--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yaşanan yanlışlıkların düzeltilme çaresini kendi değerlerimizde bulalım!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
9

Yaşanan yanlışlıkların düzeltilme çaresini kendi değerlerimizde bulalım!

YAŞAR DEĞİRMENCİ 

Çareyi içimizde arayalım dışımızda değil.

Hep bireysel ve toplumsal çürümeye çare arıyoruz. Dindarlar da dini hayattan uzak olanlar da. İnternet, bilgisayar, teknoloji ağının bizi kuşattığını bildiğimiz ve zihin işgali altında olduğumuzun farkında olarak çare aranmalıdır. Yapay zekaya aşırı rağbetin her varlığın mahlûk/yaratık olduğunu, her şeyi yaratan, yoktan var eden, öldüren dirilten yüce yaratıcı Allah Teala’yı unutmadan çare aranmalıdır.

Peygamber Efendimizin tebliği, indirildiği çağda dinî, sosyal ve kültürel alanlarda köklü bir yenilik hareketi ortaya koymuştur. Ancak bu yenilik anlayışı, geçmişi tümüyle reddeden bir kopuş değil, insan fıtratına ve vahyin ilkelerine dayalı bir ıslah sürecidir. Çaresizlere çare, dertlilere deva, hastalara şifa taşımıştır. Yenilik, ilerleme, gelişme ve dinamizm, insanlığa mutluluk getiren adımlardır. Hz. Peygamber’in mesajı, her şeyden evvel geldiği çağda dinî, sosyal, ekonomik, ahlâkî ve kültürel düzenlemeler açısından muazzam bir yenilikti. Çünkü Hz. Peygamber’in gayesi toplumun değerlerini ne olursa olsun altüst etmek değil, her alandaki bozuklukları düzeltmekti. Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Peygamber’in müminler için canlı ve mükemmel bir fazilet örneği olduğu bildirilmektedir. Dolayısıyla onun hedefi insanlara hayatta pratik olarak uygulayabilecekleri kuralları öğretmek ve bunları kendi yaşayışında göstermektir. Müminlere düşen de onu örnek almaktır. Bu hususla ilgili ayet-i kerimenin meali şöyledir: “Andolsun ki Resûlüllah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”

Namaz, zekât, oruç ve hac; yalnızca bireyin Allah ile ilişkisini güçlendiren ibadetler değil, aynı zamanda Müslümanları ortak bir kimlik ve kardeşlik bilinci etrafında buluşturan güçlü toplumsal bağlardır. Modern çağın yalnızlaştırıcı etkilerine karşı güçlü bir birlik zemini oluşturur.


İnsanın yaratılış gayesi, mutlak bir varoluşun ötesinde, kendisini var eden Yüce Yaratıcı’ya kulluk etmek ve O’nun kâinata serpiştirdiği sayısız nimetlere karşı şükür vazifesini yerine getirmektir. İslam terminolojisinde bu kulluk ve şükür süreci “ibadet” kavramıyla şekillenir. İbadetler; ilk bakışta kul ile Allah arasında gizli, dikey bir köprü gibi görünse de esasen yatay düzlemde bireyi topluma, toplumu da evrensel bir kardeşlik halkasına bağlayan muazzam bir sosyal tutkaldır. Müslümanlıkta tekil bir dindarlık anlayışından ziyade, kolektif bir duruş ve cemaat şuuru esastır. Bu yönüyle dinimiz, akil baliğ (ergenlik ve akıl sağlığı) çağına ulaşmış, gücü nispetinde kadın-erkek her mükelleften yerine getirmesini istediği farz ibadetleri toplumsal bütünleşmenin birer aracı kılmıştır. Namaz, zekât, oruç ve hac gibi temel farzların, Müslümanların sosyal ve itikadi birliğini nasıl pekiştirdiği, modern çağın getirdiği yalnızlaşma krizine karşı nasıl birer kalkan olduğu mutlaka bilinip amel edilmelidir. İtikat-ahlak-ibadet-muamelat kapsamıyla öğrenilmeli, kısır döngüden kurtarılmalı. Hayat tarzına dokundurtmayan, “herkes için en doğru yaşam biçimi” gibi sunulduğunda hem hasta hem de tedaviye yanaşmayan konumdadır. 

