Türkiye’nin ihtiyacı yeniden yenilenme!

13 Ocak 2019 Pazar

Türk Hava Yolları’nın (THY) markalaşma ve iş yapış modeliyle diğer firma, şirket ve kuruluşlara “örnek bir kurum” olduğunu tüm yönleriyle dünkü yazımda paylaşmaya çalıştım. Ancak genel hatlarıyla bakınca “kurumsallıktan uzak KOBİ ağırlıklı” Türk ekonomisinin yeniden yapılandırma zamanının geldiğini belirtmek istiyorum.

Elbise yenilemek anlamına gelen “kabuk değiştirme”den bahsetmiyorum. Necmettin Erbakan Hocamızın “Yeniden Büyük Türkiye” dediği bünyeye, akla, hakka, hukuka, adalete ve milli değerlere göre hücrelerine kadar yenilenmiş “güçlü ekonomiye sahip bir Türkiye”den bahsediyorum.

Türkiye uzun yıllardır kurum ve kuruluşlarıyla taklitçi ve etrafında fasit daireler çizen bir ülke hâline dönüştü. Dolayısıyla Türk ekonomisinin ciddi bir çıpayabir yeni bir modele ihtiyacı var. Dünyanın giderek kaotik bir ortama sürüklendiği böyle bir dönemde Türk milleti; eğitim de dâhil tüm işlerde ne yaptığını bilen, kuralları ve politikaları belirlenmiş güçlü müesseseleri bünyesinde barındıran yenilenmiş yeni bir Türkiye’nin hayalini yaşıyor.

Ekonomide enflasyon, faiz ve kur temelli ciddi sıkıntılarımız olduğu elbette mâlum. Ama bu üç temel sorun bile Türkiye’nin harekete geçirilecek potansiyel gücü karşısında hafif kalır.

Milletin ekonomi alanında istediklerini özetleyeyim…

Üretim ve tüketimde istikrar… İhracat ve ithalatta istikrar… Güçlü, kurallı, programlı ve politikaları belirlenmiş müesseselerde istikrar… Açıkçası ekonomik büyümede ve gelir adaletinde istikrar… İşte saydığım bu istikrar modelleri, potansiyelimizi harekete geçirir ve Türkiye de böylece dünyada ilk 10 ekonomi arasına girer!

***

Şimdi bazı okuyucularımız, “Kapalı konuşmayı bırak… Açıktan söyle de bilelim… Sadede gel…” diyecekler. Hak için kimseden korkumuz yok! Tabii ki bir gazeteci olarak bu zamana kadar yazdığımız gibi, bundan sonra da imkânlar dâhilinde milli değerlerimiz adına bildiklerimizi, gördüklerimizi, duyduklarımızı ve bâhusus analizlerimizi ve tespitlerimizi kaleme almayı sürdüreceğiz.

İşte ilk açacağım bahis…

Çıpadan bahsettim ya! Birinci çıpamız; ekonominin yapısını baştan aşağı kontrol edip, (şeytanî mi, rahmani mî) hangi yolda yürüdüğümüze bakmamız ve bu yolun halka ve hakka ne kadar faydası olup olmadığını analiz etmemiz lâzım!

Takip ettiğimiz ekonomik modelde doğru ve yanlışlarımızı görelim, diyorum…

Konuyu biraz daha açayım… 2008 küresel krizinden kurtulmak için zengin ülkelerin dünyayı paraya boğduğu yılları 2013’lere kadar şuursuzca tepe tepe kullandık. Firmaları, şirketleri, kişileri yani herkesi paraya boğduk… Bol para içinde cümle halkı borçlandırdık. Kenara 3 kuruş koyamadık!

Savunma sanayi dışında verimli sektörleri es geçtik… İnşaat gibi bazı sektörlere pozitif davrandık. Aldığımız borç paraları kendi paramız gibi harcadık da harcadık… Tüketim ağırlıklı büyümeyi körüklemek için dışarıdan gelen sermayenin büyük kısmını geriye dönmeyecek ölü yatırım ve alanlara yönelttik… Bu birinci yanlış!

Bol sermaye ve para sebebiyle 2013 yılına kadar borçlanmak, borçlandırmak, borç ödemek, şirket çalıştırmak, banka yönetmek kolaydı… Fakat şu anda zor! Çünkü para az! Borçlanma maliyetleri yüksek!..

