Sultan Abdülhamid muhalifleri ve Mehmed Âkif

29 Aralık 2018 Cumartesi

Bizim “dindar” camia, Sultan II. Abdülhamid taraftarlığını öylesine abarttı ki, rahmetli Necip Fazıl’ın, ideolojik olduğu için de insafsız ve vicdansız saldırılara karşı çıkma adına geliştirdiği “Ulu Hakan-Cennetmekân” tanımlamasının çoktan ötesine geçip, o dönemde Abdülhamid Han aleyhtarlığı yapan herkese, “ihanet” damgası vurmaya başladı.

Mehmed Âkif de bu “ifratçı” yaklaşımlardan nasibini aldı ve İstiklâl Marşı şairimiz, büyük meziyetlerine, ilmine, irfanına, imanına, faziletine, gayretine, vatanseverliğine rağmen, “kötü adam” ilân ediliverdi.

Hayretim şu ki, biz Allah nezdinde “zerre kadar” hayrın ve şerrin kaybolmayacağına iman etmiş mü’minleriz; nasıl oluyor da insanları böyle “toptancı” bir mantıkla karalayabiliyoruz?

İnsanlar hakkında hüküm verme hakkı bizim midir? Hangi âmelin Allah nezdinde makbul olduğuna, kimin Cennete, kimin Cehenneme gideceğine biz mi karar veriyoruz? 

Hak ve hakikat adına önce şunu söylemem lâzım: Sultan II. Abdülhamid dönemini yaşayan dindar yazarların hemen hemen hepsi Abdülhamid muhalifidir. Kimi Batıcı, kimi Türkçü, kimi Kürtçü, kimi Sosyalist, kimi Müslüman, kimi Hıristiyan ve Yahudi aydınların ittifak ettiği tek nokta da Sultan Abdülhamid’e muhalefettir. Bu her yönden esen sert muhalefet rüzgârının en açık sebebi ise “istibdat”tır! Bunun dayanağı da Sultan Abdülhamid’in, Meşrutiyeti askıya alması ve seçimle belirlenen “Meclis-i Meb’usan”ı dağıtarak tüm dizginleri eline almasıdır.

Bugün aynı şey yapılsa, Mehmed âkif’e bu yüzden veryansın eden aydınlarımızın tavrı acaba aynı olmaz mı?

Kaldı ki, her döneme kendi şartlarından bakılır. Her şey olup bittikten, geçmişte yaşananlar tüm sonuçlarıyla birlikte ortaya çıktıktan sonra, hüküm vermek kolaydır, ancak süreç yaşanırken sürecin sonuçlarını görmek neredeyse imkânsızdır.

Üstelik içeriden ve dışarıdan büyük bir maharetle yürütülen kampanyalar, algı operasyonları, yalan haberler, “Abdülhamid giderse Türkiye kurtulur” inancını güçlendirmektedir. Öyle bir hava ki, Abdülhamid’e taraf olmak, baskıya, şiddette, istibdada taraf olmak, hatta “vatana ihanet” etmek anlamı kazanmıştır.

Sultan Abdülhamid’in bazı zaruri uygulamaları da maalesef bu tür ithamları beslemiştir. Sürekli, etkili ve yaygın algı operasyonları sayesinde kafalar karışmış, fikirler hercümerc, istikamet tepetakla olmuştur. O dönemde Sultan Abdülhamid’e muhalefet, “istibdada muhalefet” ve “hürriyete taraf” olma anlamı kazanmıştır. Seçim “istibdat” ve “hürriyet” arasındadır. Yazarlar, mütefekkirler, şairler tabii olarak “hürriyet”i seçmiştir.

Âkif bunlardan sadece biridir. Önünde Namık Kemal, Ziya Paşa gibi “vatansever”ler, yanında Bediüzzaman,Süleyman Nazif, Rıza Nur, Ahmet İzzet Paşa (sadrazamlık yapmıştır) gibi mütefekkirler ve siyasetçiler vardır. 

Yazarlara, düşünürlere “hürriyet”, Padişah’a “devlet” lâzım! Bu mânada herkes kendi konumunun gereğini yapmış demektir. Bize düşen iki tarafı da anlamaya çalışmak olmalıdır.

Öte yandan bu isimlerin çoğu İttihad ve Terakki iktidarı ve sonrasını yaşarken, gerçek “istibdat”la tanışacak, Rıza Nur, “Zavallı Hamid kaç kişiyi asmıştı? Hiç… Hele hiç hırsızlık etmedi, hiç fuhuş yapmadı, hiç israfta bulunmadı. Bilakis memlekette bunların önüne geçmeye çalıştı. Bu devre bakınca insan Abdülhamid aleyhine kıyam ettiğine utanıyor” diyecek; 

Ahmed İzzet Paşa,“Şöhret bulduğu derece zalim ve kahredici olmadı… Kimsenin hayatına, rızkına, istikbaline kastı yoktu. Saltanat zamanında işitilen isnadlar, Meşrutiyet’te hiçbir zorlukla karşılaşmadan yapılan araştırma ve soruşturmalar ile doğrulanamadı” görüşüne gelecek; 

Süleyman Nazif, “Hasret olduk eski istibdâda biz” diyerek, Abdülhamid özlemini dile getirecek;

Bediüzzaman, Sultan Abdülhamid’i, “Şefkatli Sultan- Veli Sultan” diye yâd ederken, Mehmed Âkif Ersoy, “Nasıl da kadrini vaktiyle bilemedik, tuhaf iş/Semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş” diyecektir.

