Hayko Cepkin; böğürme de zıplama da be arkadaş...
SELMA SAVCI
Hayko Cepkin; böğürme de zıplama da be arkadaş...
1978 yılında Ermeni kökenli Yozgatlı bir ailede dünyaya gelen ve bugün geldiğimiz noktada garip garip sesler çıkarmayı marifet sayan ve hatta verdiği konserlerde, metal-rock tarzında hareket ettiğini ilan eden bana normalde hiç hitap etmeyen ama maalesef ki bu ağzı bozuk bir tipi yazmak istiyorum.
Hangi gerçek sanatçı konser sahnesine çıkıp seyircilerine küfürlü konuşur, ya da hangi şarkıcı müsveddesi etek giyip sözde çağdaşlık dersi verir… Evet evet o isim; geçtiğimiz dönemlerde de ekranlara konuk olan Hayko Cepkin denilen tiplemeden bahsediyorum.
Biliyorsunuz son dönemlerde siyasi mesajlar vererek kaybolan trendini yükseklere çekmeye çalışan bu ağzı bozuk tip, seçim öncesi “bize konser bile verdirmeyecekler” diyordu. Bugün geldiğimiz noktada ise; geçtiğimiz hafta konser veren bu zavallı arkadaş istediği gibi sahneden siyasi mesajlar vermeye devam ederken, bir yandan da seyircilerine belden aşağı galiz küfürlerle söylenerek o küçücük beyniyle siyasi mesajlar verip, Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanına hakareti marifet sayıyor…
Hayko Cepkin konser sırasında yaptığı konuşmada ise şunları söylüyor, "Zıplamakla olmuyor, fazlasını yapmak gerek. Bir şey söylerken bizim çekincemiz yok. Bunu da herkes bilsin. Burada kameraya çekiyorsunuz, yayınlanacak. Bizim hiç bir şeyden geri vitesimiz hayat boyu olmadı. Çünkü biz kimsenin çorbasına kaşık atmış insanlar değiliz” ifadelerini kullanıyor…
Ve orada toplanan ona benzemeyi marifet sayan o güruh ise, “Zıplamayan Tayyipçi olsun” küstahlığında bulunarak Silivri’ye selam çakmayı ihmal etmiyorlar.
Şimdi soruyorum sizlere; hani bazı kesimler tarafından yahu sanatımız engellenecek, memleket elden gidiyor, 23. yılına giren bir iktidara yönelik tamamen vuracak bir strateji bulamadan devamlı kalabalıkları kullanarak ve daha doğrusu zihinsel zayıflıkta henüz adımlarını atamayan gençlik üzerinden birtakım algılarla kendilerini de sözde sanatçı havasına sokan bu tayfayı hakikaten anlamakta zorlanıyorum.
Sanat denilen şey bu Hayko Cepkin için; sahnede böğürmek midir, ya da sahnede kendi seyircisine burada söyleyemeyeceğim ağır küfürlerle hitap etmek midir? Bu mudur sanat denilen bu tayfanın altını doldurmak istediği…
Biz kimsenin çorbasına kaşık atmış insanlar değiliz diyerek sözde kimsenin güdümü altına girmediğini ifade ederek, milyonları cebine indiren bu zevat için şunu söylemek mümkün… Siyasi mesajlar verenlerin çoğunun esas siyasetin dibine batmış olduklarını geçmişte daha da çok görmüştük. O tipleri burada tek tek yazmaya gerek yok, şu anda ben eminim ki, siz değerli okuyucularımın aklında hepsi bir bir ortaya çıktı. Onun için benim esas vurgulamak istediğim konu net; o da, küfürle ve siyasi iradeye parmak sallamak sanatçılık olmamalıdır. Bunu dünyanın hiçbir ülkesinde göremezsiniz kolay kolay.. Ama ne hikmetse, bizim ülkemizde en çok siyasetten dem vuran bu sözde sanatçı tayfası, daha geniş yelpazede hayatlarını sürdüren ve burjuvazi takımında milyon tl’lerine milyonlar katanlar olarak göreceksinizdir her defasında…
Bu her an her saniye böğüren arkadaşa benim gibi birçok akl-ı selim insan da tepki gösterdi haliyle… Gazetecilerden tutun da Cumhurbaşkanı Danışmanı Oktay Saral bile artık bu zavallıya gereken cevabı vermişti.
Oktay Saral, bu sözde şarkıcı bozuntusu için, "Bu müzisyen bozuntusuna tarif ve tanım bulamıyorum. Ama görüntüsüne bakarsanız insan olmadığı belli..." ifadelerini kullanmıştı…
Ben elbette insanların fiziksel görünüşüne takılmıyorum ama benim esas takıldığım en hassas nokta ise, bu kendileri olmayan ve kendilerini bir kalıp içerisine sokarak ceplerini kat be kat doldurarak ahkam kesmeleri…
Sanatın her dalı toplumumuz için muhakkak lazımdır ve önemli bir sosyalleşme adımıdır ama bu ahlak kuralları içerisinde ve en önemlisi de siyaset yapma arenası olarak uygulanmamalıdır kesinlikle.
Hayko denilen bu tipitipe ise son söz olarak şunu söylemek isterim ki; gel sen bu böğürerek bir hayvanata benzeme sevdandan vazgeç be arkadaş, en önemlisi de milyonların iradesiyle seçilen devlet büyüklerine biraz da saygıyı kaybetme derim. Ama sen o böğürtülerinden bu son söylediğim cümleleri idrak etme yeteneğin varsa tabii…
Selam ve dua ile…