• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında neler oluyor? Vakit geldi!

19 Temmuz 2024
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Öylesi bir dünya düzenine doğru ilerliyoruz ki, herkes ekonomik anlamda da kendi güçlerine güç katmanın peşinde olarak görülüyor. Özellikle ABD’nin küresel güç olma telaşına Rusya ve Çin’den karşılıklı işbirlikleri ve yine Kuzey Kore’nin Rusya ile yakınlaşma arzusu ise ülkeler bazında büyük bir soru işareti olarak akıllarda yerini koruyor.

Ve yine Şangay Beşlisi olan ve daha sonra üye sayısını 6’ya çıkaran birliğin de başını Rusya’nın çekmesiyle daha fazla toplanarak ABD ve yancılarına karşı güçlü bir karakter koymak istenen bir paktı da görüyoruz. Bu ülkeler ise; Rusya, Çin, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan…

Türkiye ‘Artık değişimin vakti geldi’ diyor...

Ve yine Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın her defasında zikrettiği gibi, Türkiye artık Şanghay Beşlisi'ne daimi üye olarak katılmalıdır sözü de bazı ülkeler tarafından endişeyle izleniyor. Endişeyle diyorum çünkü Türkiye’nin hem coğrafi, hem nüfus olarak güçlü bir ülke olduğunun farkına varılması ve yine savunma sanayisinde atılımlarıyla Şangay Beşlisine güç katacağının işaretlerini diğer tüm ülkeler de farkına varırcasına dikkatle izliyor.

Artık ülkeler arası ekonomik savaşların ve teknolojik anlamda katedilen yolların önemi çok büyük.Eğer siz ülke olarak bu iki alanda da güçlü olmadığınız takdirde başınıza vurup ağzınızdaki yemeği alan çok ülke de oluyor maalesef. İşte tam bu aşamada ülkemizin Arap sermayesi tarafından güçlü yeraltı zenginliklerine sahip olan başta Suudi Arabistan, Katar, Ürdün gibi kalburüstü ülkelerin finansal gücünden ve ekonomik katılımlarından faydalanmak da büyük bir hamle olarak gözükmektedir.

Son olarak Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın vermiş olduğu verilere göre; Türkiye ile Suudi Arabistan'ın ticaret hacminin 2022 yılında yüzde 41 artışla 6,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Karşılıklı ticaretimiz bu yılın 11 ayında, 6,2 milyar dolara yaklaşmıştır. İnşallah geçen yılın rakamını rahatlıkla aşacağız" dedi. 2023 yılında; Ülkeye ihracatımız bir önceki yıla göre %145 artmıştır. Suudi Arabistan'ın toplam ihracatımızdaki payı %1 olup, en çok ihracat yapılan 27. ülke olmuştur.

Bu payların çoğaltılması ve Suudi Arabistan kralı Selman bin Abdülaziz yerine geçecek olan veliaht prens Muhammed bin Selman ile Selman ile birlikte ilişkilerin en üst düzeye çıkarılması da muhtemel seçenekler arasında gözüküyor. Evet hem kardeş ülke Katar ile ilişkilerin çok seviyeli bir şekilde ilerlemesi ve yine Suudi yönetimiyle sık sık bir araya gelinerek ekonomik anlamda seviye atlatılması çok önemli bir gösterge de diğer ülkeler için olacaktır.

Yine geçtiğimiz günlerde; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin aktifleştirilmesi protokolünü imzaladıklarını belirterek, "Bu tabii ki iki ülke ilişkileri arasında bir atılım olacaktır, bir dönüm noktası olacaktır.

İki ülke ilişkilerinin "çok üst düzeyde" olduğunu dile getiren Bin Ferhan, mevkidaşı Hakan Fidan ile görüşmelerinde bölgesel ve uluslararası konuları ele aldıklarını aktarmıştı.

Bin Ferhan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 6,8 milyar dolara ulaştığını belirterek,"Biz diyoruz ki tabii ki bütün fırsatları değerlendirelim. Özellikle güçlü bir ekonomi için bunları yapalım. Bugün yeni bir protokol imzaladık. Bu protokolle koordinasyon konseyinin toplantılarını bundan sonra aktifleştiriyoruz. Bütün çalışmalar bu koordinasyon konseyi toplantısında ele alınacaktır. Biz de bunun ileriye götürülmesi için elimizden geleni yapacağız." diye konuşarak, ikili ilişkilerin dünya bazında ne denli önemli olduğunun sinyallerini vermişti. Bakan Ferhan son olarak ise, "Koordinasyona devam edeceğiz. Bu koordinasyon tabii ki olumludur. Sadece ülkelerimizi değil, bütün bölgeyi ve dünyayı da ilgilendirecektir ve onların da yararına olacaktır." şeklinde konuşmuştu.

Bakınız Sayın Bakan’ın da işaret ettiği gibi, Türkiye ve Suudi Arabistan ilişkilerinin güçlenmesi bölgesel anlamda diğer ülkelerin de gelişmesine ve Müslüman ülkeler arasındaki ekonomik kalkınmanın da fitilini sonuna dek ateşleyecek bir anahtar olacaktır. Unutulmamalı ki, bazı kesimler tarafından aşağılanan Arap sermayesinin bugün eski başkan ve son olarak suikaste uğrayan ve zenginlik anlamında level atlayan Donald Trump için bile ne denli bir ilişkiler yumağını hatırlayalım. Bölgesel zenginlik ve ekonominin sağlam zeminler üzerinde inşası anlamında tabiki sadece Suudi Arabistan ile ilişkilere yön vermek değil, diplomasi anlamında ülkemizin maddi ve manevi çıkarları için sonuna dek yapılması gereken adımların kararlılıkla ve ekonomiksel anlamda geri dönüşlerinin fazlasıyla olacağını hayal ederek bu adımları inşa etmeliyiz. Ülkemizin gençliğine, dinamizmine yürekten inanan biri olarak, şunu ehemmiyetle söylemek isterim ki; Türk milleti büyük bir çalışkanlık örneği göstererek ekonomik anlamda zaman zaman yaşadığımız buhranların üstesinden gelebilecek kapasitede ve en önemlisi de ikili ilişkilerin nirvanasını yaşayabilecek boyutta ilerleyebilecek güçlü bir ülkedir.

Mesele şudur ki, ülkemizin gelecek anlamında ilerleyebilmesi ve genç kuşaklara aktarabileceği yegane temel ise; hem dost ülkeler kazanmak hem de çıkarlarımız anlamında düşman gibi görünen ülkelerle maddi çıkarlar üzerine politik yaklaşabilmektir. Çünkü artık çağımız güçlü ve ayakta dimdik duran devletlerin devridir. Bunu unutmamak ve buna göre de politikalar üretmemiz şarttır.

Selam ve dua ile….

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

099

Ülkemiz NATO üyeliğinden herhangi bir yarar fayda gorememektedir maalesef. NATO denen ihanetciler den ayrılıp Sangay birliğine katılması mleketimuz için çok yerinde bir karar olacaktır.

Abudllah

Aklın yok fikrin var.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23