Bu milletin Sultan II. Abdülhamid’i anlamaya ihtiyacı olduğu kadar, dindar muhaliflerini anlamaya ve bu bağlamda tarihten ders/ibret almaya da ihtiyacı var. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AlpayAlpay6 ay önce
    Tayyar, Turhan, Abdallah ve Hanifi Turhal çok isabetli yorumlar yazmışlar. . Selanik Nutku, Said'in yazdığı kitap olan kitabıTarihçei Hayat kitabında var ve orada aynen Tayyar arkadaşın da belirttiği gibi Abdülhamit döneminin mezarda çürüme dönemi olduğunu söylüyor. Şimdi böyle söyleyen birinin iftira attığını ben sezgilerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim. Aynı Tarihçe-i Hayat kitabında Abdülhamid'in istibdat yaptığı yine söylüyor. Said Nursi'nin Abdülhamit'le ilgili “Şefkatli Sultan- Veli Sultan” dediği bir söylentidir. Yazdığı cilt cilt kitaplarda böyle bir ifade yok: Böyle söylemiş olsaydı 1950 li yıllarda geldiği istanbulda Piyer Loti otelinde kalıyor. Bu otel İle Sultan Abdülhamid türbesi arası yürüyerek bir dakikadır. Said Nursi Piyer Loti otelinde kalırkan Sultan Abdülhamid'in türbesine gidp dua etmiyor ama Fener Rum Patriği ile görüşmeyi ise nedense ihmal etmiyor. Gelde ihanet içinde olduğundan şüphelenme. Ayrıca kaynaklarda yazar. Said Nursi, Sultan Abdülhamid'in sarayına izinsiz girmiş ve yakalanmış bir kişidir. Nurcular bu haneye tecavüz olayından hiç bahsetmezler. Said Nursi edep yoksunu bir kişidir. Sultan Abdülhamit'le belindeki kamayı kapıdaki güvenliğe teslim etmeden görüşmek istemiştir. Gerek Sultan Abdülhamid'in sarayına izinsiz girmesi ve gerekse Sultan Abdülhamit'le belinde kama var iken görüşmek istemesi Sultan Abdülhamid'e suikast mı yapacaktı şüphesini de akıllara getirmektedir. Said Nursi İstanbul'a ilk defa 1907 de geliyor. Ayağında çarıkla eski püskü elbiselerle geliyor ama bir anda kendini gazete yazarı olarak buluyor. Nasıl oluyorsa. Gazete yazılarında Abdülhamid'e sürekli haksız ithamlarda bulunuyor. Abdülhamidi müsriflikle suçlamıştır. İttihatçıları açıkça ve alenen desteklemiştir. Enver paşanın kendisinin dostu olduğunu çeşitli kereler söylemiştir. Ama nasıl bir alimse Abdülhamid'de gazete köşesinden yaptığı küstah ve saygısız uyarılarını dostu Enver Paşa'ya hiç yapmamıştır. Mesela Enver Paşa'ya memleketi 1. dünya savaışına sokma diye yazdığı bir uyarı yazısı yoktur. İttihatçıları var gücüyle desteklediği için 1. dünya savaşında verdiğimiz bütün şehitler den Said Nursi'nin de sorumluluğu vardır. Çanakkale şehitlerimizin, Sarıkamış'ta donan doksanbin şehidimizin Said Nursi de alacak hakları vardır. Ortaya Bediüzzzaman olarak ortaya çıkmıştır, bizzat kendisi gazete yazılarında Bediüzzaman imzasını kullanmıştır ama Sultan Abdülhamid'e yaptığı saygısız eleştirileri,kibar ve seviyeli olarak olsa bileİttihatçılara asla yapmamıştır. Tüm bu hareketlerinden pişman olduğunu söylemek de çok zordur çünkü Adnan Menderes döneminde de provakasyon şüphesi uyandıran davranışları vardır. 1959 senesi Aralık ayına kadar Türkiye'nin belli şehirlerinde ikamet eden ve bu şehirlerde uzun süre kalan Said Nursi 1959 senesi aralık ayından itibaren şehir şehir gezmeye başlamıştır. Adnan Menderes şehir şehir gezerek kendisini zor durumda bırakmamasını Said Nursi den rica ettiği halde onu dinlememiştir. Niye 1959 aralık ayına kadar kendi köşesinde uslu uslu oturan Said Nursi 1959 aralık ayından itibaren talebeleri ile Türkiye'yi şehir şehir dolaşmaya başladı. Bu konuda yapılan yorumlar 27 Mayıs 1960 ihtilalini haber aldığı ve ihtilalcilerin darbe gerekçesi olarak kendi faaliyetlerini de göstermesini istediği için yaptığı şeklindedir ve inandırıcıdır. Yani provakasyon amaçlı şehir gezmelerine çıktığı kanaati mantıklıdır. Bu yaptığı da Sultan Abdülhamid'e karşı yaptığı çirkin taarruzlarından hiç pişman olmadığını göstermektedir. Menderes'in de 31 mart benzeri bir olayla ymnetimden uzaklaştırılmasını arzu etmiş, 27 mayıs ihtilaline altı ay kala şehir şehir gezmeya başlamıştır. Yapmayı planladığı bu son provakasyona yüce Rabbimiz engel olmuş bir anda Isparta'dan Urfa'ya gitme kararı veren ve giden daha sonrada Diyarbakır'a gitmeyi hedefleyen Said Nursi'ye eceli Urfada'da otel odasında dur demiştir. Şimdi nurcular bu yazdığımakarşı bir takım masallarla cevap verecekler. Önce Şu soruma cevap versinler. 1959 yılı aralık ayına kadar belli yerlerde ikamet eden Said Nursi 1959 aralık ayından itibaren niye hareketlendi, niye talebeleri ile şehir şehir gezmeye başladı. Neyi amaçlıyordu?
  • mhmtmhmt6 ay önce
    Ne de çokbilmişimiz varmış. Ama buna rağmen bir türlü düze çıkamıyoruz. Terzi kendi söküğünü dikemez, diyorlar ya buna işaret. O zaman durmak yok yola devam. Yalnız ışıklara aman dikkat, çarpışıp bir çuval inciri mahvetmeyelim.Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Hanifi TurhalHanifi Turhal6 ay önce