Kendi kavramlarından kopukluk fikri yapımızı da etkiliyor. İslam’ın bazı temel kavramları anlamlarından uzaklaşarak daralmış veya değişmiş, sosyal medyanın müdahalelerine maruz kalmıştır. Öncelikle, değerlerin bilinmesi ile değerlerin yaşanması arasındaki kopuşa dikkat etmemiz gerekiyor. Değerlerin tamamen terk edilmesinden ziyade, değerlerin gündelik hayatta davranışlara yansımadığı görülmektedir. Yani sorun, değerlerin yokluğundan ziyade bireysel ve nihayetinde toplumsal düzlemde davranışı yönlendirme gücünü kaybetmesidir.

Diğer taraftan, ihtiyaç kavramı da dönüşmüştür. Geleneksel İslam ahlakında ihtiyaç; hayatı sürdürebilmek, onuru koruyabilmek ve toplumsal dengeyi bozmayacak ölçüde yaşamı devam ettirebilmekle ilişkili iken, modern tüketim toplumunda ise ihtiyaç her isteğin yerine getirilmesine dönüştü. Sosyal medya her şeyi yaydı. Doğru ve yanlışlığına bakmadan. 

 Hadis-i şerifte yer alan “Kişiye günah olarak, duyduğu her şeyi söylemesi yeter” ifadesi, özellikle dijital medyada bilgi paylaşımının ahlaki sınırlarını belirleyen temel bir çerçevedir.


Temel kavramları, dinin sabiteleriyle değişkenler de yer değiştirir hâle getirildi. 

Sünnet; başta, Resulullah’ın örnekliği, amel ve fiili iken, sonra basite indirgendi. 

Şeriat; başta, iman, ibadet, ahlak ve muamelat dahil olmak üzere dinin karşılığı idi, sonra amelî hükümlere, hatta en sonunda ceza hükümlerine dönüştü ve manası daraldı.

Din; başta, hayatın her alanını kapsayan ilahî bir usul/yöntem iken, sonra sadece itikad hükümlerini içine alan bir anlama dönüştü. Hatta sonraları çağdaş dönem sonrası din, sadece iman, ibadet ve ahlak hükümlerini içeren, hayata sokulmayan vicdanlara hapsedilen duyguya dönüştürüldü.

Bu değişim ve dönüşümün tarihi, neyin nereden neye dönüştüğü muhakkak bilinmelidir. Aksi takdirde kaynakların anlaşılması zorlaşır. Şeriatın, ceza hükümleri gibi anlaşılması sadece daralma değil, bozulmadır da…

İnsanımızı bunalımdan, kalabalıklar içinde yalnızlıktan kurtaracak olan her çare öncelikle Allah’a kulluktan başlar. Her türlü özgürlük isteyenler de nefsin, arzu ve isteklerin “kulluk esareti”nden kurtarılmadan da özgür olunmaz.

İslam’ın kelime-i şehadetten sonraki en büyük pratik direği olan namaz, dikey boyutta Allah’a bağlılığı simgelerken, yatay boyutta Müslüman toplumu aynı merkez etrafında kenetler. Kur’an-ı Kerim’de namaz emirlerinin pek çok yerde “Namazlarınızı kılınız ve zekâtlarınızı da veriniz” (Devam edeceğim İnşallah.)

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kanber

1 Ağustos 2026 15:28

Selamlar. Allah razı olsun hocam. Allah bize şuurlu müslüman olmayı nasip eylesin.

