Dünya Kupası’ndan yüzümüzü çevirip, işgalin 1000. gününde Filistin’i görebilmek!...
Dünya Kupası’ndan yüzümüzü çevirip, işgalin 1000. gününde Filistin’i görebilmek!...
Ahmet Gülümseyen
İçinde yaşadığımız hayat, yaşadığımız süreçten ne gibi dersler çıkardık? O dersler alınmış olsaydı yaşadığımız, şahit olduğumuz ve bir daha yaşanmasını istemediğimiz zaman dilimleri tekrarlanması mümkün olmazdı, sanırım. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyuruyor. “Mü’min, aynı delikten iki defa sokulmaz. (ısırılmaz)” Diyanet kaynaklarına göre bu hadis, müminlerin feraset, uyanık ve tedbirli olmalarını öğütler. Kişinin aynı hatayı tekrarlaması, üstesinden gelemeyeceği bir boyuta ulaşması manasına gelir. Ki, kimse böyle bir durumu yaşamak istemez. Yine, Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, Kur’an-ı Kerim’de ‘akletmez misiniz’ ifadesi (çoğu zaman efalâ ta’kilün kalıbıyla) 700’den fazla yerde geçer. Bu ayetlerde insan aklının önemine vurgu yapıldığını ve inanların dünyasını ayet ve hadisler, gelenekleri ve kıssaları akıl süzgecinden geçirmeye davet etiğini açıklar. Bugün bu dersler çıkarılmış olunsaydı, Dünya Kupası İsrail destekleyicisi Amerika’da oynanmaz, yaklaşık bir asır önce sinsice başlayan İsrail’in Filistin’de başlayan işgal ve katliam projesi, bugün artarak devam etmezdi, belki de... Allah (cc) bizleri ders alanlardan eylesin inşallah. Amin.
GAZZE’DE İŞGALİN 1000. GÜNÜ
Amerika destekli siyonist İsrail’in Filistin’e bir asra yakındır devam eden ve 7 Ekim 2023 yılında şiddetini artıran işgalinin 1000. günü geride kaldı. Bugün olmuş halen yaşanmaya devam ediyor. Siyonist anlayışın İslam toprakları, Filistin ve Lübnan’da bugüne kadar on binlerce masum Müslüman hayatını kaybederken, gözü kana doymayan soykırımcı İsrail, işgal ve yayılma faaliyetlerini bugün olmuş halen sürdüyor. İsrail, geride kalan 1000 günlük sürede Filistin ve Lübnan’ın yanı sıra Yemen, Suriye ve İran’a çok sayıda saldırı gerçekleştirdi. Bu bin günlük sürede Amerika desteğini arkasına alan katil sürüsü İsraillilerin yaptığı saldırılarda, resmi rakamlara göre 73 bin 74 Filistinli hayatını kaybederken, 173 bin 537 kişi yaralandı. Lübnan’da ise İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 301, yaralı sayısı 12 bin 199’a yükseldi. Ya kayıt altına alınamayıp, toprak altında kalanlar. İsrail ve onun suç ortakları durduramadığı takdirde, daha kaç çocuk, kadın, yaşlı masum ve savunmasız kişinin hayatını kaybedeceği ise belirsizliğini koruyor.
ÖLÜM VE YARALILARLA BİRLİKTE
İNFAZ, İŞKENCE VE AÇLIKTAN ÖLÜM
İsrail’in abluka altındaki İsrail’de uçak, insansız hava araçları, top, tüfek gibi ağır silahlarla bölgede ölüm saçmasıyla sınırlı değil. Siyonist anlayışın bölgede toprakları da gasp edip, direniş gösterenleri ise tutuklayıp, işkenceye maruz bırakıyor. Şeytanın bile aklına gelmeyen hainlik ve insanlık dışı muamele siyonistlerin aklına gelip, kutsal topraklarda cinayet gerçekleştiriyor. Sadece açlık, soğuk ve silahlara ölüm yok Filistin’de. İsrail’in bölgedeki daha ötesi sürecini Hamas "İşgalci İsrail'in tutukluların infaz edilmesi, işkence ve tıbbi ihmalle yavaş yavaş öldürülmesiyle dolu siciline eklenen yeni bir suç" şeklinde açıklıyor. Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘siyonist, emperyalist cinayet şebekesi’ olarak adlandırdığı İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar, bu kadar acımasızca bir hal almış durumda devam ediyor. Batı Yaka ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor. Gözaltına alınanlardan yaşlı ve çocuklar dahil yaklaşık 770'inin kadın olduğu belirtiliyor. İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana ise kadınlar, çocuklar ve serbest kalan eski tutukluları hedef alan gözaltı sayısının 24 bini aştığı bilgisi verildi. Tüm barış anlaşmalarını hiçe sayan İsrail’in eli kanlı başbakanı Netanyahu, ateşkes anlaşmasına rağmen işgalin süreceğini açıklıyor. Katil lider bu cesaretini, dünyanın bölgede olup bitene kör, dilsiz ve sağır kalmasından başka bir anlama gelmiyor…
1000. GÜNÜ YENİ ÖLÜM VE İŞGALLER
Dünyanın Filistin ve Lübnan’a işgal ve saldırıları katil sürüsü İsrail’i cesaretlendirip, Müslüman kanının akması, toprakların kaybına neden oluyor. İsrail bakan Bezalel Smotrich 29 Haziran Pazartesi günü Batı Yaka’daki yerleşim yerlerini hızlandırdıklarını belirterek hükümetin ’160 çoban yerleşim noktası kurduğunu ve 100’den fazla yeni yerleşim biriminin inşasına onay verildiğini açıkladı. Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Yaka’nın kuzeybatısındaki Beyt İmrin köyünde, Filistinlilerin evlerinin yakınına İsrail bayrakları astıkları haberleri geliyor bölgeden. Bu durum işgalin yanında bölge halkının tahrik edilmesi, karşı gelenlerin öldürüp veya tutuklanıp işkence görmesi şeklinde karşılık buluyor. İslam coğrafyası bu kadar vahim, o denli acımasız durumda…
KORTLARDA UKRAYNA BAYRAĞI SERBEST, FİLİSTİN BAYRAĞI YASAK
Siyonist İsrail, Amerika ve ittifaklarının (Fransa, İngiltere, Almanya gibi) desteğini alarak, Ekim 2023 yılında başlattığı soykırım süreci, çevre ülkelere yönelik işgal ve yayılma politikalarının 1000. günü geride kaldı. Soykırımcı İsrail’in bu acımazlığı spor camiasından birçok duyarlı-vicdanlı sporcu, antrenör, taraftar gündeminde yer aldı. Duyarlı vicdanlarının sesine kulak verip, siyonistlerin İslam topraklarında akıttıkları Müslüman kanının durması için tepkilerini ortaya koydular. Başarılı olundu veya olunmadı, ateşe su taşıyan karınca misali saflarını belli ettiler. İşte o tepkilerden birisi de Milli tenisçi Zeynep Sönmez’den geldi. Wimbledon’ın turnuvasına katılan Sönmez, turnuva yönetiminin Filistin’e destek için broş takmasına izin vermemesinin ardından raketine taktığı ‘karpuz tasarımlı titreşim önleyici’ ile kortlara çıktığı belirtti. Bunu neden yaptığını ise Anadolu Ajansına (aa) açıklamadan anlıyoruz; “Daha önce broş takıyordum. Turnuvalar artık onu takmama izin vermiyor. Ukrayna bayrağına izin veriliyor ama Filistin'e izin verilmiyor diye bu konu hakkında yöneticilerle ufak bir tartışma yaşadık fakat konuşmalarımızın sonucunda kesinlikle izin vermeyeceklerini söylediler. O yüzden broş takamıyorum. Titreşim önleyiciyi takabiliyorum, ona bir şey diyemiyorlar. Ben de o yüzden o karpuz simgesini raketime takıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İngiltere’de düzenlenen tenis turnuvasında, turnuva yönetimin Filistin’e destek için broş takmasına izin vermemesinin ardından, raketine taktığı ‘karpuz’ tasarımlı titreşim önleyici ile kortta mücadele den Zeynep Sönmez ile gurur duyduğunu belirterek, “Vicdanı, cesareti ve insanlık değerlerini her şeyin üzerinde tutan sporcumuz Zeynep Sönmez ile gurur duyuyorum. Filistin’de yaşanan insani drama sessiz kalmayarak sergilediği onurlu duruşu sporun sadece raketten ibaret olmadığını, aynı zamanda evrensel değerlerin de taşıyıcı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu anlamlı hassasiyetinden dolayı sporcumuzu yürekten tebrik ediyor, mazlumların yanında duran vicdanlı sesi saygıyla selamlıyorum.” Benzer açıklamalar ve davranışları, Tenis Federasyonu, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve diğer sporun paydaşlarından bekliyoruz. Çünkü insan olmak, vicdan sahibi olmak bunu gerektiriyor. Zeynep Sönmez’in mazlumların yanında olduğu manası taşıyan hassasiyeti, insanlık değerlerinden yana asil duruşu, sporumuzun içindeki tüm paydaşlarına örnek olmasını dileriz…
Tüm bu yaşananalar-yasaklar, futbol, basketbol, tenis dahil spor branşlarının kimler, hangi siyonist-haçlı lobiler tarafından yönetildiğinin adeta ispatı. Gerekli tepki gösterilip, yeteri kadar önlemler alınmazsa bu tür spor kuruluşların yıkımının ardı arkası kesilmeyecek, gerçeğinin altını bir kez daha altını çizmek istiyor, ilgili ve yetkililerin bu konuda duyarlı adımlar atmalarını bekliyoruz…