--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eski Adli yıl açılışlarının gündemi ve bugünkü konuşmalar!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
34

Eski Adli yıl açılışlarının gündemi ve bugünkü konuşmalar!
ALİ KARAHASANOĞLU 

“Adli yıl açılışı” deyince..

Eski yılların alışkanlığı..

Konuşmalarda irtica arıyorum..

“Gerici” hakaretlerini arıyorum..

“Yobaz” sataşmalarını arıyorum.

“Din devleti heveslileri” sözleri üzerinden, dindarlara yapılan saygısızlıklar var mı diye bakıyorum..

“Laiklik” diye söze girip, ardından namaz kılanlara, tesettürlü olanlara yapılan vicdansızca saldırıları arıyorum..

Elhamdülillah ki..

“Artık o devir kapanmış” diyorum..

Yeni Asya gazetesi istediği kadar, Kıbrıs açıklarında batan gemiyi kastediyormuş gibi yapıp, “Kaptan yalan söylüyor. Gemi su alıyor” diye karikatürler çizsin..,

Karikatürleri boşverin, AK Parti öncesine kadar, hatta AK Parti’nin ilk iktidar yıllarında bile, “Said Nursi isimli meczup” sözlerini, adli yıl açılış törenlerinde biz sık sık duyardık..

Bugün Yeni Asya’nın sevdiği, hürmet ettiği Said Nursi için, hiçbir devlet yetkilisi saygısız ifade kullanmıyorsa..

Meslek kuruluşlarının başındaki isimler de, Said Nursi’den, hatta hiçbir dindardan hazzetmiyor olsa da..

Hakaret etmeyi de artık sonlandırdılar..

Dünkü Adli yıl açılış töreninde, Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da konuştu..

Ben konuşma metnini, Barolar Birliği’nin internet sitesinde bulup, arama yaptım.

Ne “irtica” var, ne “ortaçağ” var, ne “gerici” var, ne “yobaz”..

Olması gereken de işte bu..

Erinç Sağkan’ın konuşmasını değerlendirmeden önce, bir küçük hataya işaret edeyim.

Çok önemli değil..


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hocamızın eşcinsellikten toplumu korumamız gerektiğine ilişkin hutbesi üzerine, Erinç Sağkan’ın “Ortaçağdan gelen” diye başlayıp savurduğu hakaretlerin yanında, bu küçücük, minnacık bir hata. Belki hata bile diyemeyiz.

Belki “Beceriksizlik” diyebiliriz.

“Bunlar ülkeyi yönetecek olsalar, kim bilir hangi gaflara imza atarlar” diye hayıflanmamızı gerektiren bir tespitte bizi haklı çıkaracak bir eksiklik diye düşünebiliriz.

Barolar Birliği’nin resmi internet sitesindeki konuşma metnine bakıyorum..

“Sayın Cumhurbaşkanım” diye başlıyor.

Konuşma aralarında da, sürekli “Sayın Cumhurbaşkanım” diye devam ediyor..

Oysa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Adli yıl açılış törenine bu sene katılamadı.

O çok daha önemli, dünya liderleri ile buluşmak üzere Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın zirvesine katıldı..

Cumhurbaşkanımız yerine, kendisini temsilen Cumhurbaşkanı vekili Cevdet Yılmaz Adli yıl açılış törenine katıldı..

Nitekim Erinç Sağkan da, töreni takip eden tüm ajansların verdiği üzere, “Sayın Cumhurbaşkanı vekilim” diye sözlerine başladı. Aynı hitap ile devam ettirdi..

Şimdi solcu arkadaşlara samimi bir çağrı yapayım..

Küçük bir ayrıntı, kabul ediyorum..

Bununla, ülke yıkılmaz, ülke inşa edilmez, itiraz etmiyorum..

Ama hemen her gün bir veya iki etkinlikte kamuoyuna açık yarımşar saat konuşma yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında, böyle bir yanlışlık, böyle bir ciddiyetsizlik görüyor musunuz?

Erdoğan her gün iki konuşma yaparken bu hataya düşmüyor.


Erinç Sağkan, yılda bir konuşma yapıyor.

O konuşmasını da, yöneticisi olduğu internet sitesine doğru şekilde yükletemiyor..

Ama laf yarıştırmaya gelince..

“Ortaçağdan gelme” diye hakaretler savurmaya sıra gelince..

Erinç beyi kimse tutamıyor..

Küçük bir ayrıntı gibi görünse de, yönetimde disiplini gösteren bu eleştirimi geçiyorum..

