Zalimlerin azınlıkta iyilerin çoğunlukta olması
Zalimlerin azınlıkta iyilerin çoğunlukta olması
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Zalimlerin azınlıkta; iyililerin çoğunlukta olmasına rağmen zalimlerin böyle bir çoğunluğa karşı galebe gelmesi anlaşılır gibi değil.
Yıllardır bu meseleyi çözemez ve anlayamam. Şeytanın galip geldiği kadar neden şeytana uymayanlar bir ve beraber olamazalar?
Bunları söylerken, kendimi veya hiç kimseyi hariç tutmuyorum. İnsan sancısını çekmediği meseleleri dile getiremez.
Mesela; “devlet millet, bayrak, vatan, din düşmanı” bir avuç avara kasnağın gündem belirlediği kadar hakikatlerin medya yahut sosyal medyaya yer bulmaması ilginç.
Bir devleti ayakta tutan kurumlar ve kurallardır. Şükür devletimiz kurumlarıyla sağlam ellerdedir ama malum çevrelerle mücadele etme gücünü daha da artırmalıdır.
İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’nin kararlı duruşu ve millet devlet bütünlüğüne olan inanç yüklü samimiyeti kendini gösteriyor.
Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in de kararlılığı, milletimiz nezdinde umut vermeye devam ediyor.
•
Biz dünyada kendi devletini kuran tek milletiz. Bu sebeple hiç devletsiz kalmadık ve yaşamadık. Yaşamamız da mümkün değil. Darbelere verilen cevaplar bu halin teminatıdır.
Devletimizin zenginliğinin başında elbet ekonomi gelse de temelde devletin zenginliği; “adalet, istikrar, güven ve huzurla” mümkündür.
Bu hakikate karşı direnen siyasi kesimlerin ideolojisi, milletin ve devletin sırtından inmemek üzere kuruludur ve bu sebeple, kendilerini kargaşaya memur etmektedirler.
Günümüzde Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ve hükümetle birlikte kurumlarımız, köhneleşmiş bu zihniyetlerle mücadelesini sürdürmelidir.
Batı özentisi ve taklitçiliğinin esaretinde olan zihniyetlerin kalıntıları, küllenen kor gibidir. Ne zaman alevleneceği belli olmaz. Bunlara karşı önlem alınması elbet devletimizin görevidir.
Aklıselim sahibi yöneticiler bilirler ki, “idare” ve “irade” boşluk kabul etmez. Boşluğa düşüldüğü an, o boşlukları şeytani zihniyetli kimseler doldurur.
Ve boşluğun farkında olmayanların yanına yerleşirler, yerleştirilirler; kılık, kıyafet, düşünce, fikirle aynı kulvarda gözüküp, ekmek yedikleri sofraya ihanet ederler. Var böyleleri.
•
Erenler buyurur ki:
Yöneticilerin adaleti bin ibadetten hayırlıdır. Hak ve hakikat penceresinden bakıldığında ne kadar doğru olduğu anlaşılabilir.
Örneğin yine hemen herkesin sıkça dile getirdiği, “emanetin ehline verilmesi, adaletin hem sebebi hem sonucudur”. Emanet ehline verilmezse, azgın zalimlere prim verilmiş olur.
İster iktidar, ister sıradan bir büfe olsun, her yönetim yeri ahlakla denetlendiği gibi yöneticilerin becerileri de ahlaki kurallarla denetlenmelidir. Bu şart ve elzemdir!
Yine denilir ki; rızkın temeli helal kazançtır. Helal harama galip gelmeden, insanların da toplumların da değişmesi mümkün değildir.
Ezcümle:
İyilikler ve güzellikler, kötülük ve çirkinliklerden daha kavidir ve uzun ömürlüdür. Güzellikleri ve iyilikleri çoğalttığımız takdirde, çirkin ve kötülüklerin kaybedeceği aşikârdır.
Bu hakikati kendimize şiar edindiğimiz müddetçe, millet ve devlet olarak yarınlarımız daha da güzelleşecektir vesselam.