• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Düşünmez misiniz? Değer mi?

05 Temmuz 2026
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Düşünmez misiniz? Değer mi?

İlhan Oral

Günümüzde toplumumuz bir nevi sekerat halini yaşadığının farkında değildir. Özellikle okumuş sorumlular her birinin girdiği patika yolun tehlikesini fark etmiyor.

Kadını yayından fırlatılmış ok gibi yabana attılar. Dönüşü olmayan hurdalığa döktüler. Hele çocukların ana babanın sevgi, merhamet ve şefkat enerjilerinden mahrum ettiler. Bütün değerlerinden soyutladılar. Bütün manevi değerlerin bağlarını koparıp onları boşlukta dolaşan serseri meteor taşlarına dönüştürdüler. 

Bugün olduğu gibi nereye çarpacakları ve ne tür tahribat yapacakları belli olmuyor. Potansiyel tehlikeler siperde fokurduyor. Ne zaman kızgın lavlarını püskürtedeceğini kestiremiyorlar. Kadına aşırı doz vererek güçlü ve güzel olduğunu enjekte ettiler. Gücünü de güzelliğini de kullanması hakkı olduğunu telkin ettiler.

Onu çok çok külfetli ve komik duruma düşürdüler. Onu çaycı yaptılar. Sekreterlik görevi verdiler. Makam ve mevki sahibi yaptılar. Sonunda onu paçavraya çevirdiler. Yeri geldi seks aleti, yeri geldi uyuşturucu kuryesi olarak kullandılar. Cılkını çıkardılar. Soyup soğana çevirdiler. Artık kadın o nâzenin vücudunu “bitpazarı” ürünleri gibi pespâye ederek bonkörce pazar malı yaptı.

Birkaç asır sürecinde Batı haçlı bozguncuları ile Siyonist çeteleri işbirliği yaparak bizim analık makam ve mevkiindeki kadınlarımızı çığırından çıkardılar. “Cennetin, ayakları altında olduğu annelerin” dengelerini sarstılar.  Korkunç projeler uyguladılar. Kadını erkeğine düşman ettiler. Canından birer parça olan çocuklarından kopardılar. Çocukları da ananın merhamet enerjisinden mahrûm ettiler.


Bu merhamet atmosferinden yoksun kalan nesiller çığırından çıktılar. Bundan sonra da kötülükler her taraftan yanardağ lavları gibi püskürmeye başladı. İğrenç cinayetlerin uğramadığı mekân ve yürek kalmadı. Patlak veren acı olaylar olup bitince de fırsat bulan her kes kurtarıcı oluverdi. Terâneler çoğaldı. “Bunlara ağır cezalar verilsin”, “Devlet daha etkin tedbirler uygulasın, cezalar artırılsın, ana baba çocuğuna sahip olsun.” Daha neler neler? Destanlar halinde fetvalar yoğunlaştı, gırlagidiyor.

Tamam, bunlar her birinin “o inci taneleri gibi fetvalarını” anladık! Saygı ile de karşıladık. Bu kadar “bulanık suda balık avlayan” bilgelik taslayan tefrikacı şaşkınların hangisinin “fetvası, yanan gönüllerin ateşini söndürüp sakinleştirebiliyor?

Hangisi gözyaşlarını dindirecek? Hangisi cinayete kurban giden canları geri getirecek? Hangisi kaybedilen umutları yeşertecek? Hangisi toplumun huzurunu, güvenini teminat altına alacak? Hangisi her hangi bir derde derman olacaktır. Hangisi şiddetle dağıtılan aile bireylerini yeniden mutlu ve sıcacık yuvalarına döndürecektir?

 Kadınlarımızın kimi medyanın güçlü güzel temsilcisi, kimi kahraman asker, kimi etkin emniyetçi, kimi çamurlar içinde yüzdürülen çıplak sporcu, kimi süslü ve göz kamaştıran güzel siyasetçi, kimi el âlemin çocuğunu hırpalayan anaokulu öğretmeni, kimi aşağılayıcı kaynana düşmanı, kim sokakların süslü güzeli, kimi ağır vasıta sürücüsü olarak piyasaya çıktılar. Kimi de her tarafı problem milletvekili.


Analık makamını bu kadar ucuza kaybettiler. Geçici ve kısa sürede bitecek heveslerle “analık devletini” yıktı virân eylediler. Şimdi gelin devleti yönetecek kalifiye insan arayın. Milletin parasını çarçur etmeyecek insan bulun. 

Bu kalitede yetişmemiş ve ana nasihati almamış doyumsuz ve bencil soygunculara seyirci kalın. İşte bunlar para politikalarını milletin tüm değerlerini alabora edenlerdir Tüyü bitmemiş yetimlerin bile geleceklerini hortumlayanlardır.

Bunlar “Anayı” buharlaştırmaya değer miydi? Esselamu aleykum.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23