Bir toprak ne kadar verimli olsa da, ekilmedikçe ürün vermez
Bir toprak ne kadar verimli olsa da, ekilmedikçe ürün vermez
YEKSEL TOKUR
Yüce Yaratıcımız biz insanları en mükemmel şekilde yarattı. Hayat verdi ve bu hayatı sürdürebileceğimiz bir yer olan dünyayı da ona göre hazırlayarak istifadelerimize sundu.
İlk insanlar olan Adem babamız ve Havva annemizden bu yana, tüm insanlığa hayat veren toprak oldu. Öyle ki; hem beslenme kaynağı, hem de barınma kaynağı oldu.
Allah toprağı her ne kadar toprağı bu özelliklerde yarattıysa da, bu bereket ve fayda ancak toprak işlendiğinde ortaya çıkar.
İşlenmeyen, ekilmeyen bir toprak, yüksek kalite özelliğine olsa da bir işe yaramaz. Sadece üzerinde yaşanılan bir madde halinde kalır.
Toprak öyle de, insanlar öyle değil mi? Bilgisi olup bu bilgisini gösteremeyen, işe yarar hale getiremeyen; yeteneği olup bu yeteneğini harekete geçirip faydalı bir hale getiremeyen insan neye yarar?..
Toprak da, insan da adeta gizli bir hazine gibidirler. Toprak sabırla işlenmeli, ürün ekilmeli, sulanmalı ki hasat zamanı geldiğinde emeğin karşılığını verebilsin.
İnsanın iç dünyasında bilgi, yetenek, hayaller, niyetler ne kadar yüksek olursa olsun emek ve kararlılıkla harekete geçmeden gerçeğe dönüşemez.
Bazı insanlarda bu yetenekler olsa da kendisini göstermeyebilir. Bu durumlarda birilerinin o yetenekleri keşfedip harekete geçirmesi, faydalı hale getirmesi gerekebilir.
Aslında daha ilkokul yıllarından başlayarak çocukların yetenekleri, bilgi ve becerileri gözetlenmelidir.
Özellikle lise düzeyine geldiğinde; bilgi ve zekâ seviyesi yönünden başarı durumuna göre sınıflandırma yapılarak lise ayrımı yapılmalıdır.
Mesleğe yeteneği çocuklar, yetenekli olduğu meslek dalında eğitim veren okullara yönlendirilmelidirler.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri okullarında, üniversitelerinde başarılı ve disiplinli eğitim verebilen ülkeler olmuşlardır.
Çağın şartlarına göre hazırlanıp, düzenlenmeyen müfredat programları yerine, basma kalıp verilen eğitimler diplomalı cahil, yeteneksiz insan sürüsü yetiştirirler.
Kaliteli eğitim için sadece iyi fiziki mekânlar yapmak yeterli olmaz. İyi eğitimli anne baba, iyi yetişmiş öğretmen/öğretim görevlisi olmadan başarılı bir nesil yetiştiremeyiz.
İyi ürün almak için nasıl iyi tohum, emek ve toprak gerekiyorsa; iyi insan yetiştirebilmek için eğitim dönemlerini çok iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Normal müfredatla beraber; ahlâk, doğruluk, vatanseverlik gibi ruh yapılarına da hitap eden duygular da çocuklarımıza aşılanmalıdır.