• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Demirel
Serdar Demirel
TÜM YAZILARI
15 Ocak 2017

Haçlı Seferleri ve bugün

Haçlı Seferleri Batı’nın Doğu’ya yönelik yaptığı dinî mi yoksa siyasi ve ekonomik bir saldırı mıydı? Bu soru dün olduğu gibi bugün de tartışılmaktadır. Kilise’nin oynadığı role, bu seferleri planlamasına, Hıristiyanlığı bu seferlerin kaldıraç gücü olarak kullanmasına, seferlerde kullanılan dinî sembollere, Kudüs’ün Müslüman hakimiyetinden alınması vaadine ve halkın çoğunluğunun dinî saiklerle bu sefere katılmasına bakanlar Haçlı Seferleri’ni din savaşı olarak görürler. 

Bu savaşta hem Kilise’nin hem de toprak lordlarının ekonomik ve siyasi hedeflerine, halkın fakru zaruret hâlinden kurtulmak istemesine, Doğu’nun ihtişamlı zenginliğinin Batılıların iştahını nasıl kabartmasına bakanlar ise bu saldırıları din kılıfı giydirilmiş özünde bir çıkar saldırıları olarak görmekteler. 

Ancak gerçek değişmiyor. Haçlı Seferleri dinî ve dünyevî amaçlarla Müslüman Doğu’yu işgal faaliyetidir. Ve bize bugün çok şeyler söylemektedir.  

2 asır süren Haçlı Seferleri tarihini iyi bilmek lazım. Çünkü bugün yaşananlar dün tarihte yaşananlardan bağımsız olmadığı gibi benzerlikler de hayli fazla. Bu benzerlikler Haçlıların niçin İslâm topraklarına saldırdıklarını, kendi halklarını nasıl motive ettiklerini, Müslümanların neden bu hayâsız saldırılar karşısında yenik düştüklerini anlamak açısından önemlidir. Bugün yaşananların tarihsel bir hesaplaşmayla da yakından alakası mevcuttur.  

Haçlılara karşı mücadele 2 asır sürmüştü. Çok acılı, bedeli ağır, geride travmalar bırakan bir direnişti. Toprakları işgal edilen Müslümanların tekrardan nasıl toparlandığı, kavganın nasıl olup da İslâm’ın zaferiyle sonuçlandığı, bu yeniden dirilişin hikâyesi aslında bugüne de ışık tutacak muhtevadadır.  

Kilise ve toprak ağaları çoğunluğunu okuma yazma bilmeyen cahil insanların teşkil ettiği aç, gelecek beklentisi olmayan, toprak köleleri olarak yaşayan Avrupalılara Doğu’nun zenginliğini vaad ediyorlardı. 

Eğer ölürlerse İsa’nın rahmetine nail olacaklarını, hayatta kalırlarsa da zengin olacaklarını söylüyorlardı. Cahil halk buna inanmak istiyordu. Çoğunluk inanmıştı da.

Papalığın emriyle papazlar şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy gezip cahil Hıristiyanlara Müslümanları ve İslâm’ı kötülüyor, onları yeryüzünün lanetlileri olarak tanıtıyorlardı. Onlara Müslüman demiyor, putperest diye yaftalıyorlardı. Doğu’da Hıristiyanların dinlerinden dolayı katledildikleri, kadınlarının ırzına geçildiği yalanlarını söylüyorlardı. Eğer Hıristiyanlar Doğu’ya gidip bunlara son vermezseler bu barbarların oralara da geleceklerini söyleyerek halkı korkutuyorlardı…

O güne kadar tarih bu çapta ve kapsamda bir algı operasyonuna şahit olmamıştı. Algı operasyonu başarıyla sonuçlanmış Batılı halklar 200 sene sürecek Doğu’ya yönelik yıkıcı ve yakıcı saldırılarını hem de kalıcı olmak amacıyla başlatmışlardı.  

Müslüman Doğu’ya tahakküm etmek üzere din ve halkın dünyevî beklentileri kaldıraç olarak kullanılmıştı. Bugün Batı’nın zenginliğini saymazsak değişen ne var?

Müslümanlara gelince. Haçlılar Müslümanlardan daha güçlü, sayıca daha fazla, savaş teknikleri açısından daha gelişmiş, daha cesur değildiler. Ancak Haçlılar kendi içinde iç çatışmalara tutuşmuş Müslümanların zaaf içinde olduklarını, siyasi ve coğrafi olarak bölündüklerini biliyorlardı. Birbirini çekemeyen emirler, komutanlar zaman zaman kardeşlerini savaş alanında terk bile edebiliyordu. 

Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgal edilmesinde Şiî Fatımilerin Selçuklulardan Kudüs’ü almak için yaptıkları saldırılar ve bu saldırılarda surları tahrip etmeleri şehrin Haçlılar karşısında müdafaasını zor kılmış ve düşmesinin önemli sebeplerinden birisi olmuştur. Kudüs’ü işgal eden Haçlılar 100 bin civarında insanı katletmişlerdi. 

Bu yönüyle de Haçlı Seferleri biz Müslümanların bugünkü hâlini anlatmıyor mu? 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23