    Abdülhamid zamanında istibdat var idiyse, hürriyet yok idiysebu kadar muhalif bu kadar keskin sözü nasıl söyleyebilmiş?Hem hürriyetlerini ve kellelerini kaybetmeden en ağırından konuşup yazacaklar, hemde istibdat var diye bağıracaklar ve sizde tarihçi olarak o dönemden istibdat vardı diye bahsedeceksiniz öylemi?Akif te olsa farketmez Said de olsa farketmez.Hepsi şerrin tarafında saf tutup ihanet çorbasına tuz ekmiş.Madem ilmiyedendiler mütefekkirdiler sanatçıydılar nasıl olduda,yahudinin eliyle islam halifesine atılan iftirayı çamuru göremeyip, birer taşta onlar attılar.Devlet i Aliye'yi yıkıma götüren bu ağır günahın bir vebali yok mudur?Madem Akif bu denli Hürriyetpervermiş Atatürk ezanı yasaklarken neredeymiş.Tek cümlelik muhalefeti var mı?Haksızlık ve zulüm karşısınsa susan dilsiz şeytandır.Allah affetsin.
  • AbdallahAbdallah6 ay önce
    Mehmet akifinadına yazdığı şiirler pek de mazlum olmadığını kimlerle ortak görüşte olup sonradan sürgüne gönderildiği de aşikar değil midir?
  • Fransa 1789 darbesiFransa 1789 darbesi6 ay önce
    Abdulhamid hal edilip Selanik'e suruldugunde, sehir girindeki isiklandirmis ark-kemer'de sunlar yazilidir; Adalet, Kardeslik, Hurriyet. Abdulhamid bu isikli kemerin altindan gecerek sehire girer. Adalet Kadeslik Hurriyet ayni zamanda 1789 Fransa darbesinin sihirli 3 sozcugudur!
  • Fransa 1789 darbesiFransa 1789 darbesi6 ay önce
    Abdulhamid hal edilip Selanik'e suruldugunde, sehir girindeki isiklandirmis ark-kemer'de sunlar yazilidir; Adalet, Kardeslik, Hurriyet. Abdulhamid bu isikli kemerin altindan gecerek sehire girer. Adalet Kadeslik Hurriyet ayni zamanda 1789 Fransa darbesinin sihirli 3 sozcugudur!
  • TuranTuran6 ay önce
    Firaset (Manen kavrama,anlama,sezme kabiliyeti ) herkese nasip olmuyormuş demek ki.Devletine-Padişahına-Halifesine-Milletine karşı yürütülen batı eksenli algı operasyonlarının kurbanı olmuş kişilerdir.Dağ köyündeki köylümüz bile gavurun ne yapmak istediğini bilirken bu aydınlar nasıl bilmez ? Gerçek bu.Yorumlarla durumu kurtarmak anlamsız.Hata etmişler ve milletin hakkına girmişlerdir.Gerçi aydını böyle olan toplumun vay haline...ki darma dağın olduk zaten.
  • ALİALİ6 ay önce
    BU HUSUSTA ŞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ: O ZAMANIN AYDINLARI "MUHALİF OLMA" MODASINA UYUP ULU HAKANA KARŞI GELMİŞLER. HESABINI ALLAHA VERECEKLER AMA İMAN EHLİNE ALLAH RAHMET EYLESİN. NE DİYELİM.
  • AhmetAhmet6 ay önce
    Sayin hocam Bediuzzamanin Abdulhamiti elestirme noktasi Mehmet Akif ve digerlerinden cok farkli Said Nursi Hafiye teskilatini elestirmistir Abdulhamite veli padisah demistir Daha sonra pisman olacagi bi sey dememistir tenkid noktasinda lutfen bu noktaya dikkat ediniz aksi takdirde olayi carpitmis sayilirsiniz Risalelerde bunu okursaniz tam fehm edersiniz
  • MüslümMüslüm6 ay önce
    Abdülahamit'ten sonra devlet yıkıldı ise bu durumda en büyük sorumluluk yine Abdülhamit'in değil midir? 33 sene tahtta kalmış. Hainler darbe yapmasaydı bile daha kaç sene tahtta kalacaktı? Fatihten sonra yıkılmayan devlet, Yavuzdan, Kanuniden sonra yıkılmayan devlet, hatta Deli İbrahim zamanında bile ayakta kalan devlet Abdülhamit tahttan inince yıkılıyorsa 1. sorumlusu Abdülhamittir. Demek ki 33 yılda iyi bir sistem kuramamış. Yok efendim dış düşmanlar varmış vs ... Bunlar hep züğürt tesellisi. Günümüzde abd'nin düşmanı yok mu? Rusya'nın düşmanı yok mu? İsrail'in düşmanı yok mu? Her ülkenin dış düşmanı vardır ve zayıf düşen ülkeyi (eğer yenecek tarafı varsa) yerler. Osmanlı yıkıldığında petrol çıkacak yerleri tespit edecek 1 tane jeolog yetiştirememiş, petrol çıkaracak teknoloji üretememiş, bilim üretememiş. Bunları görmeyip, ah musul vah kerkük diye ağlanıp duruyoruz.
  • FerdiFerdi6 ay önce
    "Tayyar" isimli yorumcuya şunu söylemek istiyorum. Öncelikle "Bediüzzaman" tabirinin kendilerine yutturulduğunu söyleyebilmek için kulaktan duyma bilgilere değil Said Nursi'nin eserlerine müracaat etmek gerekir. Bunu yaparken de ön yargılardan uzak davranmak şarttır. Kaldı ki bu tabir zamane âlimleri tarafından kendisine verilmiştir. Ayrıca Bediüzzaman İstanbul'a ilk defa 1907 yılında gelmiştir. Bu yıllar Abdülhamid Han'ın etrafındaki paşaların sultanın etrafını kuşattıkları ve zaman zaman onun haberi olmadan baskının ölçüsünü kaçırarak pek çok yanlışa sebep oldukları bir dönemdir. Dönemin gerçekliklerine tam olarak vakıf olmadan yapılan her yorum şahsi görüşten öteye gidemez.
  • TayyarTayyar6 ay önce
    Sayın Yavuz Bahadıroğlu, kendi ifadesi ile "üstelik içeriden ve dışarıdan büyük bir maharetle yürütülen kampanyalar, algı operasyonları, yalan haberler" in o dönemin müslüman aydınlarını yanılttığını yazmış. 1) Aydın demek zaten böyle dezenformasyon, karalama kampayalarına karşı gerçeği görüp halkı uyaran kişidir. Demek ki o dönem yaşamış aydınların Said Nursi'nin Mehmet Akif'in basiretinde aşırı bir körelme var. 2) Said Nursi, Mehmet Akif gibi dindar aydınlara rağmen halk Sultan Abdülhamit'in değerini ve kıymetini biliyordu. Demek ki halkın basireti, feraseti sonradan "Bediuzzaman" diye bu millete yutturulmaya çalışan Said Nursi'den kat kat fazlaydı. Ne diyordu Said Nursi2. meşrutiyenin ilanında sonra yaptığı Selanik konuşmasında : "Demek şimdiye kadar mezarda idik, çürüyorduk. Şimdi bu ittihad-ı millet ve meşrûtiyet ile, rahm-ı madere geçtik; neşv ü nema bulacağız. " Ab dülhamit dönemini mezarda çürüme dönemi olarak görüyor. Meşrutiyetten sonra herşey çok güzel olacak diyor. Güzel oldumu peki? Tam tersioldu Said Nursi'nin desteklediği İttihatçılar ülkeyi 1. dünya savaşına hiç gerekmediği halde sokup perişan ettiler.. Bunun böyle olacağını cahil (!) halk biliyordu, Bediüzzaman(!) Said Nursi bilmiyordu....
