Asker selamı veren o köpek! Lanet olsun: Çifte standart, ikiyüzlülük...
Asker selamı veren o köpek! Lanet olsun: Çifte standart, ikiyüzlülük...
SELMA SAVCI
İsrail’in zulmü Gazze’de maalesef tüm hızıyla devam ederken, yüz binlerce insan gözümüzün önünde katledilirken ve sayısız insan ise hayatından koparılırken, İsrail lobisi ise dünyanın tüm bölgelerinde ve hatta tüm spor branşlarında ilerlemeye devam ediyor.
Malumunuz Perşembe günü çok kritik bir maça çıktı temsilcimiz Beşiktaş. İsrail lobisinin devreye girmesi ve hükümetimizin de güvenlik kararı sebebiyle Macaristan’ın Debrecen kentinde güya tarafsız sahada ve güya kendi evimizde oynuyormuşuz gibi bir fikstürde Maccabi Tel Aviv takımıyla karşılaştık. Evet kötü bir skorla döndük ama burada oynanan oyunun ne denli kötü olduğundan çok benim dikkatinize sunmak istediğim, gol sevinci esnasında Tel Aviv’in alçak futbolcuları önce kameralara İsrail bayrağını gösterdi ve daha sonra asker selamı yaparak gol sevinçlerini tüm dünyaya gösterme gayreti içerisinde oldular.
Ama unuttukları bir şey vardı bu alçak sürüsünün, gösterdikleri bayrak tüm ülkeler tarafından lanetlenen ve kan emici vampirler olarak tanınan bir ülkenin bayrağıydı. Gazze’de yaptıkları soykırımla övünen ve oradaki askerlerine selam çakmayı bir müsabakada bile çekinmeden yapan bu alçaklara peki UEFA’nın tepkisi ne olacak merakla bekliyoruz.
Hatırladığınız üzere A Milli futbol takımımızın Fransa ile 1-1 berabere kaldığımız maçta hemen hemen tüm takımımız Merih Demiral önderliğinde asker selamı yaparak, Barış Pınarı Harekatı’ndaki Mehmetçiğimize selam göndermişti. Buradaki farkı ayırt etmek lazım bir yanda ülkesine yapılan terörist saldırı karşısında mertçe ve tüm canını ortaya koyarak hareket eden bir Türkiye ve ona asker selamı gönderen futbolcuları, bir yanda ise Uluslararası Ceza Mahkemeleri tarafından tutuklanma kararı çıkan Netanyahu ve Gallant’ın askerlerine selam gönderen bir İsrail sürüsü…
Buradaki farkı iyi tahlil etmek lazım, arkalarına aldıkları küresel şeytan ABD’nin oyuncağı olan İsrail’e niye her defasında sağlanan bu kolaylık müsabakalarda olur, bunu ise anlamak mümkün değil. Aynı UEFA, A Milli futbol takımımızın tüm havasını bozarak, 50 bin euro para cezası verirken, bugün geldiğimiz noktada ise hâlâ asker selamı veren o Maccabi köpeklerine ses yok. Ve yine son Avrupa Şampiyonası’nda Merih Demiral’a verilen bozkurt cezasını da unutmamak gerek… Bu çifte standartın artık sonu gelmeli, böylesi bir mantalite ile her yerde ilerlemenin mümkün olmadığını göstermek lazım… Yine aynı İsrail takımları bildiğiniz üzere Eurolig müsabakalarında da hem temsilcimiz Fenerbahçe hem de Anadolu Efes’in iç saha avantajlarını bozmalarına ve tarafsız sahada oynanan müsabakalarla takım içi ritmini bozmaktadırlar.
Böylesi bir spor mantalitesi olmaz olsun.. Aynı UEFA VE FIFA yetkilileri her ne hikmetse Rusya’nın tüm takımlarını kolaylıkla men edebiliyor. Elbette Rusya’nın da yaptıklarını kabul etmiyoruz kesinlikle, kimse savaş olmasın derdinde… Ama yapılan ikircikli yaklaşımın da ne denli mide bulandırdığını masaya yatırmak lazım.
Katil İsrail’in köpeklerinin artık bir şekilde ceza almaları ve bu aldıkları ceza ile tüm dünyaya örnek gösterilmeleri lazım, yoksa her organizasyon içeriğinde bu denli şans bulmaları, cesaretlenmeleri kabul edilebilir bir durum olmasa gerek.
AA’ya konuşan İngiliz Tribune dergisi editörü Karl Hansen’in yaptığı açıklamalar da aslında tüm dünyada vücudunda bir kırmızı et parçası değil de kalp taşıyan insanların ruh halini yansıtıyor aslında. Ne diyor Hansen, “İsrail, Filistin'i işgal edip Filistinlilere zulmettiği için çok daha önce bu yaptırımları hak etmişti ancak Gazze, Batı Yaka ve Lübnan'daki eylemlerinin ardından bile ceza almaması tam anlamıyla bir çifte standart ve ikiyüzlülük örneği. İsrail'e karşı herhangi bir hesap verebilirlik sağlanmaması ve uluslararası yarışmalardan men edilmemesi, diğer takımlar için ciddi sorunlar oluşturuyor. Beşiktaş, ev sahibi avantajını kaybederek Macaristan'da oynayacak. Bu da İsrail ve kulüplerinin cezalandırılmak yerine ödüllendirildiği anlamına geliyor.”
Diyoruz ya, insan kalp taşımalı, insan adaletli olmalı ve mazlumun yanında her daim durabilmeli, dili dini ırkı ne olursa olsun unutmayalım ki, Gazze’de bir soykırım var ve bu soykırımın katillerinin çocukları ise her yerde ellerini kollarını sallaya sallaya propaganda yapmamalı. İşin özeti bu aslında…
Selam ve dua ile…