Erinç Sağkan’ın dünkü konuşmasından bazı bölümleri aktarıyorum:

“Adalet yargı kararının verilmesiyle değil, uygulanmasıyla varlık kazanır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, kamu makamlarının takdirine bırakılmış bir tercih değil; Anayasa’nın ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin devlete yüklediği hukuki bir yükümlülüktür.”

Geldik mi yine “nerde benim odunum” fıkrasındaki, parası ödenmiş odunun sorgulamasına..

Erinç Sağkan kendisi anlatıyor, hem de dünkü konuşmasının girişinde anlatıyor:

“Çevresinde savaşların sürdüğü bir coğrafyanın tam ortasında giriyoruz. Böyle bir kuşatılmışlığın içinde ülkemizin bir taraftan savaşların dışında kalarak, çatışmasızlık süreçlerinin ve barış çabalarının önemli aktörlerinden biri olabilmesi, bir taraftan ise insanlığa karşı suçlarda mağdurun yanında yer alarak uluslararası mekanizmaları hayata geçirme çabası, korunması ve dünyanın geri kalanına örnek olması gereken tarihi bir duruştur. “


Evet, Sağkan’ın da belirttiği üzere, Türkiye, Amerika’nın soykırımcılara destek verdiği bir süreçte..

Almanya’nın soykırımcı İsrail’e silah verdiği bir dönemde..

İngiltere’nin, Fransa’nın soykırımcı İsrail’e silah yardımı yaptığı bir dönemde.. 

Türkiye tarihi bir duruşu sergiliyor..

Hem İsrail’in soykırımına net olarak karşı çıkarak.

Bunu laf olsun diye söylemiyorum.

Dünkü Şanghay Zirvesi’nde dahi, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın, Gazze’de yaşanılanlarla ilgili sözlerini, gazetemizin birinci sayfasından okuyacaksınız..

 Böyle bir tarihi duruş sergiliyor, Türkiye..

Bir kişinin, iki kişinin cezaevinde olması üzerinden kimsenin algı yapmaya kalkamayacağı kadar büyük bir tarihi duruş sergileniyor..

Soykırıma ses çıkaramayan emperyal devletlerin yüzüne karşı, “Bu yapılan vahşettir” diyebilen bir Türkiye’yi, “tarihi duruş”u sebebi ile her birimiz tekrar tekrar tebrik etmemiz gerekir..

Ama Erinç bey ne yapıyor:


“Anayasa’nın bağlayıcı kıldığı bir hükmün uygulanması tercihlere, siyasi değerlendirmelere veya kararın sonucuna göre değişemez.”

Doğru dersin Erinç bey. Doğru dersin de..

Şu anayasanın bağlayıcılığını, uluslararası hukukun üstünlüğü ilkesini, evrensel hukuk kurallarını, bir de İsrail’in özelinde değerlendirebilir misin..

Osman Kavala’nın ismini anmadan da olsa, Selahattin Demirtaş’ın ismini anmadan da olsa, onlara destek çıkmak, belki sizin açınızdan bir görevdir de..

O AİHM’in, Gazze’de yaşanılanlarla ilgili bugüne kadar alamadığı kararlar.. (Kimse ‘İsrail’in eylemleri, AİHM kapsamında değil’ hokkabazlığına soyunmasın). Uluslararsı Ceza Mahkemesi’nin aldığı yakalama kararının uygulanamaması.. Uluslararası Adalet Divanı’nın üç yıldır bir adım atamaması..

Erinç beye bir şeyleri anlatıyor mu acaba?

Uluslararası hukuk dediğimiz, emperyallerin haklarını koruyan sistem olmasın, sakın..

Türkiye, tarihi duruşunu sürdürsün.

Bir gün, Osman Kavala milletten özür diler. Selahattin Demirtaş başta Kürt kardeşlerimiz olmak üzere, tüm toplumdan özür diler.. Onlar da hürriyetlerine kavuşur..

Ama bize iki dosya üzerinden algı yapıp, dünyanın gözü önündeki vahşeti iki kelime ile geçiştirmeye kalkarsanız..

“Gitti irtica yaygarası. Gitti yobaz, gerici hakaretleri. Geldi hukuksuzluk mavalları” derim..

Nokta.

Yorumlar

(34)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tunç

3 Eylül 2026 12:00

Ne yani şimdi Ali bey kardeşim, biz önümüzdekilere DEH diyemeyecek miyiz.