  • TefekkürTefekkür6 ay önce
    Peki Sultan Abdulhamit Hana muhalefet eden ve sonra pismanligini dile getirenlerden olan Saidi ...
  • Birol Birol 6 ay önce
    Mehmet Akif bana göre de hatalıdır.İslam ölçü dinidir.Allah severken de,yererken de ölçülü olmayı emreder.Abdülhamid Han'a atfen yazdığı şiir de ölçüyü kaçırmıştır.Çok ağır ifadeler var.Her insan hata yapar.Hata yapmayan insan demek,hiç bir şey yapmayan insan demektir.Kimin cennetlik kimin cehennemlik olduğuna yalnızca Allah hüküm verir.Allah kalpleri hakkıylabilendir.Hatasıyla sevabıyla Mehmet Akif'ide seviyorum.Abdülhamid Han'ı da
  • BirolBirol6 ay önce
    Güzel bir yazı,Abdülhamid Han'ı da çok seviyorum.Mehmet Akif'ide çok seviyorum.İki sahsiyetten de bir tane daha yok.Sayin yazar bazen sizinle aynı fikirde değilim, ama bu konudahemfikirim Boşuna ugraşmayın sayın yazar,cahillere laf anlatamazsınız.Cahiller arasındaki, Alime acımak lazım.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer6 ay önce
    Kaleminize..sağlık..Anakronizm..meselesi..önemli..Abdulhamit.Padişahımız..da..Mehmet..Akif..Ersoy..da..necip..Fazıl..da..Hepsi..CENNET..MEKAN..
  • Abdullah TitizAbdullah Titiz6 ay önce
    Sn Bahadiroglu ,Dindar muhalifleri anlamak idegil ki sorun, zaten kendileri de bu muhalif tavirdan rucu etmisler ilerdie . Lakin bu rucu etmeleri, onlarin o hal ve seraitte ki muhalif icraatleri ile koskoca imparatorlugu parcalamaya goturen surecte hic gunahlari yoktu diyerek, kisilerin sahsi degil ancak o hallerini temize cikarmak, gafletlerini hos gormek, hurriyet aski idi onlarin ki demek ancak dalalet olur .Bu milletin munevveri olmanin agir sorumlulugu vardir, gafllete dusme luksunuz olamaz . Sokakta ki siradan vatandas degillerdi bu insanlar, sizler de .Kitlelere onculuk edenler muhalif olduklari aksiyonlarda tuttuklari safllara bir bakmali, kimlerle beraber kime karsi duruyorum diye.Bu munevverlerimiz sadece ABdulhamid Han' a degil bu milletin de hak ve hukukuna girdiler sebep olduklari ile, bazi pismanliklar bunlari alip goturur-goturmez, sadece Allah bilir .Lakin kanaatimce biz onlar bu halleri ile hepten masumdu, diyemeyiz .Mesele Abdulhamid Han meselesi degildi .Bu insanlar da bunu bilemeyecek kadar siradan degildi .Velhasil kimileri vatan sairi de olsa , kendilerine bilmem lakin ecdada millete devlete yazik ettiler . Dusmanlik edelim diye degil , lakin yanlislar bir ummeti paramparca etmisise sizler de bunu masumlastirmayiniz lutfen .Allah taksiratlarini affetsin .
  • Abdullah oksal Abdullah oksal 6 ay önce
    Şuan bazı aydınlarımız hala Abdülhamid anlamış değil yazık
  • MehmetMehmet6 ay önce
    Mehmet akif b.zaman entel ve ileri görüşlü insanlardıAbdulhamit.yikilan evi ayakta tutmaya akif ve b.zaman binayı eğitimle inşa etmeyi düşündüler. Abdulhamit gibi dahi biri istiareye açık olmadığından, zamanı iyi okuyamadığından osmanlı yıkıldı.Siyasal islam popülizm ile işlerin yürüyeceğini düşündüğünden herkes kaybetti
  • Siz akifciliği çok abarttınızSiz akifciliği çok abarttınız6 ay önce
    Abdülhamide hakaretler, kafir demeler , içki içmedi diye eleştirmeler. Bunları açıkla bakalım neyini anlayacakmışız. Abdülhamidden öncede sonrada mason abduh efgani zihniyetinde devam etmeler. İslam devletinin yıkılması için uğraş, yıkılıncada niye bunlar başımıza geldi diye Allah'a isyan şiirleri yaz. Müslümanlara model olacak kapasitede değil. Abdülhamidin yanında dursalardı islam deleti yıkılmazdı istiklal marşına gerek olmazdı. (Ortada istiklalde yok zaten islam devleti olmadığı için)
  • mutmainemutmaine6 ay önce
    SANKİ GÖNDERİLEN KİTAP SADECE bize gönderildi, müslümanım diyen cihad nedir bilmiyorsa, tek derdi para ,hayatı olmuşsa riya. Sen kime anlatırsın bunları Bahadır ! Önceden çeyiz sandıkları vardı, şimdi adam sandıklarımız var. ALLAHIN EMRETTİĞİ GİBİ DEĞİL İSVİÇRE KANUNLARINA GÖRE YAŞAMA DERDİNDELER. TAKILMIŞ PLAK GİBİ MODERN DÜNYADAN BAHSEDERLER.her fırsatta geçmişi ihanetle kötüleyenler, FRANSIZ KRALININ SOLUNDA OTURANLARA SOLCU, SAĞINDA OTURANLARA SAĞCI..denildiğinide bilmez. Ama demokrasiyi şeriat kılıcı gibi kullanmak isterler. İngiliz kraliyetinin neden hala milyonlar harcayan sarayları var,ses çıkaramaz..HERŞEYE BİR CEVAPLARI VARDIR. kitap okumazlar yalan haberlerin algısına kendilerini öyle inandırmışlar ki, artık onlar için geçmiş sadece bir hikaye...Burada her yorum yazanı alim zannederek okurdu millet, yorumlara bakınca ankıyorsun ki ihanet!
