• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Kulluk ve imtihan

11 Kasım 2025
A


Süleyman Gülek İletişim:

Kulluk ve imtihan

Süleyman Gülek

İslâm’a göre insanın dünya hayatındaki en temel görevi Allah’a kul olmaktır. Bu kulluk, ancak imtihanlarla anlam kazanır. İnsan, karşılaştığı her zorlukta, sahip olduğu her nimet karşısında bir sınavdan geçmektedir. Bu imtihanlara karşı sabır, şükür, teslimiyet, tevekkül ve ahlâkî erdemlerle karşılık vermek, gerçek kulluk bilincinin göstergesidir. 

Kulluğun ve imtihanın iç içe geçtiği bu hayat yolculuğunda, kulun hedefi Rabbinin rızasını kazanmak ve ebedi kurtuluşa ulaşmaktır. Bu bilinçle yaşayan mü’minler için dünya, bir geçit; imtihanlar ise Rablerine bir adım daha yaklaşma fırsatıdır.

 İnsanın yaratılışı, dünyadaki varoluş gayesi ve karşılaştığı zorlukların hikmeti üzerinde düşündüğümüzde, İslâm’ın sunduğu temel kavramlardan biri olan kulluk (ibadet) ile imtihan(sınav) arasındaki sıkı ilişki karşımıza çıkar. 

Kur’ân-ı Kerim ve hadislerde açıkça ortaya konulan bu ilişki, insanın bu dünyadaki konumunu, sorumluluklarını ve ebedî hayatı kazanma yolundaki mücadelesini anlamamıza yardımcı olur. Zira kul olmak, ibadetlerini yapmakla birlikte; aynı zamanda imtihanlara sabırla, metanetle ve teslimiyetle karşılık vermeyi gerektirir. 

Allah’a kulluğun sadece namazla değil; günlük hayattaki davranışlarla da bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koyar. Kulluk, imtihanların sadece sabırla değil; adalet, merhamet, doğruluk gibi ahlakî değerlerle karşılanmasını da gerektirir.


Kulluk Bilincinden Uzak Hayatın Sonuçları

Kulluk görevini unutan insan, boşlukta kalır. Huzuru dışarıda arar, ama asla bulamaz. 

İslâm’a aykırı bir hayat sürenler:

• İçki, kumar, zina gibi haramlara yönelir,


  Helal-haram hassasiyeti göstermez,


• Ahlâkî değerleri hiçe sayar,

  Kendi nefsinin esiri olur ve hem kendisine hem de topluma zarar verir.

Oysa Allah Teâlâ, kulluk görevini hakkıyla yerine getirenleri hem bu dünyada hem de âhirette mükâfatlandıracağını vaad etmektedir: “Kim Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederse, Allah’tan korkar ve emirlerine uygun yaşarsa; işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler onlardır.”(Nûr, 24/52)


Kulluğun Bilinciyle Huzura Ermek

İnsan, kâinatın en değerli varlığı olarak yaratılmıştır. Ancak bu değerli varlık, boşuna ya da anlamsız bir şekilde var edilmemiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ, “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve gerçekten huzurumuza geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü’minûn,  23/115) buyurarak, insanın yaratılışında derin bir amaç olduğunu vurgular. Hayat, bir oyun, eğlence ya da hedefsiz bir macera değildir. 


Ömür, Allah’ın insana bahşettiği kıymetli bir emanettir ve bu emaneti layıkıyla taşımak, kulluk bilinciyle mümkündür. Kulluk bilinci, insanın yaratılış gayesini anlaması, Allah’a teslim olması ve hayatını bu doğrultuda şekillendirmesidir. 

Bu bilinç, insanı hem dünya hayatında hem de âhirette gerçek huzura ulaştırır. Kulluk anlayışı, insanın kendini tanımasını sağlar. İnsan, bu anlayışla, acizliğini, sınırlılığını ve Allah’ın sonsuz kudretini idrak eder. 


Bu idrak, insanı kibirden, bencillikten ve dünya hırslarından uzaklaştırır. Böylece insan, Allah’a yakınlaşarak içsel bir huzur bulur. Zira huzur, Allah’ın razı olduğu bir hayat sürmekten ve O’nunla bağ kurmaktan geçer. Huzur, insanın iç dünyasında bulduğu sükûnet ve tatmin halidir. Ancak bu huzur, maddi zenginlik, statü ya da geçici zevklerle değil, Allah’a teslimiyetle elde edilir. Allah’a teslim olan insan, O’nun her zaman kendisi için en hayırlısını dilediğini bilir. Bu inanç, insanı kaygılardan, korkulardan ve belirsizliklerden kurtarır. “Kalpler, ancak Allah’ı anmakla (Kur’ân’nın emrine uymakla) uzur bulur” (Ra’d, 13/28) âyeti, bu gerçeği en güzel şekilde ifade eder. Allah’ı anmak, O’na ibadet etmek, O’na güvenmek ve O’na sığınmak, insanın ruhunu dinginleştirir. Kulluğun bilinciyle yaşamak, insanın hem bu dünyada hem de âhirette huzura ermesinin anahtarıdır. Bu bilinç, insanı yaratılış gayesine uygun bir hayat sürmeye yöneltir. 


İnsan ibadetlerle Allah’a yaklaşır Namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetler, kulluk bilincinin en somut tezahürleridir. Namaz, insanın Allah ile doğrudan bağ kurmasını sağlar ve günde beş vakit, insanı dünya telaşından uzaklaştırarak kalbine huzur aşılar. Oruç, nefsin terbiyesi ve sabırla insanı olgunlaştırır. Zekât, paylaşma ve dayanışma ruhunu güçlendirir. Bu ibadetler, insanı Allah’a yakınlaştırırken aynı zamanda toplumsal huzurun da temelini oluşturur.

İman ibadet, güzel ahlâk, tefekkür, şükür ve Allah’a teslimiyet, bu huzurun temel taşlarıdır. İnsan, Allah’ın emaneti olan ömrünü, O’nun rızasına uygun şekilde değerlendirdiğinde, hem kendisi hem de çevresi için bir huzur kaynağı olur. Unutmayalım ki, yaşadığımız hayat bir imtihandır. Dünya ve âhirette gerçek huzur, Allah’a kul olmanın ve O’nun yolunda bir hayat sürmenin ödülüdür.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şizofren

ALLAH bana TEVBE soracak değil ya sorsadaydı dünyaya gelmezdim hele hele bu türkiye'de hiiiiççç gelmek istemezdim .....hele bide ailen fakirse dünyadan bir haberse. Sen cehennem biletini aldın demektir......al sana kul ve imtihan ...cennete gidecem diye cehennemin riskini kim alır ALLAHAŞKİNA ...ahir zamanda paran yoksa YANDIN..hasta olsan hastaneye gidemiyon .vs vs ..ez cümle gelmeseydim iyiydi mecbur gelmişim bide cehenneme gitmek hiç iyi olmadı....

Mustafa

Kitabullaha göre Resul şehit kurtuldu . Beni Rabbim imanlı kabul etsin cenazeme kimse gelmesin çöplüğe atın. Kur'an'da adı geçen Resullerin kabri var mı.? Devasa İki türbesi olan Hz Ali türbeler de yok kabri bilinmiyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23