• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

ata

eko işi bitmiştir. nerden biliyoruz, savunma yapmamasından... yani herifçioğlundan sonsuza kadar kurtulmamız çok yakın... bıktık acayip, saçma, garip hallerinden... haberlerinden... adamlarından... yemesinden... içmesinden... okumasından.. yazmasından... heryeri, herşeyi beton, bina, para zannetmesinden...varolmasından... bi git be... yeter... sayende beylikdüzü yeşil boya, yeşil telörgü, yeşil halıfleks ile tanıştı... yeşili komple silip attı hayatımızdan...
  • 1 Saat Önce

Yusuf büyük

Devletin milletin malını çalan kim varsa içi para dolu bir odaya kilitleyip dön atlet hapis cezası günlük yemekte 1 filim ekmek su durumu kotulesirse tedavi edip 1 dilim ekmek su ile cezaya devam edecen bak bakalım bir daha hirxislik yapılıyormuş biz hapishanede adam besliyoruz adam çaldığı paraları hapiste yiyiyor klhapishanenin kapısında da destekçileri bağırıyor turkiye seninle gurur duyuyor diye
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Ekrem İmamoğlu’nun hafıza sarayında kaybolduğu o tarihi sorgu, siyaset tarihimize "hatırlamıyorum" ile başlayan ve "göndermedim" ile biten muazzam bir kuantum sıçraması olarak geçti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından yargı karşısına çıkan İmamoğlu, çapraz sorguda adeta kuantum fiziğinin aynı anda hem var hem yok ilkesini canlandırarak siyasi literatüre yepyeni bir savunma sanatı kazandı. Sorgu odasının loş ışıkları altında, Adem ismiyle başlayan ve muhtemelen evrenin sırlarına uzanan o kritik soru sorulduğunda salonda önce derin bir sessizlik oldu, ardından Türk siyasetinin en hızlı geri vites mekanizması devreye girdi. Süreç tam olarak üç altın aşamadan oluşuyordu ve ilk tepki, her konforlu politikacının sığınağı olan geçici hafıza kaybı, yani kolektif amnezi aşamasıydı. İmamoğlu sorulan olayı veya ismi duyunca beyninin hard diskinde ufak bir hata yaşadı ve bu aşamada kendisini olayla hiçbir bağı olmayan masum bir seyirci konumuna yerleştirdi. Ancak savcının önüne koyduğu belgeler, tweetler ya da ses kayıtları karşısında amnezi duvarı çatlayınca, siyaset teorisinde çığır açacak o ara formül devreye girdi ve "demişim" dedi. Bu kelime, ben demedim ama eğer kayıtlarda varsa herhalde o sırada bedenimi başka bir siyasi ruh kontrol ediyordu demenin diplomatik bir yoluydu; öznesi olmayan, geçmiş zamanın pasif fırlatışıyla sorumluluk bir anda havaya fırlatılmıştı. Ve nihayet sorgunun sonunda kuantum savunmanın zirvesine ulaşıldı ve önce hatırlamayan, sonra ihtimal veren İmamoğlu muazzam bir aydınlanma yaşayarak net bir karara vardı ve "göndermedim" diyerek kesin inkar tüneline girdi. İşte bu an, mantık kurallarının bavulunu toplayıp salonu terk ettiği andı; çünkü eğer dememişse neyi göndermediği, eğer göndermediyse az önce neyi kabul ettiği sorusu tamamen yanıtsız kalıyordu. İmamoğlu’nun bu sorgu performansı aslında modern insanın dijital dünyadaki çaresizliğini özetliyordu, zira hepimiz eski sevgilimize attığımız mesajlar ya da gece yarısı attığımız tweetler sorulduğunda önce ben öyle bir şey yazmadım diyor, ekran görüntüsü gelince ya öyle demek istemedim diye bocalıyor ve en sonunda telefon cebimde basmış diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorduk. Fark şuydu ki sıradan insanlar bunu kişisel ilişkilerinde yaparken, İmamoğlu koskoca bir şehrin görevden uzaklaştırılmış başkanı olarak resmi tutanaklara geçirmeyi başarmıştı. Bu sorgudan çıkarılacak en büyük ders, artık siyasette evet ya da hayır gibi demode kelimelerin hükmünün kalmadığı ve geleceğin liderlerinin meydanlarda halka "sizlere iş, aş ve yeşil alanlar vaat etmişim ama bütçeyi oraya göndermedim, zaten şu an hatırlamıyorum da" şeklinde seslenebileceğidir. İmamoğlu, hafızanın sadece unutmak için değil, aynı zamanda hukuku sanata dönüştürmek için de kullanılabileceğini kanıtlayarak adalet kavramını neyi, ne zaman, ne kadar hatırlamadığınızla ilgili muazzam bir algı oyununa dönüştürdü.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23