Tilki vaaz vermeye başlamışsa gözünüz kümeste olsun!
Tilki vaaz vermeye başlamışsa gözünüz kümeste olsun!
YÜKSEL TOKUR
Atalarımızı rahmet ve hayırla yâd ediyorum. Her bir sözleri tecrübeyle söylenmiş, hayata dair altın değerinde ibretlik ve tavsiye sözlerdir.
Başlıktaki atasözünün açılımı: "Bir kişi dikkatleri başka bir şeye çekmeye çalışıyorsa; bilin ki, arka planda gizli işler çeviriyordur" şeklindedir.
Aslında bizim gözümüz hep kümesteydi! Akit Medya yazarları olarak sık sık tehlikeye karşı uyarılar yaparak: “Aman ha gözünüz kümeste olsun”a getiriyorduk sözü. Çok zaman da takipçilerimizden: “Yine mi Ekrem? Bıktık… Bu adamdan başka yazacak bir şey yok mu?..” tepkisini de alarak! Ama, yine de haklı çıktığımıza sevinemiyoruz bile..
Öyle dindar felân değildi. Fakat seçmene şirin gözükmek adına kerhen de olsa Eyüp Sultan Camiinde yarım yamalak Yasin Suresini okuması, arada dini söylemler, 16 milyonluk İstanbul’da birkaç kent lokantası açarak güya halka ucuz yemek yedirmesi, Ramazan ayında kendi deyimiyle her akşam 60-70 ailede iftar açması (!) gibi halkçı pozunda şovlarla güya mütevazı, muhafazakâr bir portre çizerek ne kadar “dinci” olduğunu ispatlamaya çalışırken; arka planda kimler, neleri götürüyormuş meğer. Şimdi kaçan kaçana, suçlayan suçlayana.
Son birkaç gündeki gelişmeleri takip ediyorsunuzdur. Yargımız kümese baktı; pardon hırsızlığa, yolsuzluğa “dur” demek adına düğmeye bastı. Görünen o ki, kümeste pek tavuk kalmamış! Ortaya çıkanlar vatandaşın milyarlarca lirasının nasıl iç edildiğinden de öte Milli Güvenlik sorunu halini almış gibi görünüyor.
Sokağa dökülenlere de ne demeli bilmem ki?.. Yahu; “Hadi hizmet etmediniz. Sizler emanete böyle mi sahip çıkarsınız, bunun için mi yetki verdik. Bizler hizmet beklerken bu kadar para nerelere aktı. Hem senin diploman bile sahteymiş, aklan da gel kardeşim” deyip hesap sormanız gerekirken; “benim hırsızıma dokunma, dokunanı yakarız” gibi tehditler savurarak aslında adaleti desteklemeniz gerekirken devlete kafa tutuyorsunuz. Bu particilik felân değil, kör bir ideolojik vak’a.
Lağım patladı! Çıkan koku Nurettin Sözen döneminde patlak veren İSKİ Gate’nin çok daha ötesinde korkunç boyutlarda. O dönem kocasından intikam almak isteyen bir kadının itiraflarıyla patlak veren skandal, şimdilerde kendi içlerindekilerin suç duyurusu veya itiraflarıyla asrın Belediye vurgunu ortaya dökülüverdi.
Polisler onu almak için kapıya gelmiş, o ise saçını tarama derdinde! Video çektirerek, şık bir şekilde kendisini yıllardır sırtını döndüğü halka emanet ederek şov yapma peşinde. Ya da yandaşlara, “harekete geçin” mesajı da olabilir!
Arsız güçlü olunca, haklı suçlu olurmuş! Hesap soranları ileride hesap sormakla tehdit ediyor. Savcılıkta hiçbir soruya net cevap vermiyor, “ben bu soruyu muhatap almıyorum” diyerek sürekli top çevirme telâşındaydı. Aslında, sükut ikrardan geliyordu.
Yandaşlar ise, çok acele -suçluluk telâşından olacak- yavuz hırsız misali, halkı kışkırtıp sokağa çağırarak, yaygara yapıp asrın vurgununu örtme çabasına girdiler.
O kadar telaşlıydılar ki; “Mustafa Kemal’in askerleriyiz, Atatürkçü olduğumuz için üzerimize geliyorlar” bile diyemediler!..
Fakat savcılığın elindeki bilgi ve belgelere göre kuyruğu iyice sıkışmış, çekirgenin zıplayacak yeri ve takati kalmamıştı.
Bir süreliğine Ekoshow’lardan mahrum kalacağız!
Gördünüz mü; el mi, bey mi yamanmış?!?