***

Şimdi aynı hataya düşerek; bütçe açıkları, bütçe açıklarının enflasyonu ve dolayısıyla faizleri şişirmesini ve kurun yükselmesini göze alarak, kıt imkânlara rağmen borçluları borçtan kurtarmak için bankaları devreye alıp yine yeniden borçlanma yolunu takip ediyoruz!

Borç ve borçluluk zâten hoş bir durum değil. Tarihten ve yakın geçmişimizden de biliyoruz ki, “Borç alan, her zaman emir alır…”  

Net söyleyeyim… Artık “IMF programlarını bırakıp” ekonomide yeni bir Türkiye hikâyesi yazmak zorundayız! Yüzlerce kere tekrar ettim… Sıcak para dönemi bitti... Dünyada faizler giderek yükseliyor… Türkiye’nin âcilen sıcak para politikalarını terk etmesi gerekiyor. Sıcak para demek faiz demek… Faiz demek açlık, fakru zaruret, fakirlik, yoksulluk, düşkünlük demek… İnancımıza göre de Allah’a ve Peygamber’e savaş açmak demek. Bu savaştan kim gâlip çıkabilir?

Ekonomide ikinci yanlışımız; zengin yerüstü ve yeraltı kaynaklarımızdan giderek uzaklaşmak ve yerli kaynaklarımızı bürokratik engellere sığınarak doğrudan yatırımlara açmamak… Meselâ hâlâ tarıma işlerlik kazandıramadık… Bir zamanlar tarımda dünyada kendine yeten ülkelerden sayılan ülkemiz bugün etinden, sütünden, buğdayından, mısırına hatta kuru yemişine kadar ithalatçı oldu, çıktı.

***

Türkiye 2018 yılında su ürünleri ihracatından 950 milyon dolar kazanmış! İyi de, haftalardır söyleye söyleye dilimde tüy bitti! Ya hû, bırakın levreği, çipurayı, diğer su ürünlerini, sâdece alabalıktan bile şu anda Türkiye’nin 5 milyar avro kazanabilecek potansiyeli olduğunu daha yeni yazdım!..

Ya madenler! Allah vermiş ama ne çâre!.. İşletecek, işletmeye açacak ve sermaye yatıracak insan yok! Turizm de aynı… Geçenlerde yazmıştım… Sağlıkla birleştirilecek sâdece bir termal turizmi bile ekonomiyi uçurabilir!

Ülkemizi tam manasıyla doğrudan yatırımlara açmadığımız sürece borçlanmaya ve borçlu kalmaya devam ederiz… Orta gelir tuzağının altında debelenip dururuz!

Türkiye küresel güç olmak istiyorsa, milli değerlerinden tâviz vermeden hakkı, adaleti, hukuku üst seviyede tesis ederken ekonomisine de helâl çizgide seviye kazandırmak mecburiyetinde!

Güçlü ve kurallı kurumlar… Politikaları, iş yapış modelleri belirlenmiş alanlar… Verimliliği ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformlar… Hak ve adalet ölçüsünde oluşturulacak serbest piyasa ekonomisi… Türkiye’yi emin bir şekilde geleceğe ve istikbâle taşır! Gerisi ise boş söz ve lafı güzâftan ibaret!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • FerhatFerhat9 gün önce
    Bazi dinozor beyinliler hala masonik bati ideolojisini olan liberalizmi referens almaktan israrlilar. Gücler ayriiligi degil bu milletinve devletin güc birligine ihtiyaci var. Fakat masinik ve ateist bati ideolojilerini referens ve örnek almadan kendi öz ve milli degerlerimiz dogrultusunda kendi küllerimizden digmaliyiz, zira batidaki masonik ve ateist güclerin adalet anlayisi sade maddiyati referens alan ve hertürlü ahlaksizligi ve vijdansizligi mesrulastiran bir ideolojiye dayanmakta. Bu ahlaksizlarin degerlerini kabul edip kendi degerlerimizi dislamak en büyük gaflet ve basiretsizliktir. AB de adaleti halkin belirledigi yasalar ile sekillenmemektedir, zira adalet ve AB yasalari masonik ve ateistlerin merkezi Avrupa konseyi tarafindan sekillenmektedir. Yani anlayacaginiz masonlarin ve ateistlerin suura si avrupa konseyidir. Bizim baticilarda halen adaletin halk tarafindan tesis edildigini zannetmekte malesef.
  • AdemAdem9 gün önce
    Adalet herkese eşit ve tarafsız tesis edilmelidir, geciktirilmemelidir.İnsan hak ve özgürlüklerine gerçek anlamda değer verilmelidir.Basın özgür ve bağımsız olmalıdır.Güçler ayrılığı ve denetim mekanızması olmadan demokrasi ve kalkınma olmaz.Üretim ekonomisi uygulanmalı, işsizlik ve yüksek enflasyon ortadan kaldırılmalıdır.Milli gelir adil paylaşılmalı, fakir fukaranın üzerindeki vergi yükü ortadan kaldırılmalıdır. ...
  • FerhatFerhat9 gün önce
    Malesef ülkemizde yargi ve hukuk sistemi gayri milli degerler ile insaa edilmis. Tanzimat döneminden baslayan ihanet projeleri cumhuriyetin kurulusunda devam etmis ve günümüz Türkiyesinde de AB yasalarina uyum paketi cercevesinde tam gaz devam etmekte. Tanzimat döneminde ilk gayri milli projeler siyonist güclerin osmanliya vermis olduklari yüksek faizli kredilerin karsiliginda hukuk ve egitim sistemlerimizde reformlar yaptirmislar. Tanzimat dönemindeki devrisme osmanli padisahlarida bugün oldugu gibi siyonistlerden aldiklari yüksek faizli krediler ile alt yapiya yatirim yapmislar. Tren yolu insasi gibi ve saire. Yani ihanet projesi sadece inkilap ve cumhuriyet dönemi ile kisitlamak yanlis olur., zira Siyonist ihanet projelerinin ilk taslari tanzimat döneminde devrisme osmanli padisahlari tarafindan siyonistler ile girdikleri isbirligi ile baslamistir. Tabi bu devrismeler bunu cumhuriyetin kurulusundan bugüne kadar devam ettirmistir. Dünyadaki Merkez bankalarinin cogu bu yüzdende siyonist güclerin kismen kontrolündedir. Bankalari kontrolü altinda tutan siyonist ve ateist ailelerden birtanrside Rotschild ailesidir. Bunlar cogu ülkemizdeki sapkin dernekleri ve kurumlari finanze eden ailelerdir. Ve cogu ülkeleri yöneten siyasi iktidarlari maddi ve siyasi destekleyip onlari iktidara getirip kontrol altinda tutan ve isbirlikci devrisme iktidarlara kendi cikarlari dogrultusunda yön verip reformlar yaptiran siyonist cetelerde bunlardir. Bizim ülkemizdeki hukuk sistemimizinde bu yüzde adalet ile yakindan uzaktan hic bir alakisi yoktur, zira aile hukukunu, ticaret hukuku ve ceza hukuku tamamen ateist ve masonik siyonist gücker tarafindan sekillenmektedir. Bu yüzdendir ki insanlarimiz ve dünya insanlari iyi ve kötüyü, haram ve helali bir birinden ayiramaz ve neyin dogru ve neyin yanlis oldugunu secemez konumdalar. Bunlarin belirledigi adalet kavraminda faiz helal, zina mesru ve hepsi temel hak ve hürriyet olarak adaletli sayilmakta. Önce memleket isbirlikci devrismelerden kurtulmaliki o zaman kendi milli ve manevi degerleri dogrultusunda tekrar bir düzen kurabilmeli.
  • MustafaMustafa10 gün önce
    İdarecilerin ehli olmayanlardan oluşan Türkiye hiç bir zaman akillanmayacak . Her yağmur da su basıyor sebebi önce nehirlerin ve derelerin yataklarının çamurdan ve taşlardandoğal güzelliğibozmadan temizlenmemesi bu yapılmadıkça her zaman su baskınları olacak . Şehirlerde Ömürlük yer altı su kanalları yapılmadıkça düzelmez. Bin yıllardır taşmayan Dere ve nehirlereneden . taşar Dere ve nehirlere istinat duvarı değil yataklarını temizleyin
  • Kocasolak Kocasolak 10 gün önce
    Haksızmışım diye yazan kardeşime. Ak parti dışındaki partiler BİN beter, bu doğru. Ancak ak partimizin daha iyi olmasını istemek, yanlış insanlardan TEMİZLENMESİNİ istemek bizim GÖREVİMİZ. Kayırmaya gelince, bunu bütün toplum yapıyor, şikayet et diyorsun, SAMİMİ olarak soruyorum? Minareyi çalan kılıfını uyduruyor. Zeytinburnu sahilde yükselen BÜYÜK YALI inşaatının KAÇ blok? Kaç kat olduğuna bir bakarmısın? Denizden gelen rüzgarımızı kesdi. Bu inşaatın başındaki adamı şehircilik bakanlığına getirdik. Hani aynı Zeytinburnu sahildeki gökdelenleri tıraşlıyorduk? Biz yeni yapılanı ÖDÜLLENDİRİYORUZ. Aynı Zeytinburnu kentsel dönüşüm için mahalleli dernek kurunca YATAY MİMARİYE geçiyoruz teranesi. YALAN MI?
  • FehmiFehmi10 gün önce
    Hangi kasabaya koye gitsem herkes kahvede bos bos oturuyor.dul yetim yaslilik emekli maasini alanlar uretimden tamamen uzak tarimdan kopuk.bos oturacagina muhtarlar herkese fidan diktirtse koye parke yol dosetse agaclandirmalar cogalsa yerlerdeki poset pet siseler tarim ilaci kutulari toplansa ufak kooperatiflerle kucuk caoli hayvancilik olsa ....
  • Haksız mıyım? Haksız mıyım? 10 gün önce
    Kocasolak kayırma var diye çamur atarak başta ak parti olmak üzere devlet büyüklerini zan altında bırakmıyor musun? Elinde bir belge varsa açıklarsın. İspatlayıp savcılığa şikayet edersin kayıranın da kayrılanın da hesabı sorulur. Seçim öncesi kayırma yapılıyor iftirası ile ak parti oylarını mı etkilemek istiyorsun? Peki ama daha iyisi var mı? Göster ak partiden daha iyi bir seçenek varsa ona verelim. Olmadığı için mecburen ak partiye vereceğiz. Kayırmanın belgesi varsa isimleriyle açıkla lütfen.
  • Kocasolak Kocasolak 10 gün önce
    Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ( YEKA ) ihalesi NEDEN iptal edildi? İthal doğalgazın yarısını elektrik üretiminde kullanan bir ülke, yerli üretim ihalesini NEDEN iptal eder? Kimin cebini düşünüyor? Kimi KAYIRIYOR acaba? Enerji bakanımız KAYIRMA!!! Eğer ille de kayıracaksan milletin, çoğunluğun çıkarlarını kayır.
  • Kocasolak Kocasolak 10 gün önce
    Mertürke katılmamak mümkün değil. Yeni havalimanında kullanılan milyonlarca dolarlık MERMER neden ithal edildi? Milli, yerli ÇIĞIRTKANLIĞI yapan bir şirket neden bunca mermerimiz varken ithal kullandı? Bakanlar, vekiller, ve ÜST düzey bürokratlar neden İTHAL OTOMOBİL makam aracı kullanıyor? Biraz devlet kefilli BORÇ para bulan zıpçıktı politikacı YAKINLARI ayağındaki çorap ve donuna kadar, şampuanından parfümüne İTHAL kullanıyor? Bununla da kamera arkalarında ÖVÜNÜYOR? Seçim propagandası yapmaya gelenlere bir bakın, herşeyleri ithal, söylem YERLİ ve MİLLİ. Aynı KALYON gurubunun yeni havalimanı gibi, ben sadece ithal mermerini biliyorum, diğer İTHAL eşyalarını bilenler yazsınlar.
  • Kocasolak Kocasolak 10 gün önce
    Mertürke katılmamak mümkün değil. Yeni havalimanında kullanılan milyonlarca dolarlık MERMER neden ithal edildi? Milli, yerli ÇIĞIRTKANLIĞI yapan bir şirket neden bunca mermerimiz varken ithal kullandı? Bakanlar, vekiller, ve ÜST düzey bürokratlar neden İTHAL OTOMOBİL makam aracı kullanıyor? Biraz devlet kefilli BORÇ para bulan zıpçıktı politikacı YAKINLARI ayağındaki çorap ve donuna kadar, şampuanından parfümüne İTHAL kullanıyor? Bununla da kamera arkalarında ÖVÜNÜYOR? Seçim propagandası yapmaya gelenlere bir bakın, herşeyleri ithal, söylem YERLİ ve MİLLİ. Aynı KALYON gurubunun yeni havalimanı gibi, ben sadece ithal mermerini biliyorum, diğer İTHAL eşyalarını bilenler yazsınlar.
  • Mahmut bağcıvandemirMahmut bağcıvandemir10 gün önce
    Sayın yazar faizsiz ekonomi nasıl olacak bankasız ekonomi nasıl olacak sermaye helal yoldan nasıl temin edilecek kısaca helal ticaret ve üretim nasıl olacak yazarsanız bilgilenim yolumuzu ona göre çizelim hep eleştirmeyelim yol gösterin. Teşekkürler
  • Kocasolak Kocasolak 10 gün önce
    Son kredi yapılandırması yerine YENİ, madenci ve çiftlik balığı üreticileri desteklenseydi. Şu andaki batık şirketler borçları yüzünden batsalar, yeni girişimcilere İBRET olsalardı. Şimdi kurtarılmaya çalışılan şirketlerden de İBRET alınıyor. Nedir o ibret? Ye iç gez eğlen, nasılsa devlet BABA sahip çıkar. KAYIRMA evet, evet, bu kelime bütün bilbordlarda yazılmalı. Bu kelime nin anlamı İKİuçludur, bir MEVCUT kayırma durumunu iki İHTAR durumunu içerir. Her konuda ülkemizin gündeminde FENOMEN olması gereken bir kelimedir, bizi ancak bu kelimeyi İHDAR olarak kullanmak kurtarır. Sadece hükümet değil, bütün MİLLET bu ihtara muhataptır, tabiki başta hükümet. Her ne iş yaparsak yapalım bu kelimeyi KORKMADAN, İHTAR olarak kullanalım. Ülkemizi batıran bu kelimedir, KAYIRMA!
  • ATATURKCUATATURKCU10 gün önce
    MERTURK RUMUZLU ARKADAS COK GUZEL ANLASILIR SEKILDE IFADE ETMIS.BENDE BIRAZ EKLEYEYIM.1.SURIYELULERE IRAKLILARA AFGANLARA( 5 MILYON NUFUS YAPIYOR ) AVRUPADAN GELEN PARAYA RAGMEN DAHA COK PARA HARCADIK. 2. CINDEKI UCUZ ISGUCU YUZUNDEN TERSANE GEMI YAPIMI GIBI UZUN ISGUCU ISTEYEN IMALATLARI UZAKDOGUYA KAYMASIYLA ISGUCU KAYBETTIK. 3.GUNES RUZGAR ENERJISINDEN YETERI KADAR YARARLANAMADIK 4 .EGITIM SISTEMINI BIR TURLU OTURTAMADIK 5. CEVRE KONUSUNDA YENI UYANDIK ( DENIZ ORMAN YOL KENARLARI(POSET PET SISE ) DOLU. 5. TEKNOLOJIK GELISMELERI ISKALADIK.
  • MertürkMertürk10 gün önce
    IMF tarafından getirilen ve halen uygulanan ,Çiftçiye dönüm başına para vermek ,Türkiyede tarımı bitirme projesidir. Bu çiftçiye al sana para tarlanı ekmene gerek yok demektir. İstanbulda oturup ,tarımla uğraşmayıp,dönüm başına para alan toprak ağalarına ödenen paranın tarıma destekle ne ilgisi var. Çiftçiye destek demek, çitçinin kullandığı ,mazotu gübreyi,tohumu ,ilacı vb. ucuzlatmak ile olur.IMF ve Kemal Derviş politikaları ile ,tarım birlikleri yok edilerrk,bir ülkenin en stratejik alanı olan ,Tarım ve Hayvancılıkta dışa bağımlı hale gelmişsen TUZAK BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLANMIŞ DEMEKTİR.Tarım ve hayvancılıkta 2000 li yılların başında yıllık net 2 milyar dolar ihracatçı konumda iken ,son yıllarda yıllık net 5-6 milyar dolar ithalatçı duruma geldik.A planları olan FETÖihaneti ile başaramadıklarını ,B planı Ekonomik kriz ile yapmak.Ekonomik kriz ile insanlar işsiz bırakılarak ,aç bırakılarak iç karışıklık çıkarılarak yapmaya çalışacaklardır.Tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeter olmak bunun için son derece önemlidir.Tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeter durumda değilsen ,bir ekonomik kriz anında ,dışardan,tarım ve hayvancılık ürünüithali için döviz bulamayız. Millet içerde birbirini yer. Bu durum Ak parti içindeki bazı kriptolar tarafından ,"kusursuz fırtına " olarak bilerek mi ?oluşturuldu
  • Mertürk Mertürk 10 gün önce
    TÜRKİYENİN LALE DEVRİ:;2003-2015 YILLARI ARASI,DÜŞÜK KUR POLİTİKASI İLE , 60 MİLYAR DOLAR ÖZZELLEŞTİRME GELİRİ,BİR O KADAR SATILAN ÖZEL SEKTÖR FİRMASI GELİRİ ,YAPILAN 400 MİLYAR DOLARA YAKIN DIŞ BORÇ ,BORSA-TAHVİL-BONO İLE GİRİP ÇIKAN ONMİLYARLARCA DOLAR SICAK PARA İLE ,İTHALAT- İNŞAAT- HİZMET SEKTÖRÜ BÜYÜME İLE BİR SAADET ZİNCİRİ DÖNEMİ ,BİR LALE DEVRİNİ YAŞADIK. VE ARTIK DENİZ BİTTİ. NEDEVLETİN NEDE ÖZEL FİRMALARIN ELİNDE SATILACAK ÖNEMLİFİRMA KALDI. VADESİ GELMİŞ BORÇLAR, .BORSADA ,FAİZDE HER AN ÇIKMAYI BEKLEYEN SICAK PARA VAR.YETERLİ FİNANSIN,PARAN YOKSA ELBETTE VERİMSİZ KİT LERİ SATAR GELİR ELDE EDERSİNİZ, DIŞARDAN BORÇLANIRSINIZDA AMA BU PARALARIN ÇOK BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜ YÜKSEK RANT SAĞLAYAN ,ÖLÜ YATIRIM DEDİĞİMİZ EMLAK-KONUT İNŞAAT İŞLERİNE YATIRSANIZ ,ALDIĞINIZ BORÇLARI ÇEVİRMENİZ İMKANSIZ OLUR.SANAYİ İLE İNŞAAT ATBAŞI GİTMELİDİR.SANAYİ İLE PARA KAZANIR,GELİR ELDE EDERSİN,TASSARUF ÜRETİRSİN VE SANAYİDEN KAZANDIĞINPARA İLE İNŞAAT VE HİZMET YATIRIMLARINI YAPARSIN..2000 Lİ YILLARIN BAŞINDA SANAYİNİM EKONOMİDEKİ AĞIRLIĞI 28% CİVARI İKEN 2016 YILINDA BU ORAN 16% LARA DÜŞEREK ,ÜLKENİN TASSARUF VE FİNANS ÜRETME KABİLİYETİ YOK EDİLMİŞTİR.ÜLKE DIŞARDAN GELECEK PARAYA MAHKUM BIRAKILMIŞTIR. ÇİN DEVLETİ 2000 Lİ YILLARIN BAŞINDA HER YIL 50-60 MİLYAR DOLAR DIŞARDAN BORÇLANIYORDU ,ÇİN DEVLETİ ALDIĞI BU BORCU SANAYİ-ÜRETİM VE İHRACATA AKTARDI.2014 YILINA GELİNDİĞİNDE ,ÇİN DIŞARDAN BORÇLANMADIĞI GİBİ DİĞER ÜLKELERE BORÇ VERMEYE BAŞLAMIŞ, KASASINDA 4 TRİLYON DOLAR REZERV BİRİKTİRMİŞ. ÇİN 1 TRİLYON DOLAR İLE AFRİKADA GÜNEY AMERİKADA BİRÇOK ÜLKEDE MADEN ÜRETEN VEDAHA BAŞKA ŞİRKETİ SATIN ALMIŞTIR.BELLİ OLMAZ YARIN ÖBÜRGÜN ABD ,YENİ DOLARA GEÇTİM DEYİP ,ESKİ DOLARI İPTAL ETTİM DİYEBİLİR.BİR ANDA DİĞER ÜLKELERİN ELİNDEKİ DOLARLAR GAZETE KAĞITINA DÖNEBİLİR. yazdıklarımın aksini iddia edebilecek kimse var mı ?

Günün Özeti