Kahpe içeriden olunca, kapı 87 dakika kilit tutmadı!
Kahpe içeriden olunca, kapı 87 dakika kilit tutmadı!
YÜKSEL TOKUR
Dünyanın emperyalist gücü ABD; hak, hukuk tanımaz, vicdan ve ahlâk sınırlarını aşan bir yöntemle yine ne kadar kan emici olduğunu ortaya koydu.
Gelişmeleri biliyorsunuz… 3 Ocak 2026’da, Başkanı Trump’ın talimatıyla ABD “Mutlak Kararlılık Operasyonu” kod adıyla, başkent Karakas dâhil olmak üzere, Venezuela’nın kuzeyindeki birçok noktaya hava saldırısı düzenledi. Devlet Başkanını kaçırdı.
Dünyadaki 205 bağımsız ülke ve BM bu zorbalığa karşı yine sessiz. Irak, Afganistan,
Libya, Suriye işgallerinde ve diğer tüm hukuksuzluklarda olduğu gibi..
Ne yani… Güçlü olan, hep haklı mı olacak?!?..
Dünya düzeninin bir devletin, bir kişinin iki dudağı arasına kalması tehlikenin büyüklüğünü ortaya koymaya yetmiyor mu?..
Haydut devletin, Venezuela devletine ve onun meşru Başkanına karşı yaptığı operasyonlarla niyetin ne olduğunu, nelerin peşinde olduğunu anlamamak için aptal olmak yeterli.
İrlandalı yazar Bernard Shaw’ın şu sözünün ne kadar yerinde söylenmiş olduğu bir kez daha ortaya çıktı: “Kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi; petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.”
Açıktan; Venezuela’nın petrol, doğalgaz, altın, elmas gibi yeraltı zenginliklerine göz koyduk; onun için operasyon yapıyoruz” diyecek kadar aptal değiller ya!
Yıllarca her hukuksuz operasyonlardaki “demokrasi, özgürlük, insan hakları” oltasını girdikleri ülke halklarına attıkları gibi..
O oltaya balıklama atlayan ülke halklarının durumu; geride bıraktıkları enkaz, kan, gözyaşı, can kaybı, yoksulluk olmadı mı?..
Iraklılar Saddam Hüseyin’i, Libyalılar Muammer Kaddafi’yi, askeri darbeyle çöktükleri Mısır halkı Muhammed Mursi’yi aramıyorlar mı?..
Afganistan’ı işgal için bahane olarak, kendi ülkelerinde kendilerini vurmadılar mı?..
Aslında bunların durumu Yüce Rabbimiz 1400 yıl önce Kur’an’da şöyle haber vermiş: “Onlara ‘Yeryüzünde düzeni bozmayın’ denildiğinde, ‘Hayır, biz yalnızca ıslah (düzeltme/iyileştirme) edenleriz’ derler. Biline ki, gerçekten bozanlar onların ta kendileridir, ama farkında olmuyorlar.” (Bakara Suresi, 11-12)
Dünyada nerede bir karışıklık varsa; altından/üstünden “demokrasi havarisi” diye kendilerini tanıtan İsrail ve ABD ikilisi çıkmıyor mu?..
Haydut devlet ABD, eliyle koymuşçasına Devlet Başkanı Maduro’yu nasıl buldu da kollarına kelepçe takıp götürdü? Bu ülkenin askeri, polisi, istihbaratı ne iş yapar?..
Bu işlerde uzman olan ABD ve İsrail işlerini iyi bilir! Elbette daha önce satın aldıkları satılmış hainler yardımıyla başarıyorlar!
İran’da Genelkurmay Başkanı ve Devrim Muhafızları Ordusu Komutanını nokta atışıyla uykularında vurarak öldüren ABD yerlerini nasıl tespit etti?..
Aynı ABD; 87 dakika süren operasyonda, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro ve eşini yataklarından sürükleyerek New York’a getirdi de kimse kılını kıpırdatmadı.
İhanet yine en yakınından geldi… Başkan ve eşinin yerini, kabineden bir Bakanının CIA’ya ihbar ettiği söyleniyor.
Demek ki: “Kahpe içeriden olunca, kapı kilit tutmuyormuş!”