• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Şamil Tayyar ile Erkan Mumcu birbirine girdi! Tayyar: Ayık değilken klavyeden uzak dur! Mumcu: Gel yüzüme söyle! Yiyor mu?

Şamil Tayyar, Erkan Mumcu’nun 2004-2005 yıllarındaki Bakanlık dönemi, AK Parti'den istifası ve sonrasındaki siyasi tutumuna dair "üstü örtülen süreçler olduğunu" öne sürdü ve Mumcu'nun o dönem birilerine yaranmaya çalıştığını iddia etti. Bu iddialara Mumcu’dan sert tepki geldi. Mumcu, canlı yayında yüzleşmeye davet ettiği Tayyar'a ‘fırıldak’ dedi. Tayyar ise bu sözlere “Naçizane tavsiyem, kafa ayık değilken klavyeden uzak dur” cevabıyla dönüş yaparken Mumcu ise “Gel bunları yüzüme söyle! Yiyor mu’ karşılığını verdi.

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Eyman

Erkan Mumcu, siyasetin hayal ettiği menziline ulaşmak için AK Parti'nin sırtına binip Üsküdar'ı geçmeye çalışırken, sabaha varmadan ötünce, vakitsiz öten oldu. O dönem şahsen ben kendisine hiç güvenmedim; ama vesayetçi gücün karşısında Ak Parti'nin her kesime açık olması bir zorunluluk idi. Ne var ki şu an Erkan Mumcu'nun işlemiş olduğu bir suçu bilmiyorum. Şamil bey, gazetecilik tecrübesi ve konumuyla daha iyi bilir diye düşünüyorum. Yine de yoksa bir suç, kapatıp gidelim.
  • 31 Dakika Önce

Tarsus Guney

Adam hodri meydan diyor, gel milletin önünde konuşalım diyor; bu tutmuş ayıkken yaz, terbiyeli ol, zart zurt diyor. Evet ben iyi hatırlıyorum Erkan Mumcu milli eğitim bakanı olmuştu. Yarasaların karanlık mağarasını rahatsız edecek açıklamalar yapmıştı. Ama ne olduysa oldu, taşları yerinden oynatacak açıklamalar yapan milli eğitim bakanı Erkan Mumcu ile kültür bakanı Hüseyin Çelik yer değiştirdi. O dönem Hüseyin Çelik milli eğitim bakanı olunca bizim başörtüsü yasağının kaldırılması ve imam hatip okulları ile ilgili beklentilerimiz başka bahara kalmıştı.
  • 33 Dakika Önce

Yılmaz

Dönemi hatırlıyorum ve duygusal hafızam Erkan Mumcu gavur parasıyla 5 para etmez diyor, vesselam…
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Vesayetin Gölgesinden Klavye Düellolarına: 28 Şubat ve 367 Mirasının Siyasi Hesaplaşması Şamil Tayyar ile Erkan Mumcu arasındaki kavga, aslında kişisel bir sürtüşme değil, Türkiye’nin askeri vesayet geçmişinin bir hesaplaşmasıdır. Erkan Mumcu, 28 Şubat sürecinde askeri bürokrasinin baskılarına direnç gösteremeyen ve hatta iddialara göre diğer milletvekillerini darbe korkusuyla istifaya yönlendiren ürkek siyaset tarzıyla bilinir. Bu dönemde sergilediği tutum, onun geniş kitleler nezdinde "korkak ve iradesiz" bir figür olarak kodlanmasına yol açmıştır. Mumcu’nun siyasi kariyerindeki en büyük kırılma ise 2007 yılındaki 367 krizinde yaşanmıştır. ANAP Genel Başkanı olarak Meclis'teki cumhurbaşkanlığı oylamasına katılmama kararı alması, askeri muhtıranın arkasındaki sivil bir dayanak olarak görülmüş ve milli iradeye takoz koymakla eşdeğer tutulmuştur. Şamil Tayyar’ın bugün ona yönelik sert suçlamaları, işte bu geçmişteki vesayete boyun eğme ve kriz anlarında dik duramama bagajından beslenmektedir. Siyasi tarih, kritik dönemlerde geri adım atan liderleri unutmadığı için, Mumcu’nun bugün yaptığı sert çıkışlar toplumsal hafızadaki bu olumsuz algıyı değiştirmeye yetmemektedir. Tarihin bu ağır yükü sebebiyle Erkan Mumcu'nun meydan okuyan ve üslubu zorlayan çıkışları, benim düşünceme göre geçmişin suçluluk psikolojisi ile hareket ettiğini göstermektedir. Şamil Tayyar'ın sert ifadeleri karşısında "yiyor mu" gibi sokak ağzıyla verilen tepkiler, demokratik hafızada yer eden "vesayetçilik" etiketini silmeye yetmediği gibi merkez sağın tasfiyesindeki sorumluluğunu da örtbas edememektedir. Neticede bu tartışma, kriz anlarında sivil iradeyi korumak yerine statükoya sığınan siyasetçilerin, yıllar geçse de aynı ithamlarla yüzleşmek zorunda kaldığını bir kez daha göstermektedir.
  • 1 Saat Önce

Ahmet Kar

Şamil Tayyar bu gidişle Cem Küçük,Rasim Ozanlı yolunda gibi.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23