• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Demirel
Serdar Demirel
TÜM YAZILARI
23 Şubat 2017

Bilim tarafsız değildir

Modern eğitim kurumlarında okutulan dersler “değerler” karşısında tarafsız, içinde neşet ettiği toplumun kültür yapısından bağımsız ve ötekiler kabul ettiği farklı medeniyet havzaları karşısında objektif değildir. Bu, özellikle de sosyal bilim disiplinleri için geçerlidir. 

Eğitim kurumlarında okutulan derslerin dayandığı dominant bir bilgi sistematiği vardır. Paradigmasının sert çekirdeğini sekülerlik ve bu zeminde kurgulanmış “bilimsel dünya görüşü” teşkil etmektedir. Modern dünya görüşünün değerler karşısında taraflı önermeleri okutulan bütün derslere farklı derinliklerde içkindir. 

Geçen gün “İki Saatte Dünya Tarihi” (History of the World in Two Hours) isimli bir belgesel izledim. Profesyonelce hazırlanmış. Farklı bilim dallarından birçok bilim adamı da uzmanı oldukları alanlar adına meseleye dair bilimsel açıklamalar yapıyorlar. 

Big Bang teorisini esas alarak başlayan belgeselde konuşan bütün bilim adamları ittifakla fizikî âlemde meydana gelen her şeyi “tanrı”dan tamamen bağımsız ele alıyorlar. Yine insanın maymundan türediğini, tevhidî dinlerin insan medeniyetinin ilerlemesiyle ortaya çıktığını falan iddia ediyorlar.   

Bilim adamları, kâinat tarihine dair elde edilen bilgi ve karineleri modern ön kabullere göre yorumlamaktadırlar. Dolayısıyla bugün bilim dediğimiz şey objektif olanla subjektif olanın karmasından meydana gelmektedir. Bu durum siyasal bilimlerden iktisada, sosyolojiden psikolojiye kadar bütün alanlar için geçerlidir. 

Bu zeminde üretilen bilgi bir yere kadar objektif iken bir yerden sonra modern seküler hayat algısına uyumlu kurgulanmıştır. Bol unvanlı kişilerin bilimsel açıklamaları bu gerçeği değiştirmiyor. Bilgi bu paradigma içinde üretilmekte ve çoğaltılmaktadır. Hayat da buna göre dizayn edilmektedir.

Bugün hâkim bir İslâm bilgi sistemi olsaydı, Müslüman bilim adamları bilgi üretimine yön verseydi eldeki bilimsel verileri yukarıdaki gibi izah etmeyecek, kutsal metinlerin sunduğu bilgiyle örtüşen izahlar yapacaklardı.

Daha önce de yazmıştım. Müslüman bilgi sisteminde, bilim; Allah’ın kâinata koyduğu sırlardır.Bilimsel faaliyet ise, insanın kâinatın üzerine bina edildiği bu sistemi keşfetmesi, keşfettiklerini de formüle edip günlük hayatında kullanmasından ibarettir. Hakikati anlatan bilgiyle vahiy arasında çatışma olması düşünülemez.

Çünkü bilimsel faaliyetleri Allah’ın (c.c) fiillerinin yansımasını keşfe dönük çabalar oluşturur. Vahiy ise O’nun kelâmı kadîmidir. Dolayısıyla da bilimin hedefi olan Allah’ın fiillerinin yansımasıyla Allah’ın kelamı olan vahyi arasında bir çelişki mümkün değildir. 

Bu tevhit inancının zaruri sonucudur. Çünkü tevhit inancı evrenin birliğini, insanoğlunun birliğini, ilahî kanunların mükemmelliğini ifade eder. Bu inanca göre bilgi bir bütün olarak ilahî birliğin ve amacının göstergesidir.

Sözün özü, bilim mutlak manada tarafsız ve objektif olamaz. Nihayetinde bilimi üreten insandır. Hata yapmamak için bilimsel bir usûl takip etse de beşerin hissiyatı, ön kabulleri, zihin kodları yapacağı faaliyetleri etkileyebilmektedir. 

Durum bu olduğuna göre; Türkiye’nin eğitim meselesi ciddi olarak incelenmeli, kök değerleri dumura uğratan faraziyelerden uzak durulmalıdır. Bu ülkeyi, bu ülkenin insanlarını gelecekte nerede görmek istiyorsak ona göre bir eğitim sistemi kurmak zorundayız. Bu ıskalanırsa açılan yeni okullar, üniversiteler çözüm olmayacaktır. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23