Kaz eti ve rakıya doyanlar
Kaz eti ve rakıya doyanlar
REFİK TUZCUOĞLU
Anadolu’da ocağı tüten bir ev yoktur ki, bu topraklara dair maziden kalan ibretlik bir hikaye olmasın.
Bir ev yoktur ki şehidi olmasın.
Bir ev yoktur ki gazisi olmasın.
Bir ev yoktur ki hürriyete adanmış canlar olmasın.
Tarihte iz bırakmış büyük milletler öyledir. Zaferlerinin büyüklüğü kadar acıları da büyüktür. Sarıkamış bunlardan biri.
Ne zaman Sarıkamış yürüyüşü olsa, biz doğmadan yıllar önce vefat eden büyük amcamızla ilgili anlatılanlar gelir hatırıma. Sarıkamış harekatında donmaktan son anda kurtulanlar arasındaymış. Bir köy evinde soba kenarında günlerce yatırmışlar. Birkaç gün geçtikten sonra bilinci yerine gelmeye ve vücudu hareket etmeye başlamış. Allahüekber Dağı’nda vatan vazifesi için bulunan asker ve sivil görevlilerin pek çoğu sağ olarak kurtulmayı başaramadı. Allah hepsine rahmet etsin.
1. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Sarıkamış şehitlerin acısı halen gönlümüzü hüzne boğar. Bu yıl 110. yıl dönümünde düzenlenen “Bu Toprakta İzin Var” isimli etkinlikle şehitlerimiz tekrar hatırlandı. Birçok ilden gelen genç yaşlı binlerce katılımcı, şehitler yolundan yürüyerek Soğanlı ile Allahuekber Dağları arasındaki Kızılçubuk Zirvesi'nde buluştu.
Commandant Larcher 1926’da kaleme aldığı eserde 90.000 şehitten bahseder. Fevzi Çakmak’a göre şehit sayısı 60.000 civarında. Bir kurşun dahi sıkmadan donarak can verdiler. Şehitlerin gerçek sayısının ne olduğunda ittifak yok.
Nasıl olsun ki?
Sarıkamış faciası kurulan baskıyla topluma hiç duyurulmadı o günlerde. Hatta kendilerini zaferin büyük kahramanı olarak ilan etme cüretinde bile bulundular.
Kim/kimler tarafından?
Güya II. Abdülhamit’in istibdatından milleti kurtaran ve yeni dönemde parlak zaferler vaat eden Enver Paşa ve İttihatçı güruh tarafından. Bu konuya not düşerek gündemimize dönelim.
Benim gündemimde Sarıkamış’tan sonra Erzurum’a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in söylediği sözler var.
Özgür Özel Erzurum’da; “Bu Millete Fetih Suresi'yle karın doymadığını anlatmak boynumuzun borcu” diye sesleniyordu.
Özel’in kurduğu bu cümleyi nereye koysam bilemiyorum. Zira neresinden tutsanız elinizde kalacak türden bir cümle. Hele de din, vatan, namus adına büyük acılar yaşanan Erzurum-Kars hattında Sarıkamış şehitlerinin aziz hatırası yad edilirken söylenmiş olması sözün fecaatini daha da artırıyor.
Hiç kimsenin; “Fetih Suresi ile karnınızı doyurun” dediği falan yok ama, o da ayrı bir fasıl şimdi.
Anlaşılan o ki, CHP milletin mukaddesatı ile arasındaki mesafeyi kapatmamakta kararlı. Yerel seçimlerde elde edilen göreceli başarının şehvetiyle öyle fütursuz çıkışlar yapıyor ki. Üstelik CHP’nin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal’in hatıratı bilinirken.
Gazi Mustafa Kemal, vaktiyle Ruşen Eşref’e Çanakkale Savaşı ile ilgili vermiş olduğu mülakatta şöyle söylüyordu; “…Ölenleri görüyor, üç dakika kadar sonra öleceğini biliyor, hiç ufak bir fütur bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler, ellerinde Kur'an-ı Kerim cennet'e girmeye hazırlanıyorlar, bilmeyenler Kelime-i Şehadet çekerek yürüyorlar. Bu Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebesi'ni kazandıran bu yüksek ruhtur!”
Özgür Özel’in, askeri donanım itibariyle düşmanlarıyla kıyaslanamayacak derecede zayıf durumda olan Türk askerinin, yüksek bir maneviyatla vatan toprağını kurtardığını bilmediğini düşünmek istemem. İstemem lakin sarfettiği sözleri de milletin değerleri adına yaralayıcı bulurum.
İşine geldiğinde “Atatürk’ün yolundayız” iddiasında olup, sonra onunla dahi ayrışan bir çizgide durma pragmatizmi ne kadar tutarlı.
RUSEN/Press’in verdiği bilgiye göre Kars’a ziyaret yapan Özgür Özel ve beraberindeki heyet kaz eti ve rakı eşliğinde bir geceye davet olunmuşlar.
Sabahleyin tüm basının hazır bulunduğu Hayvan Borsası’nda yapılacak programa ise, kaz eti yanında rakının tesiri ile katılamamışlar.
Şaşırdık mı?