Nihal Candan'ın şaşalı hayatı (!) Şöhret ve magazinin cerahatı...
Nihal Candan'ın şaşalı hayatı (!) Şöhret ve magazinin cerahatı...
SELMA SAVCI
Her defasında bu köşemde ahlaksızlıklara ve edepsizliklere karşı sayısız yazı kaleme aldım. Bu yazılarımın temel konularından biri de magazin denilen lağım çukurunun gençlerimize empoze edilmesini her defasında yine görmeye devam ediyorum.
Evet, diyeceksiniz ki; her tarafta sosyal medya denilen illet de hep bir teşhircilik, hep bir sapkınlık ve bel altı konuşmalarla gençlerimizin beyinlerine enjekte edilmek istenen ahlaksızlıklar almış başını gidiyor maalesef.
Bu konulara en son örneklerden biri de ismini duymadığım sözde şarkıcı denilen Alya denilen bir kızcağız.. Bu kızcağız senaryoya göre; bavulunu İstanbul’da unuttuğu için Çeşme’deki sahneye bornozla çıkmış. Buradaki tema ise hakikaten tam bir fıkra… Onu o halde görenler ise “böyle samimi bir insan olamaz. Yok, efendim sanatı için, izleyiciye saygısızlık yapmayıp ne olursa olsun sahneye çıkmışmış…” Yahu bornozla sahneye çıkıp orasını burasını teşhir eden zavallı bir müptezel için böylesi bir yakıştırmayı yapmak ve ipe sapa gelmez yorumlarda bulunmak başlı başına büyük bir rezilliktir. Bunu allayıp pullayıp magazin denilen o rezillikle süsleyip insanlara ve en önemlisi de bu edepsizliği, sanki büyük bir marifetmiş zannedecek ergenlerimize karşı yapmak ise toplumun en küçük ve en hassas noktası olan ailelerimize karşı yapılan bir ihanet olarak yorumlamak lazım.
Tam bu konular ışığında ise, geçen hafta Anoreksiya Nervoza nedeniyle hastanede yoğun bakımda tedavi gören ve 23 kiloya kadar düşerek hayatını kaybeden ve fenomen Nihal Candan'ın babası Hakan Candan, kızının ölümünün ardından yaptığı açıklamada, şöhretin ailelerini nasıl sarstığını ve çocuklarını bu dünyadan koruyamadığı için büyük pişmanlık yaşadığını söylemesi, aslında daha erken bu tür olaylarla yüzleşmemiz gerektiğini de bizlere haber ediyor bir evlat acısı yaşayan baba tarafından…
Candan, "Bizim gibi memur bir aileden gelen çocuklarım, şöhret dünyasına girince sapıttı" yorumunda bulundu. Candan, "Bahar'ı da şöhret dünyasından uzak tutmak için elimden geleni yapacağım," dedi.
Geçirdiği zorlu süreçleri ve kızının yaşadığı baskıları anlatan Hakan Candan, Günaydın'dan Tuba Kalçık'a konuşarak neler yaşadığını anlatmış… Baba Hakan Candan, çocuklarının ünlü olduktan sonra yaşadığı değişimi ve bu değişimle ilgili kendine dair eleştirilerini şu sözlerle anlattı:
"Çocuklarımın yaptığı hatalardan birinci sorumluluk onlarda ama ikinci sorumluluk ailesinde yani bizde. Çocuklarımı doğru bireyler olarak yetiştiremediğim için bu hataları yaptılar. Kendimi bu noktada eleştiriyorum. Her ne olursa olsun verdiğimiz ahlaki bilinç, toplumsal değer yargılarıyla çocukların kendilerini bu olumsuzluklardan uzak tutmayı sağlayabilirdik. Ama bunu yapamadık. Kendimi eleştiriyorum. Ama acizliğimi ve çaresizliğimi de bu noktada söylemek isterim. Nihal'in olumsuz davranışları, toplumun yadırgadığı hareketleri toplumda yanlış algıların oluşmasına neden oldu. Tam da bu noktada kızımı yeterince ahlaki değerlerle donatamadığım için kendimi bir baba olarak eleştiriyorum. Keşke yapabilseydim ama yapamadım, başaramadım. Bundan sonra diğer kızlarım için daha dikkatli davranacağız."
Ünlü olduktan sonra kızlarının "ait olmadıkları bir dünyanın içine" sürüklendiğini belirten Candan, Nihal Candan'ın yaşadığı yıkımı ise şöyle dile getirdi:
"Kızım tanınır olmasaydı, bunları da yaşamayacaktı. Kızım ünlü olduktan sonra kültürel, ekonomik ve sosyal olarak ait olmadığı bir dünyanın içine çekildi. Ve bu dünya kızımı cezbetti. Kızım bu dünyaya uyum sağlamak için de rol yapmak durumunda kaldı. Televizyonda ya da sosyal medyadaki davranışları gerçek karakterini yansıtmıyor. Rol yapıyordu. Kızlarım yarışmada onlara verilen senaryoyu oynadılar. Her şey kurgu olunca, kızlarımın konuşmaları bile değişti. Ait olmadıkları bir dünya kızımı sersemletti. Ve ardından gerçeklerle yüzleşince de büyük yıkım yaşadı."
"Bahar'ı da şöhret dünyasından uzak tutmak için elimden geleni yapacağım"
Ve tam da hepimizin takkemizi önümüze koyup düşünmemiz gereken o sözleri daha iyi analiz etmemiz lazım diye düşünüyorum. Ne diyor Hakan Candan; “Bizim gibi memur bir aileden gelen çocuklarım, şöhret dünyasına girince sapıttı. Kızlarımın dengesi bozuldu.”
Görüyorsunuz dimi her defasında dillendirdiğimiz bu magazin ve onun gençleri nasıl zehirlediğine dair somut bir örneklendirme yaptım siz değerli okuyucularıma…
Lütfen ama lütfen; bu magazin denilen soytarılıklarla dolu soyut olan bir hayatın içine gençlerimizi yaklaştırmayalım, bu rezilliklerin içinde kendilerini bulup ailelerine karşı boykota kalkışmasınlar ve en önemlisi de vatana millete hayırlı evlat olmaları yönünde telkinlerde bulunarak geleceğimizi bu rezil düzenden korumamız dileğiyle…
Selam ve Dua ile…