  • Ahmet ÖzdemirAhmet Özdemir6 ay önce
    Akif milli şairimizdir. Fakat onun Abdülhamide ağza alınmayacak galiz küfürler yapmasını gerektirmez. Aldanmış, aldatılmış tır. Eleştirinin de bir usturubu vardır. Bu konuda haksızdır. İslam'ın meşru halifesine isyan ve başkaldırı hiç bir Müslüman'a yakışmaz. Bu gün de aynı saldırıları görüyoruz. Şer güçler aynı iftiraları atacak kadar bayağılasabiliyor. Bunlar sanatçıdır, hürriyet kahramanı mı diyeceğiz. Hatalı ise hatalı, yanlışa yanlış demekten korkmayalim ki aynı hatalari işlemeyelim. Akif de bir beşerdir, elbette hata yapabilir. Ümit ederiz sonradan hatasını görmüş tevbe etmiştir. Abdülhamid ten sonra ülke bozuk para gibi parçalanmış, çeşitli cephelerde 4 milyona yakın şehit verilmiştir. Bütün bunlar kıymet bilmemenin, nankörlüğün, maceraperestliyin sonucudur.
  • mhmtmhmt6 ay önce
    Allah razı olsun hocam. Başkalarına bakıp bilip bilmeden konuşup dururken battıkça batıyoruz. Herkes kendisine bakmalı. Başkalarını bir çırpı da karalarken acaba bizler dosdoğruyu yapıp yaşayabiliyor muyuz? Yaşıyorsak neden ortalık ASRI SAADET olmuyor? Acaba biz gerçekten dosdoğru olup yaşayabiliyor muyuz? laf çok icraat yok. Söven sövene. Yaşayan sevabı ve günah ile yaşamış. Bir devir geçmiş bir devir gelmiş. Biz önümüze, kendimize bakmalı,hem kendimizi hemde çevremizde dosdoğru örnek ile yaşamalıyız. Hz. Aişe Peygamberimizin ahlakını soran kimselere " Onun ahlakı Kuran ahlakıdır" şeklinde cevap vermiştir. Gerçekten sevgili Peygamberimiz (SAV) gibi yaşamaya çalışıyor muyuz? Devletimiz milletiyle örnek yaşaması için çalışıyor mu? Bunun için gayret göstermemiz gerekirken hep birilerini yerin dibine batırırken NE OLDUM DEĞİL NE OLACAĞIM diyerek yaşamaya çalışabiliyor muyuz? Allah resülü (s.a.v.) dünyaya asla itibar etmedi. Günümüzde ise dünya itibar edilirken ahiret ise var mı, kul hakkı var mı, mahşer var mı, ... düşünen akleden ise sözde çokta takan yok. O zaman bu bilindiğine göre yani çözümü de ortaya koyduğunuza göre neden bekleniyor? Bireysel olmak kadar devletçe de çözüme neden gidemiyoruz, gitmek istemiyoruz? Gerçekten elimizi tutan mı var? Yoksa bizi bilerek oyalamaya tartışmaya yanlışa sürüklemeye mi çalışıyorlar? Yani BÖL PARÇALA YUT yani yoket. Dosdoğru uygulamaya adım atmak varken (mesela idam yasalaşabilecekken idamı getirememek gibi.) neden dosdoğru yol için raya adım atmıyoruz? “Ey akıl sahipleri! Sizin için kısasta hayat vardır. Umulur ki böylece hem öldürmekten hem de öldürülmekten korunursunuz.” (Bakara Sûresi 179) diyen rabbim yanılıyor mu? Kimden çekiniyoruz? Caydırıcı cezalar olmadan hiçbir işimizi dosdoğru yapamayız. laf çok ama icraat yok. Bu yüzden devamlı canavarlar ortaya çıkarıyoruz. Çünkü Allah korkusu kalkıyor, kul hakkı önemsenmiyor. İsraf ve haksızlıklar çığ gibi büyüyor. Neden piyango kuyrukları her sene daha da kısalacağına artıyor dersiniz? Rotası olmayan gemi gibi veya tekeri patlayan kamyon gibi veya freni boşalan taşıt gibi gitmiyor muyuz? Bu yanlışlarda veballer de yöneticilerin veballeri yok mu, olmayacak mı? Yanlışlarımız bir tane olsa önemli değil düzelir diyeceğim. Ama dokunduğumuz her şey elimizde kalıyor. Doğruyu biliyoruz, söylüyoruz ama tersini yapmaya devam ediyoruz. Temenni iyi güzel de, ortalık bataklıktan geçilmiyorsa insanlarımız ne yapabilir ki? Örnek olacaklar ördek gibi yaşayıp durdukça nasıl inandırıcı olup davaya sahip çıkacağız? “Bir elime Ay’ı, diğer elime Güneşi verseniz bu davadan vazgeçmem.” diyen, ümmetim ümmetim diyerek üzerimize titreyen Allah(CC)'ın kulu ve elçisinin yaşayışı nerede ümmetinin yaşayışı nerede, gençlik nereye kayıyor? Kadını köleleştiren cahiliyeye geriye döndük. Statları doldurarak heva ve heveslerimizi tavan yaptık. Talih oyunlarına piyangolara bel bağlar olduk. Modanın fuhşiyatın mal mülkün kölesi olduk. Teknolojinin oyuncağı olduk. Gençlik elden giderken bataklıklara batmaması için gençleri kurtarmak isterken kurtaramamak bir kenara kendimizde bataklığın içine gömülür, olduk. Dizilerle filmlerle şeytanın istediği her şeyi güzel şatafatlı ve en değerli olarak gösterdikçe gözlerimiz faltaşı gibi açılır oldu. Dünyaya kazık çakmak için yarış almış başını gidiyor. Nefisler doymuyor, çoştukça çoşuyor. Her taraftan gaz verdikçe uçuyoruz ama çakıldığımızı göremiyoruz. Örnek yaşayış ise ağızlarda. Yaşayacak insanı bulamıyor. Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz, servete, şöhrete ve debdebeye asla itibar etmedi. Zaman oldu ki, Arabistan’ın bütün hazineleri ve altınları eline geçtiği, tabir caiz ise, dünya her şeyi ile O’na iltifat edip, kendisini cezp etmek istediği halde, O onlara itibar etmedi ve onlardan ne KENDİSİNE BİR PAY ayırdı, ne YUMUŞAK YATAKTA yattı, ne LEZİZ YEMEK yedi ve ne de İHTİYACINDAN FAZLA BİR KAT ELBİSE giydi. Medine’ye hicret ederek az zamanda birçok fütuhata mazhar olduğu, dünya O’na boyun eğip meftun olduğu halde, O, asla dünyaya itibar etmedi. Hz. Ömer (r.a) şöyle anlatıyor: “Bir gün Allah Resulünü ziyarete gitmiştim. Hizmetçisi Rebah’dan izin istedim ve içeri girdim. Allah Resulü bir hasır üzerine yattığı için, yüzüne hasırın izleri çıkmıştı. Tahtadan yapılmış olan dolaba baktım; bir tasın içinde sadece biraz arpa vardı. Bu manzara karşısında duygulandım, gözlerim doldu ve kendisine: Ey Allah’ın Resulü! Kisralar ve Kayserler saraylarında lüks ve rahat içinde yaşarlarken sen burada sıcağın altında, mübarek vücuduna hasırın izleri çıkmış olarak yatıyorsun. Halbuki sen Allah’ın Resulüsün. Müsaade etsen de sana bir yumuşak yatak yaptırsak.” dedim. Allah Resulü tebessümle yüzüme baktı ve şöyle buyurdu: “Dünya benim neme gerek Ya Ömer! Dünyanın onların, ahiretin ise bizim olmasına razı olmuyor musun?” Başka bir gün Hz. Fâtıma’nın boynunda altından bir gerdanlık gören Allah Resulü şöyle buyurdu: “Kızım, insanların "Peygamberin kızı Fâtıma’nın boynunda altından bir gerdanlık gördük." demeleri hoşuna gider mi?” Ebu Zer Hazretleri şöyle anlatıyor: “Bir gece Allah Resulü ile bir yerden geçiyorduk. Bana dönerek şöyle buyurdular:“Bütün Uhud Dağı altın olup, benim olsa, onun tek bir dinarının bile üç gün yanımda kalmasını istemezdim; yalnız borcumu ödemeye yetecek kadarını saklardım.”KISSADAN HİSSE. Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? "Tarih"i"tekerrür"diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? (Safahat: Yedinci Kitap Mehmet Akif ERSOY). Durmak yok dosdoğruyu anlatmaya ve yaşamaya devam. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • MAĞDURUM ABİMAĞDURUM ABİ6 ay önce
    Recep Urhan Beyefendi;Hakkı aliniz var efendim.Biz istikbalimizi kaybetmedik ki istiklal marşı olsun buyurmuşsunuz.Biri istikbal biri istiklal ama olsun bu küçük ayrıntıyı geçelim efendim.Biz istikbalimizi kaybetmedik ki evet el hak doğru.Osmanlı 1.Cihan harbinden büyük bir zaferle çıkmış ( Resmi tarih savaşı kaybettik der ) .30 Ekim 1918 de Mondros ateşkes anlaşmasını imzalayarak , İngiliz , Fransız ve İtalyanlara silah bıraktırıp , ordularını dağıtmış , tüm silahlarına el koymuş askerlerini de terhis ettirmiştir.Bunun üzerine İSTİKBALİNİ kaybeden İngilizler büyük bir donanma ile anlaşma şartlarına göre ( Bknz gizli tarih /istikbalini keybeden İngilizlerin İstanbula gelişi bahsi) 16 Mart 1919 da İstanbula gelerek donanmalarını ve askerlerini utanç içinde Osmanlıya teslim etmişlerdir.İngilizler daha sonra yine anlaşma şartları uyarınca Yunanistana ; hey dostum sen de İzmire gidip tüm ordunla teslim ol ve istikbalini ver demişlerdir.15 Mayıs 1919 da Yunanlar İzmire gelerek ordularını törenle teslim etmişlerdir.Ancak tam bu sırada adlı bir İngiliz ajanı ,Yunanlı , mason , annesi k....nede çalışan babasının adı Abdoş olanMustafa Kemal adlı bir vatan haini İngiliz Muhipleri Cemiyeti , Kuvayı İnzibatiye gibi örgütler kurarak Osmanlının bu büyük zaferini hazmedemeyerek İngiliz ve Yunanları Osmanlıya karşı ayaklanmaya çağırmıştır.Bunun üzerine İSTİKBALİMİZİ kaybetmediği için İstiklal Marşına da ihtiyacı olmayan Osmanlı Devleti uluslararası bir bildiri yayınlayarak şöyle demiştir;Son günlerde devleti aliyenin muhtelih yerlerinde İSTİKLAL MARŞI adı altında bir marş söylene gelmiş olup nazarı dikkate alınmaması hatta hah hah haaaa diyerek gülünüp geçilmesi hususunda malumatınızı rica edCemiyuetieriz.Zira biz ,''istikbalimizi kaybetmedik ki istiklal marsi olsun''demişlerdir.Bunu duyan İngiliz Muhipleri Cemiyeti başkanı Mustafa Kemal hiddetle ;Demek öyle deyip derhal harf devrimi yapıp milleti bir gecede cahil bırakarak ÜOsmanlıya darbe yapmıştır.Fakat istikbalinin sakat olduğunu görünce bir sabah gizlice bir ingiliz zırhlısına binip Okalüptüs adalarına kaçmıştır.
  • NuriNuri6 ay önce
    Millete rağbetine rağmen Abdulhamit Han'a muhalefet, milletin irfanından uzak ister dindar ol ister dinidar aydın bu muhalefet değil illettir. Dün de illettir bugün de illet. Devası milletin irfanını yakalayabilmek. Bu irfandan uzak illeti her zaman zillet olarak bileceğiz, bu illete mikrop taşıyanları unutmayacağız. Unutmayacağız ki, sonradan aydınlananlar bizden bunu istemektedirler aydınlanlanınca düştükleri bu zilleti itarafları da bunun için değil midir, biz de bu illetlere mikrop taşımayalım taşıyanlara da ister dindar ister dinidar aydın! olsun "milletin irfanına bakın" diyelim. Bakın ki Abdulhamit Han'a yapılanların pişmanlığını yaşamayın. Tabi bir Allah'a (CC) verecekleri hesap var...
  • Hakan Nihat Hakan Nihat 6 ay önce
    İsabetli bir uyarı olmuş
  • NursiNursi6 ay önce
    abdulhamid müstebid idi,şahsından başka şey düşünmüyordu,demokrasiye tahammülü yoktu,halktan kopuktu,Bediüzzaman gibi bir alimi bilemüstebid ve zalimliği ile hapishaneye atmıştı.Yıldız sarayında keyfine göre bir hayat sürüyordu.Abdul hamide özenenler de bu gün milletin sefaletini görmezden gelerek 1150 odalı saraylardahanedan hayatı yaşıyorlar,hırsızlık almış başını gidiyor,yalan mübah olmuş zina serbest,faiz meşru güven hırpalanmış vb
