendi varlığını ve vatandaşlarını koruma refleksidir.Hiçbir illegal odak, arkasındaki dış desteklere veya sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarına güvenerek Türk devletine ve hukukuna sınır çizemez. Cemaat ve vakıf görüntüsü altında suç şebekesi işletenler de, onlara sözcülük yaparak devleti tehdit edenler de hukuk önünde hesap vermekten kaçamayacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti, dış bağlantılı bu ve benzeri tüm asimetrik tehdit odaklarına karşı temizlik ve arınma sürecini kararlılıkla sürdürecektir. Türkiye, son yıllarda ulusal güvenliğini ve toplumsal huzurunu tehdit eden illegal yapılanmalara karşı kararlı bir hukuk mücadelesi yürütmektedir. Bu kapsamda Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş ve kamuoyunda provokatif söylemleriyle tanınan Alparslan Kuytul isimleri, yürütülen operasyonların ardından yeniden aynı düzlemde buluşmuştur. Kuytul’un, Kuriş odaklı suç örgütü yapılanmasına yönelik operasyonları eleştiren videosu, sıradan bir dini dayanışma mesajı olmanın ötesinde, derin stratejik ortaklıkları ve dış bağlantı ağlarını deşifre eden bir vesika niteliğindedir. Devletin cemaatlere kayyım atayamayacağını iddia eden ve meşru hukuki süreçleri "şüpheli" olarak nitelendirerek hedef alan bu söylem, kurumsal devlet aklına ve yargı bağımsızlığına açık bir meydan okumadır. Kendilerini hukukun ve devlet denetiminin üzerinde gören bu yapıların ortak paydası, sadece operasyonlara verdikleri refleks değil, beslendikleri ve sırtlarını dayadııkları dış bağlantılardır. Hukuk Devletine Karşı Ortak Cephe ve Kayyım Söylemi Alparslan Kuytul’un, Alihan Kuriş’e yönelik operasyonları "şüpheli" ilan ederek devleti suçlayan argümanları, illegal yapıların kendilerini dokunulmaz kılma çabasının tipik bir örneğidir. Hiçbir yapı, vakıf, cemaat ya da holding, anayasal bir hukuk devletinde denetimden ve yargısal süreçlerden muaf değildir. Dini ya da sosyal bir maske arkasına gizlenerek suç işlendiği, finansal manipülasyonlar yapıldığı ve devlet hiyerarşisine paralel mekanizmalar kurulduğu tespit edildiğinde, yargının müdahalesi kaçınılmazdır. Kuytul'un "Devlet cemaatlere kayyım atayamaz" çıkışı, aslında kamusal denetimi engelleme ve suç ortaklığını örtbas etme gayretidir. Suç örgütü yapılanması iddialarıyla soruşturulan bir kliğe siper olmak, hukukun üstünlüğünü değil, illegal ağların korunmasını amaçlar. Bu durum, Türkiye’nin geçmişte acı tecrübelerle gördüğü paralel devlet yapılanmalarının savunma refleksleriyle birebir uyuşmaktadır. Dış Bağlantıların ve Küresel Odakların Rolü Kuriş ve Kuytul çizgilerinin en çarpıcı kesişim noktası, yerli ve milli bir duruştan uzak, dış mihrakların Türkiye üzerindeki operasyonel ajandalarına hizmet etmeleridir. Gerek Süleymancılar yapılanmasının yurt dışındaki şaibeli finansal ağları ve yabancı istihbarat servisleriyle olan dirsek temasları, gerekse Kuytul’un toplumsal kutuplaşmayı körükleyen ve devleti aciz göstermeye çalışan sistemli provokasyonları, aynı küresel merkeze işaret etmektedir. Bu iki ismin ortak noktası, Türkiye’nin egemenlik haklarını ve ulusal güvenliğini zayıflatmak isteyen dış odakların içerideki manipülasyon aparatları olmalarıdır. Bir tarafta holdingleşen, yurt dışı fonlarıyla büyüyen ve devlet içinde kadrolaşma iddiası taşıyan bir suç örgütü modeli; diğer tarafta ise bu modeli meşrulaştırmak için dini argümanları radikal bir dille araçsallaştıran provokatif bir söylem vardır. Kuytul’un paylaştığı video, bu dış bağlantılı sacayağının birbirini koruma ve kollama güdüsünün açık bir itirafıdır. Sonuç: Devlet Reaksiyonu ve Kararlılık Sonuç olarak, Alihan Kuriş ve Alparslan Kuytul arasındaki bu söylemsel ittifak, Türkiye’nin içeriden çökertilme senaryolarına karşı uyanık olunması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Yargının suç örgütlerine karşı yürüttüğü operasyonlar ne şüphelidir ne de hukuk dışıdır; aksine, egemen bir devletin kendi varlığını ve vatandaşlarını koruma refleksidir. Hiçbir illegal odak, arkasındaki dış desteklere veya sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarına güvenerek Türk devletine ve hukukuna sınır çizemez. Cemaat ve vakıf görüntüsü altında suç şebekesi işletenler de, onlara sözcülük yaparak devleti tehdit edenler de hukuk önünde hesap vermekten kaçamayacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti, dış bağlantılı bu ve benzeri tüm asimetrik tehdit odaklarına karşı temizlik ve arınma sürecini kararlılıkla sürdürecektir.
  • 2 Saat Önce

okkeş

Bunları bülbül gibi öttürmenin çok çeşitli yolları var, elime versinler 1 satte öttürürüm
  • 3 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23