• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
TÜM YAZILARI

Kemalist BAASÇILIK dönemi hortladı

23 Nisan 2024
A


Sabri Şahsuvar İletişim: [email protected]

 

Muhafazakâr bir toplumdan bugün geldiğimiz noktaya dikkat çekmek isterim…

Kemalizm ve Kemalist baasçılık…

Devlet katında bir sömürü sistemine dönüşen Kemalizm, muhteşem bir sömürü sistemi halini aldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü bu denli sömüren sisteme dur demenin vakti sizce de artık gelmedi mi?

Milli Eğitim’den kamu kurum yönetmeliklerine kadar uzayıp giden Kemalist sömürü, muhafazakâr eziklerin de teselli bulma alanı haline geldi.

Laikliği tekeline alan kimi çevrelerce her gün dozajının artırılması, türlü sorunları da tetikliyor. Gelin bir öz eleştiriye gidip kendimizi muhasebeye alalım. Mütedeyyin bir seçmen kitlesine sahip olan AK Parti, son yıllarda evrilmeye muhtaç bırakılmışcasına kendisini ulusal Kemalist alanın göbeğine teslim etti. Parti politikaları gereği seçmeni de muhafazakâr olan AK Parti, bu sebeple eleştirilerin de odağı olmuş durumda. 

Seçmen haliyle soruyor; “Bizlere ne oldu da bu denli ulusalcı Kemalist bir çizgiye taşındık?” Bu soruyu çok sık duymaya başladık. Malumunuzdur ki ülkemizdeki Kemalist kuluçka merkezleri boş durmadığı gibi AK Parti karşıtı propaganda yapan bazı siyasi partiler de Atatürkçülük ilkelerini rehin almış ve ruhani bir araç gibi kullanmakta.

Bir dönem bu sömürüyü eleştiren AK Parti’nin bugün aynı çizgiye geldiği düşüncesi seçmende karşılık buluyorsa, yönetimin de şapkayı çıkarıp önüne koyması gerekir.

Ülkemizdeki bazı STK’ların toplumu dizayn edercesine Atatürk’ü bir baskı aracına dönüştürmesi, siyaset mühendisliğinden başka bir şey değildir. Son zamanlarda AK Parti iktidarının bunu görmezden gelmesi muhafazakâr seçmen tarafından kırılganlığa sebep oluyor. Bu açık gerçeği artık göz ardı etmemeli…

CHP’nin genel ve yerel seçimlerde iktidara bir sopa gibi kullandığı Atatürkçülüğün, toplumun çoğunluğunu rahatsız ettiği aşikârdır. Seküler yaşam alanların yoğunlaştığı bir dönemde, gençlerimizin geleceğinin kültürel yozlaşmayla bir avuç seçkinlerin elinde kaldığını görmekteyiz. Batılı hayalperest kodlarında gezinti yapan gençlik, kültürel alandan zemin kaybediyor.

Bazı siyasilerin ve devlet ricalinin “BAASÇILIK rejimi” gibi Kemalist anlayışı dayatması, iç huzuru, milleti ve üniter yapıyı rahatsız ediyor. Kemalist yaşam tarzı, ülkemizde bazı kliklerin ve azınlıkların sömürü malzemesine ve sopasına dönüşmüş durumda.

Atatürk üzerinden yapılan sömürü ve yaşam felsefesi birilerine rol model olduğu gibi, muhafazakâr vatandaşın günlük yaşam alanını da tehdit etmektedir. Kamusal alanda Atatürkçülük adına kendisini yetkili addeden kimi varlıklar, kılık kıyafet üzerinden sorgulamalar yapması, toplu taşıma araçlarında, kamu hizmetlerinde halen başörtüsüne dil uzatılması kabul edilemez.

Ülkemizde başı açık olanın, hak ve hürriyeti ne kadar kutsal ise başı kapalı olanında yaşam alanı ve hürriyeti de kutsaldır. Demokrasi birilerinin tekelinde olmadığı gibi kişilere kendisini üstün kılma yetkisi de vermez.

Kemalist yaşam ideolojisi, baskın bir şekilde günlük yaşamda kendisini derinden hissettiriyor. Kemalist diye kendisini savunan adamdan, Müslüman Kemalist’im diyen vatandaştan, Kemalist ülkücüyüm diyen bireylere, liberal Kemalist’im diyen siyasetçiden, sosyalist Kemalist’im diyen ideolojiye kadar… Kemalist BAASÇILIK prim yaptığı sürece bizler daha çok değişime tabi tutulacağız.  

28 Şubat rejiminin dayattığı Kemalist ideolojiyi dün birileri bizlere dayatmaya çalışmıştı ancak bizler inanç merkezli bir yaklaşım olarak bu gömleği kabul etmedik. Kabul etmediğimiz gibi bizler bugün kendi elimizle hem çocuklarımızı hem de kendimizi Kemalist çizgide bulduk.

Toplumun seküler yaşam biçimi ve tercihlerine elbette bir dayatma yapılamaz. Ancak burada sorgulanması gereken muhafazakâr aileler ve süslümanlardır. Dün hakim yaka gömlek giyenlerin bugün Hermes, Gucci, Prada gibi dünyaca ünlü markaları gösteriş içinde milletin gözüne sokması bence çok anlamlı ve manidardır. Bir Müslümanın kısa sürede süslüman sınıfına geçmesi, Kemalist BAASÇILIĞIN galibiyetidir.

Yıllardır kültürel iktidar olmak için verdiğimiz mücadelenin ne denli yara aldığını tahmin bile edemeyiz. Muhafazakâr sosyolojisinin yeniden yapılanması, ahlaki değerlerde buluşması ülkenin geleceği açısından önemlidir.

Milli ve yerlilikte dürüstlüğün sorgulandığı, kişilerin kamu kaynaklarını kullanırken ideolojilerini baskın bir şekilde savunması, çürümüşlüğün habercisidir. Kamu kaynakları, yüksek maaşlı görevler, makam araçları, korumalar, sekreterler derken; kamu nizamı Müslümanları Kemalistleştirdi. 

Vesselam.. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Usta

Balaman bey Kemalizm diye bir şey yok.Atatürk hayatın ta gerçeği. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi bir özelliği olduğundan endişe ediyorsunuz.

H.Y.E

Şu güzel ülkemizin yönetim biçimini çok isabetli bir biçimde ifade etmişsiniz :" Kemalist baascilik" Yeni Devleti kurduğunu iddia eden CHP ve o zihniyettekiler, hep Cumhuriyete vurgu yaparlar. Fakat kolay kolay demokrasiden dem vurmazlar. Hatta cumhuriyeti demokrasi ile karıştırırlar. Öyle ki, her cumhuriyeti demokrasi ve her demokrasiyi de cumhuriyet sanırlar. Hayır her cumhuriyette demokrasi yoktur mesela Kuzey Kore, yıkılmadan önce Sovyetler Birliği vb gibi. Her demokrasinin olduğu yerde de cumhuriyet rejimi yoktur.Mesela demokratik monarşiyle yönetilen İngiltere, İsveç, İsviçre, Norveç vb.gibi Bugün 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23