• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

CHP’lilerin düşmanı yoktur, menfaati vardır!

06 Haziran 2024
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

 

400 yıl boyunca Osmanlı hâkimiyeti altında yaşayan Yunanlılar, tam 4 yıl boyunca Anadolu’yu işgal etti. 

Araklama bilgilerle kanlı işgalin kitabını yazan Yılmaz Özdil, “Son cüret” adlı ticari eserinde, “Yunanlılar Türk kızlarına kazık soktu”, “7 yaşındaki kızı tecavüz ederek öldürdüler”, “Anasının karnındaki bebeği dahi gözünü kırpmadan süngülediler” şeklinde, adeta şiddet pornografisi içeren ifadelerle o günleri anlattı. 

Peki, işgalin ardından ne oldu?

“Yunanlılara karşı destansı bir mücadele verdiğinden” bahsedilen İsmet İnönü, önce burnumuzun dibindeki adaları Yunanistan’a bağışladı.

Ardından eşi Mevhibe Hanım’ı, Anadolu’yu 4 yıl boyunca işgal ettiren Venizelos’un koluna taktı.

Sonra da Türkiye’deki Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ziyaret edip bir yetimin bile başını okşamadığı halde…

Mehmetçiğe karşı kalleşçe kurşun sıkarken, Anadolu’yu yakıp yıkarken, genç kızlarımızı kirletirken, 30 bin kadını dul bırakırken yaralanan “Yunan Harp Malulleri Sandığı”na 300 Türk Lirası hediye ederek, bunun karşılığında “Yunanistan Krallığı Kurtarıcı Nişanı”na layık görüldü.

Peki ya Yunanistan’a olan sevgisinden dolayı mavi takım elbise giyen, partisi DSP’nin bayrağını Yunan paçavralarını andırsın diye mavi-beyaza boyayan Bülent Ecevit’e ne demeli?

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında, doğal olarak Türk bayrağı çekilen Kocatepe Muhribi’ni tanımayarak, “O gemi; Türk bayrağı çekilmiş Yunan gemisidir” diyerek batırılması emrini veren Ecevit, bırakın Yunanistan’a ve onun gölgesindeki Rumlara tek kelime etmeyi…

Tıpkı bir meze tabağına Türkiye’yi satacaklarını söyleyen bazı kalemşörler gibi…

O da “Yunanlı Kardeşim” başlıklı şiirler yazarak, “Yunanlı katillerle kardeş olduğunu…” 

“Onlar Boğaz’dan söz ederken, kendisi gibilerin rakıyı hatırladığını…” yazacak kadar pervasızlaşmadı mı?

Daha birkaç yıl önce, iktidara gelmesi halinde batma noktasına gelen Yunanistan’ın ekonomisini kurtaracağını iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu’nu da unutmadık tabii..

Bay Kemal’in “Yunan aşkı” ile Yunanistan’ın en büyük gazeteleri bile “Dayan Yorgo Kılıçdaroğlu geliyor” haberiyle dalgasını geçmişti.

En büyük hayali Yunanların ayyaş tanrısı ‘Dyanissos’un adına bir Türk-Yunan Şenliği düzenlemek olan İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile…

Beylikdüzü’nü yönettiği dönemde, Kıbrıs’ta Türklerin katledilmesine sebep olan katil Başpiskopos Makarios’un heykelini diken…

İBB Başkanı seçildiğinde ilk önce Atina Belediye Başkanı tarafından aranan ve hakkında Yunan gazetelerinde,  “İstanbul’u Pontuslu kazandı” manşetleri atılan Ekrem İmamoğlu’nu…

Ve…

Yunan şarkıcı Mikis Theodorakis ile “Güneş topla benim için” şarkıları söylediği halde kendisini “Kuvayi Milliyeci” sanan eski CHP’li vekil Zülfü Livaneli’nin, palikaryaya olan muhabbetini unutmamak lazım… 

Yunanlılara karşı kanlı geçmişi bir çırpıda silip atan ve anında bembeyaz sayfalar açan CHP’liler, Yunan kamplarında eğitim gören teröristlerin kurduğu PKK’nın temsilcilerine ve onların siyasi uzantılarına karşı da bir o kadar sevgi dolular.

DEP, HADEP, HDP ve DEM’i Meclis’e ilk önce 1991’de  “Milli Şef” İsmet İnönü’nün mahdumu Erdal İnönü’nün kurduğu “SHP” sokmadı mı?

Mehmetçiği şehit eden teröristleri alkışlayanlarla, CHP’liler yan yana gelip “Birlikte iyi salladık” demediler mi?

6-8 Ekim Kobani olayları davasında 37 kişinin ölümüne sebep olanlar için mahkemenin verdiği kararları eleştirip, “Kabul edilebilir bir tarafı” olmadığını söyledikten sonra…

 “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” dâhil 47 suçtan 42 yıl hüküm giyen Selahattin Demirtaş ile 30 yıl hapis cezası alan Figen Yüksekdağ hakkında, “Bu dava siyasi davadır” açıklamasında bulunan CHP’nin lideri değil miydi?

 Gördüğünüz gibi, sürekli kendilerinden “Kuvayı Milliye” diye bahseden ve bununla övünen CHP’lilerin, çocuklarımızı öldürenlere ve vatanımıza göz koyanlara karşı asla ezeli bir düşmanlıkları yoktur.

Onların tek düşmanları, İslam’ın emrini yerine getirmeye çalışan mazlum Müslümanlardır. 

Onun dışında, işlerine gelirse en azılı düşmanlarını bile bir çırpıda affederler…

Düşünün…

Cennetmekân II. Abdülhamid Han’ın kurduğu “Hamidiye Alayları”nda görev alan DEM Partili Ahmet Türk’ün dedesi Hüseyin Kanco, Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün getirdiği rejim değişikliğini kabul etmeye yanaşmamıştı.

Bu dik başlı tutumu gören Mustafa Kemal de Diyarbakır’dan bir topçu birliği göndererek, Ahmet Türk’ün doğduğu ve hâlâ yaşadığı asırlık şatosu “Kancı Kasrı”nı top ateşine tutarak ailesini hizaya getirmiş, bir de aileye zorla “Türk” soyadını vermişti…

Dün ne olsa beğenirsiniz?

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanının seçildiği toplantıda “en yaşlı üye” sıfatıyla “Divan Başkanı” yapılan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk, gündemle alakası yokken Hakkari Belediye Başkanlığına kayyım atanmasını kınadığını söyledi.  

Türk, dağa çocuk kaldıran ve yüklü miktarda parayla kaçmaya hazırlanırken yakalan terör destekçisi Mehmet Sıddık Akış için devletin bağımsız yargısını kınarken…

“İkinci Atatürk” ilan edilen Ekrem İmamoğlu ile yılların “ülkücüsü” Mansur Yavaş, DEM Partili Türk’ün talihsiz sözlerine tek kelime etmedi. 

Ahmet Türk’e tepki göstermek ise AK Partili ve MHP’li belediye başkanlarına düştü.

Gördüğünüz gibi, CHP’lilerin maalesef Müslümanlardan başka ezeli düşmanı yoktur, sadece kişisel menfaatleri vardır.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

NE KADAR GUZEL ANLATMIŞSIN,ALLAH RAZI OLSUN.

Ayşe

Allâh razı olsun CHP'nin genetiği ni çok güzel hülasa etmişsin fazla söze hâcet yok
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23