“N’aber parasını yediklerim; vermeseydiniz, zorla mı istedim?”
“N’aber parasını yediklerim; vermeseydiniz, zorla mı istedim?”
Yüksel Tokur
7 Şubat 2023… Dünya deprem tarihinde bir günde aynı yerde yüksek şiddette ve toplamda 11 ilimizi vuran asrın depremini yaşadık.
Devlet ve millet olarak bütünleşip büyük yaramızı daha ilk saatlerden itibaren sarmaya başladık. Öyle ki; dünyanın gıpta edip: “Bu Türkler çıldırmış” dediği büyük dayanışma örneği sergilemiştik.
Hükümet ve sivil toplum kuruluşları tüm imkânlarıyla sahadaydılar. Enkazların kaldırılması, ölü ve yaralıların çıkarılması için zamanla yarışılıyordu.
Valilikler, Kaymakamlıklar, Belediyeler, Diyanet yardım kampanyalarıyla depremzede vatandaşlarımızın ihtiyaçları için birbiriyle yarışıyorlardı.
Başkan Erdoğan, “depremde evi yıkılanların bir yıl içerisinde kalıcı konutlara yerleştirileceği” müjdesini verdi. Modern ve sağlam binalar zemin etüdü yapılarak inşa edilmeye başlanarak büyük oranda kalıcı konutlara yerleştirildiler.
İşte tüm bu olumlu gelişmeler yaşanırken, şer cephesi de boş durmuyordu. Devlet/millet kaynaşmasını baltalamak, dolayısıyla hükümeti karalamak için sahadaydılar.
Önce tüm doğal afetlerde yardıma koştuğu için halkın sevip güvendiği Kızılay’ı, “Kızılay çadır sattı” yalanıyla hedefe koydular.
Hem; sattıysa sattı.. Parasını alıp kasasına koyduysa ve kasadaki paralar yine afetzedelere gidecekse ne sakıncası vardı ki?..
Derken; depremin hemen ikinci günü FETÖ iblisi Emre Uslu’nun bir paylaşımı internete düştü: “Ortada devlet mevlet yok, bir tek Haluk Levent’in ahbablar var” diyordu vatansız..
Bu vesileyle FETÖ destekli olduğu ortaya çıkan ve başkanlığını Haluk Levent’in yaptığı “Ahbab” derneği fitne için sahne almıştı o günlerde..
Ak Parti, Erdoğan ve Kızılay karşıtı olan bir kısmı vatandaşımız, iyi niyetle (!) yardım paralarını işte bu “bizden” dedikleri derneğe teslim etmişlerdi.
Aslında; kuzuyu kurda teslim etmişler.. Tıpkı; Bolu Belediyesi’nin BOLSEV derneği aracılığıyla “öğrenciler burs vereceğim” diye para toplayıp, sadece üçte bir oranında dağıtarak kalanını iç etmesi, “kurbanlarınızı bize bağışlayın, biz keselim” deyip kesmemesi gibi..
YARDIM PARALARI OROSPULARA VE KUMARA GİTMİŞ!
Ahbab Derneği başkanı Haluk Levent’in, 2020-2026 yılları arasında 990 milyon bahis oynadığı, dernek hesabından asistanı Yeliz Kaya hesabına 120 milyon TL aktardığı tespit edilmiş.
Ayrıca; Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı evlat acısı yaşayan Hüseyin Başaran’ın, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in “üniversitede okuyan kimsesiz kız çocukları için yurt yaptırmak” vaadiyle, yaklaşık 60 milyon dolar değerindeki 22 taşınmazı devraldığı, ancak bedelini ödemediği iddiası..
Uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklanan Portekizli model Tessy Ramos Correia ifadesinde: “2021 yılının yaz aylarında Antalya’dan hareket eden iki teknede yaklaşık 25-30 kişinin katıldığı bir organizasyon düzenlendiğini; Ekrem İmamoğlu, Haluk Levent, Hasan Vatan ve Emir Sarıgül ile farklı tarihlerde birliktelik yaşadığını ve uyuşturucu madde kullanıldığını” itiraf etmiş.
Bak sen şu kaltağa… Geleceğin Cumhurbaşkanı Ekrem’in önünü kesmek için ta Portekiz’den gelip namusunu nasıl da feda etmiş!
Ayrıca; gözaltına alınan Avukat Ece Güner ile Haluk Levent’in hesapları arasında yaklaşık 74-80 milyon TL civarında karşılıklı para trafiğinin sırrı çözülmeye çalışılıyor.
Bu arada Haluk Levent’in bir programda, “yaşa Mustafa Kemal Paşa! Yaşa! Adın yazılacak mücevher taşa” marşıyla Atatürkçüleri nasıl coşturduğu aklımıza, “Atatürkçülük maskesiyle soygun” istismarını getirdi.
Şimdi; devlete ve muhafazakârlara karşı iyilik abidesi olarak sunulan ve alternatif gösterilen, Ahbap Derneği üzerinden depremzedelere konut yapma vaadiyle milyonlarca dolar toplayan bu uyanık: “N’aber parasını yediklerim; vermeseydiniz, zorla mı istedim?” dese haksız mı?..
Deştikçe pislik akıyor… “Temiz eller operasyonları”na devam.