Adanalı

2 Eylül 2026 21:08

Demedi deme İbrahim…bu ergenler mahkemeyle tanışacak

ABCD

2 Eylül 2026 19:15

yeni asya eskiden de öyle mi idi anlayamadık mı sonra dan düzelir düzelir diye bekledik yok bıraktık yıllar önce daha da düzeleceği yok anlaşılan Cumhuriyet paçavrası, sözcü aynı bir iki tane daha var Yarabbim bunlar nasıl düzelir dindar diye düşündüklerimiz siyon büyüsü mü hipnoz mu köken öyle idi de Biz mi dindar zannettik

mustafa isaoğlu

2 Eylül 2026 16:22

ali bey akit tvideki fatin beyi lütfen değişin ya bizleri deli ediyor tarafsızım diyerek sizi ters köşe yapmaya çalışıyor buda beni üzüyor.

Adli yıl olsun

2 Eylül 2026 16:19

Sen Adli yıl demişken Gökçek ler geldi aklıma senin her fırsatta övdüğün.şimdi söyleyecek bir şey bulamadığın için aynen böyle mal gibi oturup ondan bundan bahsedip son gelişmelerle ilgili ağzını açamazsın. Gökçek yerine muhalif biri olsaydı saniyesinde kafanı kumdan çıkarıp yazmaya başlardın. Adli bir yıl olur inşallah dileğiyle.

İşleri güçleri algı operasyonu

2 Eylül 2026 18:15

Klasik chp+yeni parti hitlerin danışmanı goebbels taktiği sürekli olarak yalan söyle asla inkar etme çamur at izi kalsın herkes inanır siyaseti bunların akıl koçu kadında ufak ufak yalanlar söyleyin sürekli tekrar edin sonra kenara geçin seyredin sadece hedef şaşırtmak kendilerinin edepsizlik hainlik ahlaksızlık hayasızlık kamuya 200 milyar TL lik zararı konuşulmasın geçmişte kılıçtaroğlu Meclisde her hafta kürsüden kırmızı dosya ile yalan iftiraları söylüyordu açılan tüm davaları kaybetti tazminatları milletvekili maaşlarından kesilen paralarla ödedi sadece dava süreleri uzadığı için bunların alçakça iftira yalanları tuvalet terliği seçicilerinin olmayan zihinlerini kandırmaya yetiyor bu paralı kamikaze bulmuşlar çok yakında ak kara ortaya çıkacak göreceğiz

HACEGAN

2 Eylül 2026 16:16

Aliii Türkürt kardeştir bunu karıştırma gelirlerimiz damatlarımız var ayrılmaz millet olduk. sen pkklı itleri ayıkla

Vatansever

2 Eylül 2026 14:31

Devlet gereği gibi yönetiliyor, hamdolsun. Eksiklikler olsa da, düne göre çok mesafeler alındığını görüyoruz. Bu korkudan çok saygıdan kaynaklanan bir durum. Daha iyi günler görebilmek temennisiyle, size de güzel yazılarınız için teşekkür ediyorum.

Korkusuz kalem, cesur yürek

2 Eylül 2026 14:23

Zerrab diyorlar, Osman Gökcek diyorlar, 350 milyon dolar diyorlar, belge diyorlar. Eminim yarin bu konuya yıldırım gibi dalarsın.

Dalar da..

2 Eylül 2026 16:35

Dalacak yerleri ağrıyor.

Millet şahitmiş? HANGİ MİLLET???

2 Eylül 2026 13:07

BİZ neyiz?Millet ise bizlerinde olması gerekmezmi bizim olmadığımız bir millet kavramı olabilir mi?malum ekrem MAĞDUR EDEBİYATI DUYGU SÖMÜRÜSÜNE dayanarak OYUNLARINI ALGILARINI oynamaya devam ediyor PARA BOL HAYATI REKLAM olduğu için YARGIYI kötülüyerek Millet Şahidimdir diye tıpkı Kahramanın Yolculuğu adı altında tam bir sahtekar hızsız soyguncu hain kişiliğine kitap yazdırmış şimdide kitap yine yazdırmış parası ile değil mi?Güya kendini savunamıyormuş Savcılıkta kitabın basımını yasak getirmiş sonuçta YARGININ HAKSI HUKUKSUZ olduğunu kendisinin ise PİRİ PAK olduğunu savunmasına dahi izin verilmediği gibi saçmalıklar ee tabi kendi tarafları korkudan kitaba yasak getirilmiş şeklinde algılarına devam ediyor1Bizde o millete ait olmadığımızın İMZA kampanyası düzenleyelim yada seçimlerde millet zaten kararını verir onun milleti hangisi ise BİZ O MİLLETEN değiliz!Bizim olmadığımız bir MİLLET kavramı YOKTUR OLAMAZ!!!O zaman biz kimiz diye sorarız?Bizi kapsamayan oluşum adı ne olursa olsun YOKTUR!

FETTÖŞRADARI

2 Eylül 2026 13:03

 hâlâ fettöşler var haberiniz ola.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle