Firavun erkek, müşrikler kız çocuklarını; Netanyahu ise herkesi öldürüyor
Firavun erkek, müşrikler kız çocuklarını; Netanyahu ise herkesi öldürüyor
YÜKSEL TOKUR
Firavun, bir gece rüyâsında Beyt-i Makdis’ten bir ateşin çıkıp, Kıptîlerin evlerini yaktığını, ancak İsrâîloğulları’na bir zarar vermediğini gördü.
Rüyâyı tâbir ettirdiğinde: “Benî İsrâîl’den bir çocuk çıkacak ve senin saltanatını yıkacak” dediler.
Bunun üzerine Firavun, İsrâîloğulları’ndan doğacak olan bütün erkek çocukların öldürülmesini emretti. Kamıştan âletler yaparlar; doğumu yaklaşmış olan kadınların karınlarına saplayıp büyük bir eziyet ile onlara bir an önce doğum yaptırırlardı. Eğer doğan çocuk erkekse, onu hemen keserek öldürürlerdi.
Amacı; kendini helâk edip saltanatını yıkacak çocuğun büyümesine engel olmaktı. Fakat bu kendince canice tedbir, takdîr-i ilâhîyi değiştiremeyecekti.
Çünkü; Firavunun saltanatına son verecek olan Hz. Musa, yine Firavunun sarayında büyüyecekti.
DİRİ DİRİ TOPRAĞA GÖMÜLEN GÜNAHSIZ KIZ ÇOCUKLARI
İslâmiyetten önce kız çocuklarının öldürülmesi, câhiliye devri Arap toplumunda birçok kabile tarafından uygulanan bir gelenekti.
Nedeni; kız çocuklarının sağ bırakılıp büyüdükleri takdirde, esir edilip ırz ve nâmuslarının ayaklar altına alınması ve fakirlik korkusuydu.
Bu duruma düşmemek için, köpeklerini bile özenle bakıp besledikleri hâlde, kız çocuklarını daha küçükken öldürüyorlardı.
Güyâ; bir yanlıştan kurtulmak için daha beterine sürüklenerek, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek gibi insanlık dışı bir vahşeti işliyorlardı. İslâm bu vahşete son vermiştir.
Nitekim; Cenâb-ı Hak bu cinayetlerle ilgili olarak: “Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda!” (Tekvîr, 8-9) ayetiyle, bu sapıklığın hesabının ahirette sorulacağını işaret buyurmuştur.
Günümüzde de; hiçbir meşrû gerekçesi olmadan, sırf rahatı kaçmasın, beden şekli bozulmasın, maddî bir yük getirmesin gibi bahanelerle bebeğini istemeyip kürtaj yaptıranlar da aynı vahşetin bir benzerini işlemeleri ayrı bir vahşet..
ÇAĞIN İNSAN KASABI NETANYAHU
Yıl olmuş 2026 ve insan öldürerek saltanatını devam ettirmek akılsızlığını, lânetli kavim İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu eliyle sürdürülmeye çalışılıyor.
İşgal ettiği Filistin topraklarında ekonomi ve askeri üstünlüğünü kullanarak; çocuk, kadın, yaşlı demeden herkese ölüm yağdırıyor.
ABD’yi de arkasına aldığı için hemen tüm dünya ülkelerinin gözü önünde işlemiş olduğu zalimliklere kimse ses çıkarıp engel olmuyor/olamıyor.
“Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin.” (Maide, 82)
Âyette de bildirildiği gibi; Yahudiler en amansız düşman olarak, Müslümanları öldürerek yok etmeye çalışıyorlar.
Geride harap olmuş bir şehir (Gazze) ve yalnız bırakıldıkları için çaresiz kalmış bir avuç Müslüman kaldı.
Dünya tarihi yaptıkları zulüm ve öldürmekle ayakta kalamamış zalimlerle doludur. Siyonist işgalci terör devleti İsrail ve başındaki kana doymayan katil de, kendi sonunu hazırlamaktadır.