Ömer

31 Temmuz 2026 15:02

Hocam hz peygamber derken sallahu aleyhi ve sellem kısaca ( sav) denmeli biliyorum . Zaten kur ana sünnete uysal bütün meselelerimiz kendiliğinden çözülür . Saçı başı dağınık birisi berbere girmezse berberi suçlayabilir mi diye örnek veriyor evliyalardan birisi . Gerçekten de öyle . Bütün sıkıntılarımız maddi manevi dinden uzaklaşmamız neticesidir . Bu yüz yıllık değil 300 yıllık batılılaşma hastalığıdır bir kere girdi mikrop vücuda bir türlü çıkmıyor .

S.A.V

31 Temmuz 2026 18:36

Her ne kadar salat ,Ahzâb Suresi 56. ayette dile getirilse de, ben ismiyle anarken Hz Muhammed S.A.V , ismini kullanmayacaksam sevgili peygamberimiz demeyi tercih ediyorum

Mustafa

31 Temmuz 2026 14:21

Sakın ha Kur'an'a sahip çıkarsınız sakın. Kur'an'ı anlamaya bilerek anlayarak okumaya Kur'an'a sahip çıkalım. Dedi ki demiş ki zuhuratta görmüş ki kısaca dedi kodu dinini bırakalım. Allah subhanehu ve teâlâ nın anayasası Kur'an-ı hayatımıza anayasa yapalım.

Bir' in devamı

31 Temmuz 2026 10:28

Sabetaist göçmenler işbirlikçileri Orduya alınmasın askere alınmasın kılıç çeker sonra 15 Temmuz'u unutmayalım ki geleceğe güvenle bakalım

Bir

31 Temmuz 2026 05:42

chp yüzde doksan sabetaistlerden oluşur kaynak ırk araştırma yazarı Aytunç ALTUNDAL İspanya'nın kovduğu Nazi Almanya'nın yaktığı sabetaistler zalimliklikte sınır tanımıyor FİLİSTİN'DE yapmadıkları Zalimlik kalmamıştır ülkemdeler Erdoğan ile İslamiyet ile uğraşırlar ciyaklıyarak yatırım engeller sabetaist işbirlikçiler Ecdadımızın topraklarında Ecdadımızın kemiklerini sızlatamazlar Ecdadımızın katilleri kahraman gösterilmiş yalan Tarihle oyaladılar VEBAL NECİP MİLLETE ihanettir gerçek Tarihimizi öğrenmek HAKKIMIZDIR DEVLETİMİZDEN BEKLİYORUZ Perşembe Cumayı istiyorum Dilimizi istiyoruz geçmişle Dedelerimizle Ecdadımızla bağımızı koparttılar geleceği kendileri projelendirmek için İSLAMİYET'LE uğraşır yatırım engeller sabetaist göçmenler işbirlikçileri belediyeleri görüyoruz ASRIN YÜZYILIN İlk SOYGUNU tırlarla tonlarca para jetlerde yatlarda katlarda çok afedersiniz birçok metres babasının sevgilisi oğlu ile evlendiriyor görülmedik duyulmadık günahlar adamın iki pavyonu var diğeri Bulgaristan da imiş çalışanın maaşı Belediyeden 16 yaşındaki kız çocuğuna telefon ediyor duyulunca şaibeli trafik kazasında ölüyor kazayı yapan telefon edenin çalışanı mı çalışanın yakını mı chp İĞRENÇ ötesi insan olan yaklaşamaz sabetaist göçmenler işbirlikçileri siyasete girmeleri yasaklansın polis olamasın hukuk fakültesine girmelerini yasaklayın Devletim Duy sesimizi yasaklansın lgbtciler feto artıkları iyice araştırılsın alınmasın DEVLETİM yanındayım duy sesimizi

Ali.

31 Temmuz 2026 03:38

Sayın yazarım bunları iktidara süyle.

Dertli

31 Temmuz 2026 01:14

Toplum yozlaşma ve çürümüşluk içinde, hicbir ahlaki değer kalmamış..hırsızlık, yolsuzluk, torpil, adam kayırma, dolandırıcılık ülkede olağan hale gelmiş..

okur

31 Temmuz 2026 11:46

yaparsa akp yapar

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle