• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
24 Kasım 2018

Adnan Oktar: Sapıklığın zirvesi

Sahte mehdi Adnan Oktar kedicikleriyle beraber tutuklandı. O kadar çok ve tiksindirici suçlamalar yöneltildi ki onun iç yüzünü bilenler şaşırmadı bile.

33 değişik suçtan gözaltına alınmıştı. Emniyet ve istihbarat güçlerimizin iyi bir hazırlık döneminden sonra düğmeye bastıkları anlaşılıyordu. Adnan Oktar grubundan ayrılmış ve içlerinde uzun yıllar bulunduğu için onları iyi bilen bir dostumu aradım. Kendisine, “Bu suçlamalar ne rezalet ve aklın durduğu iğrenç şeyler. Bu sayılanların onda biri doğruysa bu adam yıllarca cezaevinden çıkamaz” diyecek oldum. Aynen bana şu cevabı verdi: “Ağabey, medyada yer alan suçlamalar Adnan Oktar’ın işlediği suçların ancak onda biri. Öyle inanılmayacak facialar var ki anlatılmakla bitmez.”

Bu kadar olumsuzluk yanında başka bir durum da var: Hakkını yemeyelim, Adnan ve grubu evrim teorisi ile ilgili faydalı yayınlar da yaptı. 

Şimdi Adnan’ı yerden yere vuran malum medya kuruluşları ‘Evrim karşıtı’ olduğunu vurgulayarak (ki söylediğimiz gibi tek doğrusudur) sanki bu konuda yanlış şeyler yapmış gibi gösteriyorlar. 

Bazı mahfillerin bu ve benzeri hususlarını değil de evrimle ilgili kitaplarını ön plana çıkararak “İşte Darwin karşıtının hali” gibi yayınlar yaptığını görüyoruz. Bu tutum kasıtlı ve yanlıştır.

Benim esas bugün değineceğim husus ise geçenlerde 20 yıl sonra gruptan kopan Adnan müridi ile görüşmemiz. Öyle şeyler anlattı ki sanki Sodom Gomore veya Pompei ile benzer durumlar bunlar. Buraya yazmaktan hayâ edeceğim rezaletler.

Yarabbi insanoğlu bu kadar alçalır mı diye şaştım kaldım. İnşallah insanlarımıza, gençlerimize ve tabii hepimize ibret olur. Hak ettiği cezayı da yargılanma sonucunda bulur.

Global düzeyde vicdani sesli bir tek Türkiye kaldı”

Bu başlıkla kaleme aldığı yazısında Habertürk’ten Sayın Serdar Turgut şunları yazmış:

“Suriye, global düzeyde bir ahlaki test kriteri oluşturdu.

Ülkenin merkezi yönetimini, Rusya’yı, ABD’yi, İran’ı, İsrail’i, Suudi Arabistan›ı hangi ülkeyi ele alırsanız alın hepsinin vicdani seslerini çoktan kaybetmiş olduklarını görürsünüz.

Dünyada vicdani sesini kaybetmeyen hatta en zor şartlar altında bile bunu güçlendiren bir tek TÜRKİYE kaldı.”

Gerçekten yüzde yüz hak verdiğimiz bu hususlardan dolayı ülkemizle ve başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere yöneticilerimizle iftihar ediyor, onlara teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Tacettin Özören Hakk’a kavuştu

Yakın dostumuzdu. Kırklareli Vali Yardımcısı iken tanışmış, çok sevmiştik. Devlet adamı oluşunun yanı sıra aynı zamanda kültür adamı da idi. Kültür faaliyetlerinin yetersiz olduğu bu ilimizde bir dernek çatısı altında özellikle gençlere yönelik etkinliklere girişti. Ünlü romancı ve eğitim yazılarını gazetemizde beğeni ile okuduğunuz Ali Erkan Kavaklı, yine gazetemiz yazarı Dr. Ali Akben ve ben dâhil birçok şahsiyete konferanslar verdirdi, kitap imza günleri yaptı. Gençlere yönelik yarışmalı ve hediyeli müspet kitap okuma kampanyaları düzenledi. Edebiyat ve fikir dergileri, güzel kitaplar yayınladı. FETÖ’cüler tabii kendi alanlarına el atan bu mümtaz şahsiyetten rahatsızdılar. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra intikam duygusu ile onu ihbar ederek zerre kadar ilgisi olmadığı halde FETÖ’cü suçlaması ile tutuklattılar. O zaman Gazetemiz Yeni Akit’te bir yazı kaleme alarak, Tacettin Özören cemaate değil cemiyete insan yetiştiren saygıdeğer ve gayretli devlet adamıdır diye yazı yazdım.

Neyse ki ilk duruşmada serbest bırakıldı ve başka bir şehirde, Burdur ilimizde göreve tekrar atandı. Sosyal medyada ibretli ve öğretici paylaşımlarını zevkle takip ediyorduk. Daha geçen ay Birlik Vakfı Burdur Şubesinde ilim irfan sohbetleri kapsamında “Her medeniyet, bir iman hamlesinin ürünüdür” konusunda konuşmuştu. Resmi görevinin yanında yine dergi çıkarıyor, kitap hazırlıyordu. Ülkeye her yönden hizmet ediyordu. 

Son görüşmemizde yeni kitabının hazırlıklarından bahsederek fikrimizi sordu. Heyecanlı ve azim dolu idi.

Derken vefat haberi geldi. Hak etmediği ve ağrına giden suçlamalar ve başına gelen yıpratıcı hadiseler naif kalbini yormuştu. Daha 51 yaşında idi. O isimsiz bir kahramandı. Mesajlarının birinde değerli yazar ve gönül insanı abimiz Vehbi Vakkasoğlu’nun, “Unutmayacağız! Unutturmayacağız! Çanakkale ruhuyla nice 15 Temmuzlara…” bildirimini paylaşmıştı.

Mevla’m rahmet eylesin. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23