Kuzey Kore nükleer silaha nasıl kavuştu? İran'ın gizli dostu!
Kuzey Kore nükleer silaha nasıl kavuştu? İran'ın gizli dostu!
SELMA SAVCI
Katil İsrail’in İran’a saldırıyı başlatması ve arkasına aldığı haydut ülke ABD ile tekrardan savaşın derinliklerine inmesinin ardından, bir zamanların kağıttan kaplanı diye geçiştirilen İran’ın keskin çıkışı sonrası savaşta dengeler yeniden hesaplanmaya başladı.
İran’ın özellikle Katil İsrail’e karşı füze saldırıları ve her geçen gün Tel Aviv’den gelen enkaz fotoğrafları sonrası iyice kuduran Netanyahu ve ekibi ise soluğu tasmasıyla birlikte köpeği olduğu Amerika’nın yanında aldı.
Trump’ın ise özellikle Fordo Nükleer Tesislerini bombalaması ve bunu da Trump’ın güle oynaya açıklaması sonrası ise dünyada kıyamet koptu..
Putin’den tutun Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un da tarafını seçerek İran’ın yanında renklerini belli etmesi sonrası ise tamamen 3. Dünya Savaşı’na doğru maalesef ilerlediğimizin işaretlerini görüyoruz.
Şu bir gerçek, savaş artık oturduğunuz yerden füzelerle ve IHA’larla teknolojik anlamda yapılıyor. Tıpkı ABD’nin İran’a göstermelik yaptığı füze saldırıları gibi.. Ama gelinen noktada hâlâ dengelerin şaştığı ve kimin kimin tarafında olmak istediğinin gerçeklerini her geçen gün farklı ağızlardan gelen yorumlarla kafaların çorbaya döndüğü de bir gerçek.
Bir bakıyorsunuz İsrail’in muhalif liderleri mevcut Netanyahu hükümetinin bakanlarını sokak ortasında yoğun eleştiriye sokuyor, halk korkmuş ve tırsmış vaziyette ve Netanyahu’yu lanetlemeye başlamışken, Katil Netanyahu’nun ise olayların altında farklı nedenler ararcasına hareketler zincirini görüyoruz.
Tabii bu arada İran’ın ise özellikle kardeş ülke Katar’da ABD üslerini vurma gayreti ve bu ateşin çemberini daha da genişletme arzusu da ilerleyen günlerde daha da büyük közlerin çoğalmasına sebebiyet verebilir.
Safların sıkılaştırılması ve ülkemizin de bu ateş çemberinde daha az zararla çıkması en büyük dileğimiz kuşkusuz, ama diplomasinin geldiği noktada şu anda ciddi anlamda ilerleme kat edilemediği de bir gerçek…
İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik hava saldırıları, İran'ın ise İsrail'e füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme yapması, bölgedeki gerilimi tırmandıkça tırmanırken, gelinen noktada, ABD ve İngiltere, İsrail'e olan desteğini yinelerken, Rusya ve Çin, İran'a desteklerini diplomatik düzeyde ifade etti. Suriye ve Lübnan gibi bölgesel aktörler de İran'ın yanında pozisyon aldı. Tabii ülkemizin de Katil İsrail’in karşısında her daim durduğunu da eklersek, ABD ve köpeği İsrail’e karşı kartların yeniden karılması da daha gerçekçi bir etken olarak duruyor.
Füze üretiminde uzun yıllardır Kuzey Kore ile iş birliği yapan İran'a, Çin aracılığıyla Pakistan üzerinden malzeme sevkıyatı yapılıyor iddiaları gündemdeyken Balistik füze stokları konusunda net bir bilginin olmadığı konuşuluyor. İran'a, yeni balistik füzelerin üretimi için Kuzey Kore gerekli malzemeyi mi gönderiyor soruları kafaları karıştırdı.
Özellikle bu aşamada Asya’dan gelen açıklamalar ise bence savaşın seyrini değiştirecek cinsten… Çünkü; Kuzey Kore'nin bir nükleer silah programı var ve 2024 itibarıyla yaklaşık 50 nükleer silahtan oluşan bir cephaneliğe ve yılda altı ila yedi nükleer silah için yeterli parçalanabilir malzeme üretimine sahip olduğu tahmin ediliyor. Kuzey Kore ayrıca önemli miktarda kimyasal ve biyolojik silah stokladığı da her defasında her savaş provasında ortaya atılan çok ciddi iddialar bütünü.
Böylesi bir durumda ise gönül istemiyor değil, Kuzey Kore’nin savaşa dahil olup Siyonist sürüsünü yeryüzünde haritadan silmesini… Ama işte her defasında savaşın kazananı olmaz ve kim olursa olsun Allah’ın yarattığı canı Allah’tan başkasının almaması düsturunu da düşünmek lazım. Burada esas sorumluların yok edilmesini daha da arzu ediyorum.
Düşünebiliyor musunuz, nasıl Lübnan’da Katil İsrail, Hizbullah Lideri Nasrullah’ı evinde katletmişse, dileğim kan emici vampir olan Netanyahu’nun da yeryüzünden yok olup bu dünyada yaptığı zulmün karşılığını kat be kat çekmesini istiyorum. Çünkü Netanyahu’nun tıpkı Gazze’de masum çocukları öldürerek ve bunu sanki marifetmiş gibi lanse etmesini sessizce dinleyen Müslümanların da şapkasını önüne koyarak bir vicdan muhasebesi yapmasını da unutmamak lazım tabii ki...
Trump: ‘Ateşkes yürürlükte, lütfen ihlal etmeyin' dedi...
İsrail-İran çatışmasının 12. gününe girerken 'Şeytan Bebek' Trump, her ne kadar ateşkes kararını dünyaya duyursa da katil sürüsü Siyonistlerden saldırı hazırlığı haberleri her geçen saat geliyor.
Velhasıl-ı kelam; katiller sürüsü İsrail’in savaşa sonradan sürpriz bir şekilde dahil olması muhtemel Kuzey Kore’nin hamlesiyle yok olması da sürpriz değil, bunu da söyleyeyim.
Unutmayalım ki; bu dünyada karşılığını bulamasa da o hain Netanyahu ve çetesi için şunu not ederek bitirelim; Zalimler için yaşasın Cehennem!..
Selam ve dua ile…