  • Bir gecede cahil kaldımBir gecede cahil kaldım6 ay önce
    Fahri Zengin Beyefendi;Resmi tarih sizin de zihninizi alt üst etmiş anlaşılan.Allah ( cc) size doğru yolu göstersin inşeAllah.Bilinmeyen , derin , saklı ve gizli tarih eserlerinden istifade buyurursanız hakikati öğreneceksiniz.Bendeniz size sadece bir kaç örnek sunacağım efendim;1-12 ada , Kıbrıs , Rodos , Girit adaları bir hezimet ve utanç kaynağı olan Lozan anlaşmasında İtalya' ya verilmiş , ancak bu anlaşmayı tanımayan ve yırtıp atan ve Sevr anlaşmasıyla işgalcilere Osmanlı tokadı atan SultanVahideddin tarafından geri alınmıştır.Herkesin malumu bugün Ege ve Akdeniz' de Yunanistanın elinde bulundurduğu bir kaç adacık da tamamen ellerinden alınmış adamların ellerinde hiç ada kalmamış ,  gibi dımdızlak ortada kalmışlardır haşa huzurdan.
  • Recep urhanRecep urhan6 ay önce
    Biz istikbalimizi kaybetmedik ki istiklal marsi olsun. Bu mars ayet hadis degildir ki yazana ve soyleyene ismet sifati kazandirsin. M.akif te besrdir babasi cingene beyidir. Muharrir ileriyi gorur ruzgara kapilip cinari kesmez . Sonrada nedemet duyup aglamaz.o da beserdir elestirilmesi normaldir.
  • receprecep6 ay önce
    zengin fahri senin hiç abdulhamit dönemini okumayıp araştırmadıgın belli bir daha düşüncelerini yazacagın zaman önce bir araştır sonra yaz çünki direk cehalet ortaya çıkıyor
  • Tamer Özdemir Tamer Özdemir 6 ay önce
    Allah razı olsun. Her zaman 'dönemin şartları' göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
  • yörükoğluyörükoğlu6 ay önce
    Bilgisine birikimine inandığım sayın yazar inşallah bir gün de birmakalesini merzifonlu kara mustafa paşanın idamı konusuna ayırır
  • Fahri zenginFahri zengin6 ay önce
    YAHU ABDULHAMITIN KAZANDIGI 1 TANE SAVAS YOK KAZANDIGI 1 SANTIM TOPRAK YOK HAYAYI BOYUNCA SARAYDAN DISARI ADIM ATMAMIS ANADOLUYU HIC GORMEMIS NEDIR BU ABDULHAMIT HAYRANLIGI ANLAMADIM GITTI? SANAYI YOK TEKNOLOJI YOK MATBAA 250 SENE SOKULMAMIS ANADOLUYATABIKI OSMANLI COKER ABDULHAMIT ABDULMECIT BUNLAR ZATEN BIRSEY YAPAMAZDI OMRU BITMISTI OSMANLININ TRENI KACIRMISTIK MALESEF
  • OkurOkur6 ay önce
    Hükümdarı uyaranların hepsi değerli şahsiyetlerdir.Hükümdar dahi sonraları bunu farketmiş ama...
  • OkurOkur6 ay önce
    Evet belki de Akif,Rıza ve Said hayıflanmakta haklıydılar ama onlar hükümdara uyarılarını da yapmışlar ; bu ortamda ya senin yerine başkası gelse ya güç senden alınır da başkasına verilse diye uyarmışlardır...bu kadar istibdâtya bir gün Allah'tan korkmayanların kullanımına geçse ne olur milletin hali.
  • YasinYasin6 ay önce
    Muhterem hocam,Mehmet Akif'in mason olan Abduh ve Efgani gibi isimleri üstadı olarak görmesi, şiirlerinde bir takım hususlarda aşırıya kaçması - yok musun ey adli ilahi- gibi konulara da izahat getirir misiniz?
  • AsaAsa6 ay önce
    Cennetmekân Abdulhamid Han 30 küsur yıl tek adam oldu. Gölgesinde ot bitmedi. Her şey ondan soruldu. Kendi gidince de tutacak bir direk kalmadığı için çatı çöktü. Hatası budur.
  • UgurkavakogluUgurkavakoglu6 ay önce
    Mehmet akifinnesline bir bakın hayatının son demlerini inceleyin. İçler acısı bir durum. Abdulhamit çok kötüydü ama şapkayı hiç tereddütsüz giymiştir. İşte istibdat. İskilipli atıf kadar olamamıştır.
  • dahilekdahilek6 ay önce
    hadi abdulhamid de kandırıldı. ki müminin ferasetiyle görür veya ilhama mazhar olur bu ayrı. 1950 ye kadar icraatlarda dindarların asılıp dinin yasaklanmsıznda vekil idi. abdulhamidi indiren mason komitesinin üyesiydi bunu hiç bir şeyle açıklayamazsınız. çünkü tevile açık bir tarafı yok herşey ortada. onun için bu ve diğerlerinin bu işlemlede bütük hesabı var.
  • Ugur kavakogluUgur kavakoglu6 ay önce
    İş işten geçtikten sonra kına meselesi var. Andulhamit gitmiş vatan da gitmiş. Kendini alim sanan ucubeler her zaman her daim böyledir. Esat coşan Erbakan kavgası abdulhamit mehmet akif ersoy. Bunlar islama darbe vurmuşlar. Bu milletin kazandığı her günahtan bunlar da hisse alacaklar. Hadis var kim kötü bir iş başlatmışsa kıyamete kadar işlenen aynı günahtan hisse alacaktır. Yani akif ersoyun kürt saidin öbür kü dünyaları çok karanlıktır.
  • AtaturkcuAtaturkcu6 ay önce
    ...GORDUGUNUZ KOPRU YOL HAN HAMAM YOL TERSANE HEP SELCUKLU ROMA BIZANS VE BEYLIK DONEMLERNDEN KALMADIR GIDIN BAKIN ARASTIRIN.HELE KARADENIZDE HIC ESER YOKTUR
  • CavitCavit6 ay önce
    Allah razı olsun Bahadiroglu abi
  • Zekeriya gökçe Zekeriya gökçe 6 ay önce
    Bedi Allah’ın ismi göklerin ve yerin yaratıcısı... sahi Abdullah dese güzel ve edebe haizden bu insanları ilahlaştırma ilah edinenler kendi akıl ve fikirlerini İngilizlere kiraya verenler uçuruyor.Uçurun, zamanın fetösü desen daha doğru
  • Vatandaş Vatandaş 6 ay önce
    Tarihin gidişatını iyi okumak lazım sebep sonuç açısından önemli diye düşünüyorum
  • Abdurrahman Kılıç Abdurrahman Kılıç 6 ay önce
