• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

"Kentsel dönüşüm" de neyin nesi!?! diyen bizim uşaklara gelsin...

27 Nisan 2025
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

"Kentsel dönüşüm" de neyin nesi!?! diyen bizim uşaklara gelsin...

Selma Savcı

İstanbul beşik gibi sallanmaya devam ediyor.. 23 Nisan Çarşamba günü 6.2 ile sallandığımız o vakitler sonrası sayısız artçı deprem yaşadık yaşamasına ama esas en ağırımıza giden karakter anlamında zayıflayan bir topluluğa dönüşmemiz… Evet depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Ekranlara çıkan sayısız yer bilimci uzmanlar da buna işaret ediyor. Marmara’da büyük bir deprem olur ya da olmaz bunu sadece yerin altındaki fayların yapısal değişikliklerine göre yorumlayan sayısız profesörlerimiz var… Ve her daim de bunları analiz ederek bizleri bilgilendiriyorlar.

Ama hiçbiri deprem sonrası yaşanan fırsatçı dediğimiz o lağım farelerine değinmiyor. Hani çadır kurmak zorunda kalınan depremi ruhsal anlamda ağır hissedip hâlâ İstanbul’da park ve bahçelerde çadır kuran insanlarımızın hallerini anlamayıp, devasa paraları çadırlara bir anda ekleyen ve yine deprem çantası olarak bilinen ilk yardım çantalarını bir anda iki-üç katına çıkaran, satılık ve kiralık evlerdeki o akılalmaz fiyat yükselişleri sonrası o alçaklara seslenmemiz lazım aslında ekranlardan.


Elbette ar damarı çatlamış bu insanlara ne derseniz deyin anlatamazsınız belki ama ortada öyle bir karakter sorunu yaşayan bir toplumumuz oluştu ki bunun derin üzüntüsünü de insan yaşamıyor değil.
Ticaret Bakanlığımız; İstanbul’da meydana gelen depremin ardından satılık ve kiralık emlak ilanlarında haksız fiyat artışı yapanlara yönelik ciddi bir denetim gerçekleştirdi. Bakanlık, deprem sonrasında fırsatçılık yaparak emlak fiyatlarını fahiş şekilde artıran kişilere toplamda 14 milyon 500 bin TL para cezası verdi.
İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, şehirde paniğe yol açarken, bazı fırsatçıların da harekete geçmesine neden oldu. Depremin ardından, özellikle güvenli olduğu düşünülen bölgelerde konut fiyatları hızla yükselmeye başladı… Bu yükselişin temelinde aslında inşaat malzemelerinin bir anda yükselişi yok, o ceplerini TL’lerle doldurmak isteyen ve hiç ölmeyecekmiş gibi zanneden karaktersiz insanlarla aynı toplumu paylaşıyoruz maalesef…


Bakın daha önceleri de sayısız kez uyarılarda bulunduk bu köşelerden, İstanbul ciddi anlamda SOS verirken bir an önce kentsel dönüşüm her koşuluyla desteklenerek depreme güçlü bir şekilde hazır olmamız şart. Bunu söylemleriyle eylemlerinin bir olmadığı yönetici makamında oturan ama verdiği sözleri sadece seçim vaadi olarak anlatan siyasilerden söz etmiyorum. Bizler vatandaşlar olarak devletimizin verdiği kentsel dönüşüm yardımlarıyla birlikte ve kampanyalarla bunu sağlamamız gereklidir. Bendeniz de şu anda devletimden aldığım kira yardımları ve taşınma yardımıyla kirada oturmakta ve kentsel dönüşümdeki evimin bitmesini bekleyen vatandaşlardan biriyim. Burada sağduyuyla hareket edip, ufak pürüzlere takılmadan bir an önce gelsin ya da gelmesin kendi sevdiklerimizin hatırına sağlam binalarda oturmak zorundayız. Bu geleceğimizin teminatı olan yavrularımıza bırakabileceğimiz en büyük miras olacaktır.
Siz bakmayın ekranlarda zamanında “kentsel dönüşüm” de neyin nesi diye naralar atan paralı uşaklara… Burada esas amaç, birilerinin cebini dolduran rantsal hareketlerden ziyade sadece büyük bir toplumda kendimizi ve ailemizi bir nebze düşünmeye sadece 1 dakika bile ayırabiliyorsak bu dönüşüme köstek değil destek vermek zorundayız. Evet zorundayız diye kesin bir cümle kullanıyorum çünkü deprem değil binaların öldürdüğünü Japonya’daki depremlere bakınca daha da iyi gördüğümüzü unutmamalıyız.
Son söz olarak şunu söylemekte yarar var; artık şu deprem fırsatçılığından iki lira daha fazla para kazanacağım diyip her yeri TL olarak gören zavallılardan olmamak dileğiyle…
Rabbim milletimizi deprem felaketinden muhafaza buyursun inşallah… Gayret bizden takdir Allah’tan…
Selam ve Dua ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nahit sazoglu

