• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Kemal, pes dedirtti! Allah aşkına bu neyin kafası böyle...

23 Mayıs 2024
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Aile veya ocak, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilen sosyal bir yapıdır. En küçük, yani "çekirdek" olarak adlandırılan bir aile; baba, anne ve çocuklardan oluşur. Neden böyle bir giriş yaptım derseniz, son günlerde yapılan aileye karşı anlamsız saldırılar ve kendilerine bir takım insanlar tarafından inandırılan zevatlar yüzünden…

Toplumumuzda öylesi garip tiplerle bir arada yaşıyoruz ki, her geçen gün pes doğrusu diyebilecek kadar ilerliyorum. Kerimcan Durmaz denilen oğlan tiplerden tutun da, sesi olmadan sadece kendi vücudunu teşhir eden Gülşen’lere kadar binbir türlü tuhaf sürüsüyle aynı toplumu paylaşmak zorundayız. Diyeceksiniz ki, burası Türkiye, herkes istediği gibi yaşar da gezer de tozar da… İşte esas mesele böylesi kalıplaşmış sözlerin içine sığdırılmaya çalışılan bazı terimler… Evet herkes istediği gibi yaşar ama herkes o diğer herkesin dışındakilere de saygılı olmak zorundadır. Bunu anladığımız zaman işte toplumumuzun en küçük birimi olan aile de ve ona ayak uyduracak olan bireylerde daha huzurlu ve sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam edecektir.

Başlangıçta Kerimcan Durmaz ve Gülşen’e hafiften dokunmuştum. Nedeni basit böylesi ahlaka mugayir hareketleri kendilerine ilke edinen ve toplumun temeline dinamit koymaya çalışan bu tiplemelerden sayısızca var kuşkusuz. Benim buradaki amacım çok açık bu tiplerle başlayan ve sonu bucağı olmayan maalesef bu arızalı bireylerin toplumun tüm kanadına yayılacak olması. Bizler elbette böylesi garip kişiliklerin içerisinde kendi evlatlarımızı bir şekilde korumalıyız. Hem sosyal medyasıyla hem görsel medyasıyla bu akla ziyan şahıslardan mutlaka korunmamız lazım diye düşünüyorum.
Gayemiz çok açık aslında, bu bir iki tipitipin başlarını çektiği ahlaksız kişiliklerin karşısında dimdik durarak ve en önemlisi de bunlara prim vermeyerek hayatımızı idame ettirmemiz şarttır.

Yine geçtiğimiz günlerde sözde modacı, kadınlar matinesine çıkan efemine tarzıyla dikkat çekmeye çalışan bir sakat daha ortaya çıktı.
Nişantaşı sokaklarında etekli pantolonuyla poz veren sözde modacı Kemal Doğulu'ya son birkaç aydır patlak veren erkeklerin oje sürmesi ve etek giymesi sorulmuş. Bunun üzerine kıt beyniyle bir tarih dersi vermeye karar veren modacı, "Allah aşkına kadınların erkeklerin ne giyeceğine karışmayın. Makyaj erkek için icat edilmiştir, topuklu ayakkabı erkekler için rica edilmiştir, etekler kaftanlar erkekler için icat edilmiştir. Sonra mevzu kadına döndü, ilk tarihe bakarsanız hepsi erkekler için icat edildi" açıklamasında bulunmuş… Böylesi magazinsel açıklamalar ve belaltıya yönelik söylemler sonrası bizim acar muhabirler durur mu, hemen kritik soruyu sormuşlar, sayın Doğulu, sizce bu tarz "Türkiye'de tutar mı?…

Sözde modacı müsveddesi ise sorularına ise kahkaha atarak cevap vererek, "Tutar, ben öyle bir tuttururum ki. Neden giyilmesin ki tabu mu bu arkadaşlar? Sizin üstünüzde de göreceğiz yakında" diyerek aklınca profesörlük edasına bürünmüş.

Bu kıt akıllı arkadaşa şunu hatırlatmak lazım, giyim konusunda evet bu memleketin tabuları vardır. Kendi vücudunu teşhir etmeyecek şekilde dolaşmanın da bir adabı ve toplumda da karşılığı vardır. Ama dedikya senin gibi efemine takılmanın bir tabusu ve örneği de olamaz ve olmamalıdır da zaten. Bunun adına özgürlük denilemez, bunun adı düpedüz teşhirciliktir ve reklamın iyisi kötüsü olmaz anlayışıyla hareket etmektir.

Kendi hayatlarında devamlı bir buhran içinde yaşayan bu arkadaşlar iki tane muhabir ve iki kamera gördüklerinde öyle bir cesaretleniyorlar ki bir bakıyorsunuz tarihten girip, sosyolojiden çıkıyorlar… Ben ne olursa olsun bu insanların gerçek yüzlerini ve serebrumlarındaki işlevsel bozukluklarına her daim dikkat çekmeye devam edeceğim. Şu yazımızda bu Kemal Doğulu, Gülşen ve Kerimcan Durmaz gibi ahlak sınırlarını zorlayan ve buna yeltenen ve beyin loplarının darmaduman olduğunu düşündüğüm insanlardan uzak duracak bir kişi bile bizim için en değerli hazine olacaktır. Burada şunu yapmıyoruz hani malum zevatların ses çıkardığı konu gibi, “Hedef gösteriyorsunuz” mantalitesi yok. Ya da Ziya Paşa’nın Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir jargonu da yok…
Ezcümle; doğru insanlar ve doğru tanımlamalarla hayatımıza yön vermek öncelikle bizlerin ve daha sonra ise ailemizin tüm bireylerine armağan edeceğimiz en anlamlı katkı olacaktır.

Selam ve Dua ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Yıllar önce "necip Türk milleti" Zeki Müren'i yılın en iyi "erkek" sanatçısı ( sanat güneşimiz) Bülent Ersoy'u ise yılın en iyi bayan sanatçısı seçmişti.Gelde çık işin içinden sayın yazar.

Etek entari deyince

Araplar entari etek giyiyor..şimdi bide altına parmak arası terlik giymeye başladılar,,e bu tipitiplerde birazda araplara özeniyor..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23