• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Dine devlete salvo

05 Temmuz 2026
A


Ali Akben İletişim:

Dine devlete salvo

Ali Akben

Sıcaklar bastırdı, yatak odası kıyafetli hanımları toplu taşıma araçlarında sık görmeye başladım. Bu görüntülerden rahatsız oluyorum dersem malum kesimden akla hayale gelmeyecek hakaretler işiteceğim kesin.

Geçen sene Güney Amerika seyahatimde Brezilya ve Arjantin’de gece kıyafeti ile dolaşan hanımları cadde ve sokaklarda görmüş ve yadırgamıştım.

Sosyal medyayı sık tenkit ederim. Sebebi malum. Doğru bir tur atarken, yalan on tur atarak doğruyu dokuz köyden kovsa da nadir bazı paylaşımlar ibretlik ve insanın kanını donduracak cinsten.

Geçtiğimiz hafta sosyal medya ağlarında sık paylaşılan bir video da, kendisini Müslüman olarak tanıtan bir bey, karşısındaki başörtülü bir hanımefendiye kendince tavsiyelerde bulunuyordu.

“Bu sıcaklarda kendine niye eziyet ediyorsun ile başlayan konuşma uzayınca muhatap olan hanımefendi, kısa ve öz olarak inancım gereği cevabını verdi.”


Bu cevap muhatabın zoruna gitmiş olmalı ki konuştukça battı, battıkça konuştu. Ne kadar mükemmel(!) bir Müslüman olduğunu anlatırken ağzından çıkanlar cehaletini ve din düşmanı olduğunu tescilliyordu.

28 Şubat’ın karanlık günlerinde benzer tacizler lâik kemalistler tarafından sıkça yapılarak, Müslüman halka kan kusturulduğu o günleri unutmamalı unutanlara ise hatırlatılmalı.

Son günlerde iç huzurumuzu bozmak isteyenlerin yeni tezgahlar kurarak benzer olaylar çıkarıp, durumdan vazife çıkarmaya çalıştığını müşahade ediyorum.

Hafta içinde gerçekleşecek olan NATO toplantısı nedeniyle Ankara’da alınan güvenlik önlemlerini abartılı bulanların samimi olduklarına inanmıyorum.


Düğün değil bayram değil ağaç dikme mevsimi olmadığı halde bu kavurucu sıcaklarda ağaç dikmek aklına gelen TEMA gönüllülerinin niyetlerinin üzüm yemek olmadığını devletimiz bildiği için tedbir amaçlı ortalığı karıştıranlar hakkında soruşturma başlattı.

Amaç ağaç dikmek olsa mevsiminde yapılır ve iyi de olurdu. Amaç kaos ve kargaşa çıkararak birlik ve bütünlük ağacımızın köküne kibrit suyu dökmek olunca yapılması gerekenler yapıldı.

Birkaç gündür sosyal medya mecralarında sözde komedyen bir aceze mizah diyerek dinimizle ve Kur’an-ı Kerim’le alay etmesi üzerinden din düşmanları güzelleme yapma yarışına girerek, edep yoksunu hakikatten uzak hezeyanlı kimliklerini ifşa ettiler.

Paylaşımlara ve yorumlara bakılınca kalite açısından üzücü ama kalitelerinin sıfır çarpanı nedeni ile yok hükmünde dinde yaya imanda piyade oldukları aşikar.

Sözde komedyen bozuntusunun yüce dinimize yönelik sözlerine mizahtır külahı giydirip, mağduriyet oluşturarak trol ordusunun salvolarına zemin hazırlama yaftası ise başka bir garabet.

Dinde mizah olmaz.


Geçmiş dönemlerde Müslüman halka çok eziyetler yapıldı. Lâiklik dini dayatılarak zulümlerden zulüm beğendirildi. Sosyal medya marifeti ile iktidar rüyaları çok fazla görüldü. Din düşmanları zulmümüz bin yıl sürecek dedi. On yıl bile sürmedi.

Sözde komedyen ülke gündemini iğfal ederken, İstanbulluların başının belası İmamoğlu boş durur mu! Elbette durmaz.

Huylu huyundan vazgeçmez. Çapsız kifayetsiz muhteris sabık İBB başkanının yediği sayısız herzelerle ilgili mahkemede hesap vermesi gerekirken, hakim ve savcıları mahkum etmeye çalışması hatta hesaba çekmek isteme hadsizliğine ne demeli!

Bu başkaldırıya sahip çıkan milletvekilleri, dokunulmazlık zırhına bürünerek mahkeme heyetine saydırmaları hangi hakka ve hukuka göre yapılıyor merak ediyorum.Dokunulmazlık zırhı sade meclis kürsüsünde ise bu hadsizlik ve aymazlık niye!

Çapsız kifayetsiz muhteris bu yolsuz adamda narsist kişilik öyle bir temaruz etmiş ki sütte leke var kendinde haşa!

Geçmiş yıllarda haklı haksız çok mahkumiyetler ve mahkemeler gördük. Merhum Erbakan hocamızın haksız hukuksuz yargılanma süreçlerinde savunmalarına şahitlik ettik. Başka örnekler de var. Bu adam gibisine ben ömrüm boyu ilk kez şahit oluyorum.

Mahkeme heyeti de ilk kez şahit olduklarından nasıl bir yol izleyecekleri konusunda çözüm arıyorlar.

Adam hem boğazına kadar suçlu hem haklı olduğunu iddia ediyor.

Daha acı olanı ise çoğunun kökü kömeci karışık malum bir güruhun bu açık seçik gerçeklere rağmen inadım inat bu garabetleri aklamaya çalışıp, üç maymun rolünü üstlenmeleri.

Dine diyanete saldırılara hatta Peygamber Efendimize saydırmalara süt dökmüş kedi olanların çıplaklık, hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk gibi gayrı ahlaki duruşlara bırakın tepki göstermeyi zil çalıp oynuyorlar. Tepki gösterenleri de gerici, kayyım, atanmış, yandaş gibi yaftalarla susturmak istiyorlar.

Hatta daha ileri gidip ülkemiz düşmanı devletlerin ağızlarında sakız gibi çiğnedikleri yaftalamalarla Erdoğan’ın çeyrek asırda ülkemizi getirdiği günümüz seviyesini yok sayıp, diktatörlükle suçluyorlar.

Geçen hafta gözaltına alınan Tamar Tanrıyar’ı paylaşımlarında CHP’nin içinden geçerken gösterdiği performanstan ve savlarının da büyük oranda doğru çıkmasından dolayı sosyal medyadan tanıyorum.

Tamar hanım bir yılı aşkın süredir CHP’nin birçok yolsuzluğunu, hırsızlığını hatta arsızlığını gündeme taşırken doğru yerde durduğuna inanan birisiyim.

Son birkaç paylaşımında özne olarak seçtiği konularda da konuşmasına müsade edilmeli.

Susturulmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Hiç olmazsa elinde olduğunu iddia ettiği belgeleri cumhurbaşkanımıza arz etsin derim.

Bu haftalık da bu kadar.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23