İstanbul depremi tüm halkımıza geçmiş olsun Allah ülkemizi her türlü kazalardan beladan korusun birliğimizi beraberliğimizi daim etsin inşallah ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır İncirlik ve kürecik üslerini acilen kapatilmaliyiz tam bağımsız Türkiye güçlü Türkiye

harf harf giderekten sek sek sekerekten inci dizerekten

Nasıl olsa yazının konusu deprem o yüzden bir an önce gelsin ya da gelmesin sözü ile kastedilenin deprem olduğunu bu cümlede tekrar yazmaya gerek yok diye düşününce anlatım bozukluğu olusur.Yani bir an önce gelsin ya da gelmesin sevdiklerimizin hatırına sağlam binalarda oturmak zorundayız derken sevdiklerimiz bir an önce gelsin ya da gelmesin anlamı çıkar.Ayrica bir an önce kelimeleri bir an önce sağlam binalarda oturmak zorundayız diyerek yazılmamışta bir an önce gelsin ya da gelmesin sevdiklerimiz diyerek yazılmış.Sayisiz deprem uzmanları demek de sorunlu bir ifade onlarca demek daha uygun.Turkcemizde destek vermek diye bir tabir vardır fakat köstek vermek diye 1 şey yoktur yani köstek değil destek vermek zorundayız derken sanki köstek de verilebilir gibi anlaşılıyor. Köstek değil destek olmak zorundayız yazılırsa daha iyi anlaşılır.Bunu sadece seçim vaadi olarak anlatan siyasilerden söz etmiyorum derken bunu kelimesini yere de burada kelimesi gelmelidir. öyle bir karakter sorunu yaşayan bir toplumumuz oluştu ki cümlesinde de hem bir kelimesinin iki kez yazılması hem de dönüşmek yerine toplumumuz oluştu demeyi tercih edince anlatım bozukluğu oluşuyor. Bunu sadece yerin altındaki fayların yapısal değişikliklerine göre yorumlayan profesörlerimiz var cümlesi de çok sorunlu bahsedilen uzmanlarin paylaşimlaları genellikle fay hareketlerinin yorumlanmasi diyerek ifade edilir yapısal değişiklikler pek kullanılmaz ayrıca söz konusu uzmanların paylaşımlarıyla ilgili olarak fay hareketlerini yorumluyorlar diyerek ifade etmeyip sadece bunu yapıyorlar dersek tarih konusunda birikimleri olduğunu da görmezden gelmiş oluruz. Birde bir onceki yazıda bir müzisyenden bahsedilirken bana normalde hiç hitap etmeyen fakat malesef ki ağzı bozuk bu tipi yazmak isterim cümlesi çok karışık bir cümleydi zira bana hitap eden müzisyenler varken maalesef ağzı bozuk olan bu oldu oysa bana hitap eden müzisyenler ağzı bozuk olmasını bekliyordum gibi tuhaf anlamlar çıkıyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23