Soğan ekmek yeriz, Erdoğan’ı yedirmeyiz
Soğan ekmek yeriz, Erdoğan’ı yedirmeyiz
YEKSEL TOKUR
Hemen başta şunu belirteyim ki; “soğan ve ekmeği” örnek göstermem, bu iki nimeti küçümsediğimden olmayıp, konunun daha iyi anlaşılması içindir.
Ülkemizde ve dünyada birçok kimsenin refah seviyesine bakarak yaşamak istediği Avrupa ve Amerika hakkında bakın Aliya İzzetbegoviç ne demiş: “Bunu hiç unutma evlat! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı; devam edegelen sömürgeciliği, döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”
Yeraltı zenginliği iştah kabartan Venezuela’ya saldırıp Devlet Başkanını kaçıran kovboy, şimdi de Kolombiya, Küba, Meksika, İran, Grönland gibi ülkelere hırlamaya başladı.
Dünyanın BM’deki beş daimi üye ve ABD’den “büyük” olduğu gerçeğine rağmen...
ABD’nin ulusal borcu, tarihi zirvelerini görmeye devam ediyor. Güncel borcu 38,5 trilyon dolar seviyesini aşmış durumda.
Batık olan ekonomisini ayakta tutabilmek için, kukla Arap ülkelerinden anlaşma adı altında kopardığı milyon dolarlar yeterli olmadı demek ki..
Tehdit listesinde Kuzey Kore’yi göremiyoruz.. Neden onları da kurtarmak için demokrasi götürmüyorsunuz? Hatırları kalmıyor mu? Başlarında, alkışlamayanın bile kellesinin gittiği Kim Jong-un gibi bir diktatör var. Korktukları için ülkesini satacak “hain” bulamıyor musunuz? Ya da; semirecek yeraltı kaynakları mı yok?!?
“Aşağılık bir yöntem kullanılarak, şerefli bir hedefe varılmaz” diyen Seyyid Kutub’u ABD’ye hatırlatmanın ne faydası olur?..
Şimdi gelelim hiçbir zaman üzerinde hesap yapmaktan bıkmadığınız Türkiye ve ne yaptıysanız bir türlü diş geçiremediğiniz dünya markası RTE’ye..
İBB Başkanlığından başlayarak kendiniz için tehlikeli (!) gördüğünüz halkın adamı Sayın Erdoğan’ı sudan sebeple cezaevine gönderdiniz, partisine kapatma davası açtırdınız, Sarıkız, Ay ışığı, Yakamoz ve Eldiven kod adlı darbe plânları yaptınız, Gezi Parkı olaylarıyla kaos oluşturmayı amaçladınız ve yüzlerce milyar dolarlık kayıpla ekonomimize darbe vurdunuz, 17-25 Aralık yargı darbesi denediniz..
Sonrasında da; 1970’li yıllarda Ecevit hükümetleriyle beraber, din sosuna bandırıp besleyip büyüttüğünüz FETÖ’nüzü üzerine salarak, 15 Temmuz 2016’da Maduro gibi kelepçeleyip alıp götürmekti plânınız.
Ama o; üzerinde dolaşan savaş uçaklarına rağmen, korkmadan halkını darbeye direnmek üzere sokağa, meydanlara çağırıp, kendisi de Atatürk Havalimanı’na gelerek halkına liderlik yaptı.
Ölü veya diri olarak almak üzere üzerine saldığınız “Özel Tim” de lağım fareleri gibi menfezlerden toplandı.
Askerimiz ve polisimiz beyni yıkanmış mankurtlardan temizlendiği için, artık hemen yakınına kadar sokacak “yaver” de bulamıyorsunuz.
Ola ki; kendisini iyi gizleyip, görev (!) verdiğinizde başını kaldıran olursa da vay haline!..
“Erdoğan düşmanlığı” gazı verip topladığınız altılı masa kardeşleri bu gazdan zehirlenip dağıldılar! Hatta; FETÖ’cü darbecilerin kullandığı “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sloganını önceden söyleyerek sizi deşifre eden hatun kişi de, senaryoda “Başbakan” olması yazılıyken “figüran” olduğunu öğrenince kahrından siyaseti bırakıp evine kapandı!
Heyyy Coni! Hesabınızı iyi yapın.. Ne Erdoğan, Maduro ve diğer indirdiğiniz liderlere benzer; ne de Türk halkı Venezuela halkına benzer.
Geçmişte; Menderes, Özal, Erbakan ve Yazıcıoğlu’nu kolayca harcadığınız dönemlere aldanmayın!
Hayat pahalılığında da; “Erdoğan’sız Türkiye” projeniz gereği, sizin ve yerli işbirlikçilerinizin parmağı olduğundan şüphemiz yoktur.
Hayat pahalılığı, emekli maaşları, İstanbul Sözleşmesi gibi konularda dost uyarısı yapsak da; ülkemiz ve liderimiz söz konusu olduğunda, bu toprakları size Vietnam’dan bin beter ederiz.
Koruma ordumuz da, dualarımız da onunla!