• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
TÜM YAZILARI

Asrın inşası

07 Şubat 2025
A


Refik Tuzcuoğlu İletişim:

Asrın inşası

REFİK TUZCUOĞLU

6 Şubat Depremi’nden hemen sonraydı.

Deprem felaketine maruz kalan 11 ilimize yardıma koşan belediyelerimiz vardı. Türkiye’nin her bölgesinden toplanan belediye başkanları ile yereldeki yöneticiler arasında koordinasyon için yürütülen hummalı bir çalışma içindeydik. O yıllarda Yerel Yönetimler Başkanı olan Mehmet Özhaseki Bey’in riyasetinde hangi belediyenin nereye ve nasıl bir destek sunacağı planlanıyordu.

Depremle birlikte yerle yeksan olan şehir merkezlerinin görüntüsü ürperticiydi. Cadde ve sokaklar her yöne doğru kilometrelerce moloz yığınına dönmüştü.

Arama kurtarma çalışmaları devam ediyordu. Öncelikle bu çalışmalar tamamlanmalıydı. Tek tek her yapı taranacak, sağ kalanlar kurtarılacak.

Sonra evi yıkılmış insanlar için geçici yaşam alanları oluşturulmalıydı. Acil eylem olarak çadırlar kurulacak ve hemen sonrasında konteyner tedariki. Konteyner bölgelerinin alt yapısı hazırlanacak. Gıda ve acil ihtiyaçlar için çözüm üretilecek.

Sonra şehirdeki molozların kaldırılması gerekecekti. Her bir yapı için en az 50 kişi görev alsa yaklaşık 30 milyon profesyonel ekip ve yine onların kullanacağı makine-teçhizat lazım. Avrupa’daki tüm iş makinalarını toplasanız yetmiyor.

Sonra bu kadar molozu nereye depolayacaksınız? O da ayrı bir sorun. 80 yıl içinde yapılaşmış bir şehrin moloz hacmini varın siz hesap edin. Hadi buldunuz taşıyacak bir yer. İnsanların kıymetli eşyaları yıkılan bina enkazlarına karışmış vaziyette. Onları molozdan nasıl ayrıştıracaksınız? Ayrıştırma esnasında değerli eşyaların korunması için tedbir alıp, sistem kurmanız gerekiyor.

Sonra, deprem nedeniyle arazi koordinatlarının güncellenmesi gerekecek. Şehirler neredeyse birkaç metre kaymış vaziyette. Teknik ölçüler, harita koordinatları tutmuyor. İnşaatlara başlamak için zemin etütlerinin yapılması ve şehir planlarının yenilenmesi gerekecek. Mühendis, mimar ve teknik elemanlardan oluşan bir orduya ihtiyacınız var.

Sonra hak sahipleri tespit edilecek ve onlara verilecek konut tipleri belirlenecek. Hak sahiplerinin konutlarının bazıları dağ köyünde, bazıları ise şehir merkezinde. Taşradaki bazı dağ köylerine beton mikseri çıkamıyor. Ama orada da depremzedeye konut yapmak zorundasınız.

Sonra binaları muhtemel bir depremden hasar görmeyecek sağlamlıkla yapmalısınız. Bu binaların yapılması için binlerce şantiyenin kurulması gerekecek. Betoncusundan, duvarcısından, doğramacısından, çırağından, ustasından, mühendisinden, yapımcısına kadar büyük bir organizasyon.

Sonra, sonra, sonra…

Türkiye, milletiyle birlikte o kadar büyük bir devlet ki hamdolsun, işte bu kadar büyük bir organizasyonun altından başarıyla kalktı.

Dünyanın en büyük inşaat şantiyesi deprem bölgesinde iki yıldır aktif vaziyette çalışıyor.

AB Türkiye Büyükelçisi geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş’a gelmişti. Yanında Belçika Büyükelçisi de vardı. Kahramanmaraş eski Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün odasında toplantı yaptık. Toplantıda kendisine; “Depremden hemen sonra bölgeye gelmiştiniz. Aradan bir yıl geçti. Çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye sordum. Şöyle cevap verdi; “Muazzam bir organizasyon, böyle bir çalışmayı dünyada yapacak ikinci bir ülke kolay kolay çıkmaz.”

Bu sözü abartılı mı bulduk? Kaliforniya yangınında ABD’nin devlet olarak kabiliyetini hatırlayın kâfi. Ne diyordu Trump; “Allah sigorta şirketlerinin yardımcısı olsun”.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Bey, gelinen noktayı dün açıkladı. Dile kolay, 201 bin konut depremzede vatandaşlarımızla buluştu. Ayrıca toplamda 453 bini aşacak konutların kalanlarının yapım aşamasında olduğu bilgisini verdi. Onlar da bir yıl içinde vatandaşlarımıza teslim edilecek.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, tüm bakanlarımız, kendi görev sahalarına göre bölgenin yeniden inşası ve ihyasına çok büyük emek verdi. Hepsine milletçe müteşekkiriz.

Bir de isimsiz kahramanlar var. Onları da anmak isterim.

TOKİ, Kensel Dönüşüm Başkanlığı, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü, İLBANK, Emlak Konut ve İl Müdürlükleri bünyesinde her seviyede çalışanların fedakarlıklarını unutmamak lazım. AFAD’ın gayreti de tarihe geçmiştir.

Çalışmalarını ailesinden uzak kalarak deprem bölgesinde yürütmek zorunda kalan uzman ve mühendislerin depremzedelerle aynı şartları paylaştığını biliyoruz. Ağır şartlar ve sorumluluk altında kalmaları nedeniyle psikolojisi bozulan kamu görevlilerinin fedakârlıkları unutulmamalı.

Son söz.

Asrın en büyük felaketini Kahramanmaraş depremiyle yaşadık. Umarım hep birlikte ders alırız. Böyle bir acıyı bir daha yaşamamamız duasıyla...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Asrın depreminde yapılan yardımların içinde " dış güçler" ide unutmamak lazım.günlerce köpekleri ile beraber binlerce km. uzaklardan gelerek bu " dış güçler" arama-kurtarma faaliyetlerine katıldılar.Sağolsunlar.

Nuh

Akif rahmetinin 1925 sonrası hayatı, bizim için ibret vesikasıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23