• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Kurban: Allah’a yakınlaşmanın ve paylaşmanın sembolü

03 Haziran 2025
A


Süleyman Gülek İletişim:

Kurban: Allah’a yakınlaşmanın ve paylaşmanın sembolü

SÜLEYMAN GÜLEK

İslam dininin emrettiği her ibadet, hem birey hem de toplum için pek çok hikmet ve fayda barındırır. Namaz, kişiyi ibadet bilincine ulaştırır ve Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar” (Ankebût, 29/45). Oruç sabrı, zekât paylaşmayı, hac ise ümmet bilincini öğretir. Tıpkı bu ibadetler gibi kurban da hem kulluk şuuru kazandırır hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir.

Kurban kelime anlamıyla “yaklaşmak” demektir. Dini anlamda ise Allah’a yakınlaşmak niyetiyle belirli zamanlarda, belirli şartları taşıyan hayvanların ibadet maksadıyla kesilmesidir. Kurban Bayramı’nın ilk üç gününde, mali durumu yerinde olan, akıl baliğ her Müslüman için kurban kesmek vaciptir.

Kurban ibadeti, mal ile yapılan bir kulluk göstergesidir. Bu ibadet, Allah yolunda fedakârlığın, teslimiyetin ve sadakatin sembolüdür. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hac, 22/34)

Kurban, yalnızca bir hayvan kesmekten ibaret değildir. Bu ibadet; Allah’a yakınlaşmanın, nimetlere şükretmenin, fedakârlıkta bulunmanın ve rızasını kazanma çabasının simgesidir. Aynı zamanda toplumsal yardımlaşmayı canlı tutar, kardeşlik duygularını pekiştirir ve sosyal adaletin tesisi için güçlü bir vesile olur. Özellikle kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, bu ibadetin manevi boyutunu daha da derinleştirir.

Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de bu gerçeğe şöyle işaret eder:“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır.” (Hac, 22/37) Kurban kesmek, aynı zamanda Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) sünnetidir. Kur’an’da “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” (Kevser, 108/2) buyurulmuş; Peygamberimiz (s.a.v) ise şöyle demiştir: “Maddi imkânı olup da kurban kesmeyen kimse bizim namazgâhımıza yaklaşmasın.”(İbn Mâce, Edahi, 2)

Bu ibadet kişiye, mal sevgisinin yerine Allah sevgisini koymayı öğretir. Cimrilikten arındırır, gönlü yumuşatır, paylaşmayı ve infakı teşvik eder. Kurban kesen bir Müslüman, Hz. İbrahim’in ve oğlu Hz. İsmail’in Allah’a olan teslimiyetini hatırlar ve onların bu eşsiz sınavındaki teslimiyeti örnek alır. Böylece kulluk bilinci canlı tutulmuş olur.

Kur’an’da bu şuurlu teslimiyet şu şekilde ifade edilir: “De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ve ben Müslümanların ilkiyim.” (En’âm, 6/162-163)

Kurban ibadeti, bireysel olarak kişinin Allah’a olan bağlılığını ve teslimiyetini gösterdiği gibi, toplumsal olarak da yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma duygularını kuvvetlendiren önemli bir ibadettir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) şu sözü bu ibadetin Allah katındaki değerini açıkça ortaya koyar: “Âdemoğlu Kurban Bayramı gününde Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapamaz.” (Tirmizî, Edahi, 1)

Kurban ibadeti Allah rızası için yapılır. Ancak diğer ibadetlerde olduğu gibi kurbanın da bizim için pek çok faydaları vardır. Müslüman, kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğdiğini ve kulluğunda samimi olduğunu gösterir. Allah’a kulluk yolunda karşısına çıkacak tüm zorluklara karşı sabırla mücadele edeceğine söz verir. Kestiği hayvanın etini Müslüman kardeşleriyle paylaşarak Allah’ın kendisine verdiği nimetlere şükretmiş olur.

Böylece bencillikten kurtulur ve başkalarını da düşünme bilinci kazanır. Bu yönüyle kurbanın sadece et yemek için kesilmediğini anlarız. Kurban, gerekirse en sevdiğimiz şeyleri bile Allah için feda edebileceğimizi gösteren bir ibadettir. Kurban; Rabbimize, verdiği nimetlerden dolayı şükür anlamı da taşır. Müslümanlar her kurban kesiminde, Hz. İbrahim (a.s.) ile oğlu İsmail’in Allah Teâlâ’nın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hatırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını simgesel davranışla göstermiş olmaktadırlar.

Kurban ibadeti aynı zamanda sosyal bir ibadettir. Müslüman, merhametin ve sevginin paylaşıldığı bu bayram günlerinde İslâm ümmetinin bir parçası olduğunu hisseder. Bu da onu manevi açıdan güçlendirir. Kurban, Müslümanlara kardeşlik, yardımlaşma ve birbirine destek olma bilinci kazandırır. Sosyal adaletin sağlanmasına katkıda bulunur.

Toplumdaki fakirlerin, kimsesizlerin gözetilmesine vesile olur. Zenginler bencillikten, fakirler terk edilmişlik duygusundan kurtulurlar. Dinimizde her ibadetin öz ve biçim olarak ayrı anlam ve hikmetleri bulunduğu için kurban yerine başka bir ibadet ikame edilemez. Mesela kurbanın parasının dağıtılması, fakirlere gıda yardımı yapılması, namaz kılınıp oruç tutulması kurban ibadeti yerine geçmez. Dolayısıyla imkânı olan Müslümanlar kurban ibadetini yerine getirmelidir.

Bu vesileyle, yaklaşan Kurban Bayramı’nın İslam âlemine huzur ve bereket getirmesini, özellikle başta Filistin olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki mazlum kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer

Kurban sıradan bir hadise ya da bayram değil . Kurban Allah’a teslim olmak , verdiği nimetlere şükretmektir . Mesele et değildir samimiyettir . Fakirlerin savaşta çaresiz olanların gözetilmesi korunmasıdır bayram . Zilhicce’nin son on günü çok faziletlidir . Yapılan ibadetlerin kat kat sevabı vardır . Cehennemden kurtuluştur .

Yalçın

Elinize emegine sağlık Süleyman bey çok faydalandım
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23