Bir deli kuyuya taş attı… Bakalım kaç akıllı çıkaracak?!?
Bir deli kuyuya taş attı… Bakalım kaç akıllı çıkaracak?!?
YÜKSEL TOKUR
Dünyanın iki büyük Siyonisti ABD ve İsrail dünyayı felâkete sürüklemeye devam ediyor.
Birleşmiş Milletler (BM), NATO tüm bu yaşananlar karşısında kör ve sağır. Zaten; BM’nin yıllardır “kınama” adı altında yaptığı birçok uyarıyı da takan yoktu.
Epstein doyasından çıkan görüntüler, dünyada yaşanan ve daha sonra yaşanacak birçok büyük olayın kara kutusuydu.
İşte; çocuklarla sapık görüntüleri ortaya dökülen ABD Başkanı Trump’ın, İsrail’in isteğine boyun eğerek, İran’a saldıracağını daha önceki yazılarımda belirtmiştim.
Fakat görünen o ki; gözü dönmüş iki siyonist üç konuda yanıldı..
Birincisi; kolay lokma sandıkları İran’ın bu kadar çetin ceviz çıkacağını beklemiyorlardı.
Yıllardır uygulanan ambargoya rağmen, İran’ın elindeki silahlarla, başta İsrail’in kalbini ve ABD’nin kukla Arap ülkelerindeki askeri üslerini vurdukça vuruyor.
İkincisi; dünyayı da bu anlamsız savaşa sürükleyerek, tereyağından kıl çeker gibi İran engelini aşacaklarını sanıyorlardı.
Trump, başta İspanya olmak üzere, katılım beklediği birçok ülkeden ilgi görmedi. Hatta İspanyol Milletvekili Ione Belarra tüm dünyayı şu sözleriyle uyardı: “İsrail’i durdurmazsak, Filistinlilere yaptığını tüm dünyaya yapacak.”
Üçüncüsü; gerek İsrail, gerekse ABD halkı da bu anlamsız savaşa destek vermiyorlar. Hatta ordu içerisinden İsrail için ölmek istemediklerini seslendirenler bile var.
ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George istifa ettikten sonra: "Bir deli, büyük ABD ordusunu yıkıma sürükleyecek" diyerek, Trump’ın ülkesi ve dünya için nasıl tehlikeli bir yola girdiğini açıkça belirtti.
Gelişmeler gösteriyor ki; artık, “kim haklı?” sorusundan çok daha öteye geçmiştir..
Çünkü bu savaş, klâsik bir cephe savaşının ötesinde; enerji yollarını, küresel ekonomiyi ve bölgesel dengeleri hedef alan çok yönlü bir mücadeleye dönüşmüş durumda.
Hürmüz Boğazı’nın kapanma noktasına gelmesi, dünya petrol arzının çok ciddi şekilde durma noktasına gelmesine neden olmuş, bu da “ekonomik kriz” ihtimalini beraberinde getirmiştir.
İran’ın diğer işgal ettikleri ülkeler gibi kolay lokma olmaması, Siyonistlerin “çok kolay ve hızlı zafer” beklentilerini ortadan kaldırmış, onun yerine daha uzun ve yıpratıcı, sonu belli olmayan masraflı bir çatışma ihtimalini gündeme getirmiştir.
İran ve büyük Siyonistler İsrail/ABD savaşı, sadece üç ülkenin değil, sonlandırılmadığı takdirde bütün dünyanın geleceğini ilgilendiren bir kırılma noktası olacak gibi görünüyor.
Sonuç olarak bu savaş; sadece silahların değil, stratejilerin ve insanlığın savaşıdır. Kazananın “kim” olacağından çok, kaybedenin “tüm insanlık” olma ihtimali, dünyanın sapık bir deli aracılığıyla nasıl bir felâkete sürüklendiği görülüyor.
Yıllardır şehit edilip kanları akıtılan Filistinlileri göremeyen dünya halkı, akaryakıt istasyonlarının fiyat tabelalarındaki anormal artışı görünce, yöneticiler de ekonomileri olumsuz etkilenince belki gözleri açılıp zalimlere ortak tepki verirler.
Çin ve Rusya açık tavır koyarsa, savaşın seyri kısa zamanda değişebilir. Çünkü, dünyanın baş belâsı bu iki zalim, ancak güçten anlar.