    M.akif in devlete ve millete faydası elbet inkar edilemez lâkin onun reşid rıza,abduh ve afgani gibi itikadı bozuk ve bazı mason kişilere methiyeler yazıp onlar gibi dinde reform istemesi de görmezden gelinemez. Siz de akifi toptan kabul etmeyin lütfen ve sultan hakkında geri dönüşleri olmuş ama bu fikirlerinden döndüğüne ne kimse şahit ne bir yazısı vardır.
  • ALİ ALİ 6 ay önce
    Mevzu ne Abdülhamid ne Akif koca ülke halifelik gitmiş bu düşman lık değil gerçek tır kim sebebse bunun vebalı onun üzerine dir yazıklar olsun cennet mekan Abdülhamid han seni seviyoruz
  • Nurullah Gürler Nurullah Gürler 6 ay önce
    Bütün bu anlatılanlar Abdülhamide yapılanları affettirmez. Din ve devlet düşmanlarıyla aynı söylemlerde buluş. Yayın yoluyla ona ve temsil ettiğikesime karşı düşmanlara bir ol. Koca İmparatorluğu Ingiliz e Rusa yardım eden ssaldırılarla hep birlikte yıkın. Ondan sonra Rıza Tevfik kadar bile pişmanlık gösterme. Ayıp oldu yahu filan de..Ama söylembirliği ettiklerinin daha sonra ona çektirdikleri,keffareti olur inşaallah
  • Gazali EmmiGazali Emmi6 ay önce
    Senin ''üstad'' Mehmet Akif' e... diyor sayın ''tarihçi'' :)))))
  • AHMETAHMET6 ay önce
    Kaleminize sağlık Hocam.Zamanımızdaki muhalifler, S.Abdulhamid dönemini hatırlatıyor. Abdülhamid devrildikten sonra ona iftira atanlar, özür dileyen şiirler yazmışlardır. Hattasürgündeyken ona, gidip "Devleti idare edemiyoruz, bize yardımcı ol" diye ricada bulunmuşlar. Ama o "İş işten geçti, yapabileceğim bir şey yok " demiştir. Affınıza sığınarak , Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, ondan özür dileyen şiiri.NERDESİNŞEVKETLİM, SULTAN HAMİD HAN?./FERYADIM VARIR MI BÂRGÂHINA?/ ÖLÜM UYKUSUNDAN BİR LÂHZA UYAN/ŞUNANKÖR MİLLETİN BAK GÜNAHINA/BİZDİK UTANMADAN İFTİRA ATAN/ ASRIN EN BÜYÜK SULTANINA.Tarih ileride R.T. Erdoğanı bu şekilde yazacaktır.
  • İsmet İsmet 6 ay önce
    M. Akif meselesi sadece Ulu Hakan muhalifliği değil itikadi arızası olan Afgani gibi Abduh gibilerin peşine takılması ve bazı şiirlerindeki kadere isyan olan cümleleri.
  • Ayşe Ayşe 6 ay önce
    Abduh gibi ıngiliz ajanı hainiivmesi kutlaması büyük hatasıdır hayvan ödlek korkak demesi de günah hanesine yazılmıştır bizbüyük sultan a kim gadretmisse karsisindayiz
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent6 ay önce
    Sıkıntımızı Yazdığımız Tek Gazete Olan Yeni Akit Gazetesinin Değerli Yazarlarının Yardım Ve Aracılığıyla; Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • MustafaMustafa6 ay önce
    Devlet ilim adamlığı karanlıkta bile hakikatı görendir islam Halife'sine domuz diyenler sonraları islama kalkan küfür kılıcına ve müslümanlara vurulan prangaya zulmedenlere gık diyememişlersonradan itiraf bade harabil Basra
  • Bilal ÇinkılıçBilal Çinkılıç6 ay önce
    Allah (cc) razı olsun Yavuz abi bizi aydınlattığın için.
  • AliAli6 ay önce
    Allah CC ve Rasülü'nünün halifesi Sultan Abdulhamid Han'a muhalif olmak...Mesele bu kadar net..
  • Mardinli sonra dediğin adamlarMardinli sonra dediğin adamlar6 ay önce
    Sayın yavuz hocam.Buyurduğunuz dindar yazarların muhalefetin sebebi neyi di?Gelelim bu meseleye sultan abdulhamidin durumuna biliyorsunuz iç dusmanlari ve dismanlari vardı.Bu dediğin din adamlar ona muhalif oldular imparatoru kurtardılar?yoksa yoktular mı ?bana göre yıktılar sultan iktidardan düşerken ittihad ve terekkiiktidara geldi ve osmanlının sonu getirdiler.Osmanlının yikilisimi mi daha iyi yoksa bakası mı?bana göre bakası daha iyidi.Bize islam devletimi getirdiler hayır laik din düşmanı getirdiler onların muhalefeti bize ne gibi bir faydamız oldu onuda açıklarsan iyi olur.Tabiki bir birimizi eleştireceğiz bir birimizin hatalarımızı duzelterecegiz ama düşmana kardeşimizi teslim etkiyeceğiz.Yapıcı muhalefet yapacağız eyer muhalefet yapsak .Onların topluma faydası olmadi aksine zarar gördü sonra onlar pişman oldular muhalefet ettikleri için ama iş işten geçtikten sonra hataları anladılar
  • Muhammet GençMuhammet Genç6 ay önce
    O GÜNÜN "AYDINLAR " I NIN BOYU SULTAN ABDÜLHAMITİ ANLAMAYA YETMEMİŞ SE GARİPLER NE YAPSINLAR.O ULU İDİ, BUNLAR DA YANINDA CÜCEKALMIŞLAR...
  • AkilAkil6 ay önce
    Dindar muhalifler eskiden hürriyet isterdi şimdi hürriyet deyince aklına sadece inanç hürriyetinden başka bir şey gelmiyor. Bu bile sizi kendinize getirmiyor mu?
  • VeyselVeysel6 ay önce
    Herkes işine geldiği gibi konuşup yazıyor. Hürriyet içinmiş, anlamaya çalışılmalıymış. Peki hürriyeti bulmuş mu? Bu kafalar koca Osmanlıyı yıkıma götürmüştür. İngiliz ajanı Abduh ve Afganiye bağlanıp yolundan giden kim?
  • MoaMoa6 ay önce
    Hocam güzel yazmışsınız. Yarınki veya sonraki yazınızda mailden sorduğum soruya da yer verir misiniz?
  • Kunta Kürt'e Kunta Kürt'e 6 ay önce
    Yaw yeter artık çıkın bu Osmanlı hayallerinden , bu bir hastalık oldu ! Sene 2018 bitti bitecek millet Mars'ta araba yarışmadı yapılor alooooo uyuşturmayın bu milleti !

Günün Özeti