• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Recep Öncel
Recep Öncel
TÜM YAZILARI

Ortadoğu Oyunları

18 Ocak 2026
A


Recep Öncel İletişim: [email protected]

Ortadoğu Dünya’daki en sorunlu bölgelerdendir.

Gerek stratejik önemi gerekse petrol ve yer altı kaynakları dolayısıyla, emperyalizmin her zaman ilgisini çekmiştir.

Bugün de yine, Ortadoğu ülkelerinde sorun var. 

Bunlar; Suriye ve İran’dır.

Konu bizim için de çok önemli.

Çünkü; her iki ülke de sınır komşumuzdur.

Aynı zamanda, tarihi bağlarımız vardır. 


SURİYE

Malum Suriye’de Esed’in gitmesi ve iktidara Şara’nın gelmesi neticesinde, yarım asırdır süren Nusayri zulmü sona erdi. 


Ülkenin huzura kavuşması yolunda, epey mesafe katedildi.

10 Mart’ta mutabakat sağlandı.


Ahmed eş Şara ile Mazlum Abdi, SDG’nin kendini feshetmesi ve silah bırakması için anlaşma yaptılar.

Anlaşmaya göre 31 Aralık 2025 sonunda SDG’nin Suriye’ye entegre olması gerekiyordu.

Bu iş aynı zamanda Terörsüz Türkiye’nin bir parçasıdır.

Maalesef SDG anlaşmaya uymadı. 

Katil Netanyahu’nun gazına geldiler.


Tabii ki işin arkasında Avrupa ve ABD var.


Onlarda teröre destek verdiler.

Ama çok şükür, bugün Türkiye tarihin en güçlü dönemlerinden birisini yaşıyor.

Suriye’de de işler eskisi gibi değil.

Tek devlet tek ordu ilkesine önem veriliyor.

Artık terörü destekleyenlere pabuç bırakılmayacaktır.


Şimdi Şar’a yönetimi, tek devlet otoritesini sağlamak için harekete geçti. 

Suriye Ordusu Halep’i SDG’den temizledi.

Terör koridorunu çökertmek istiyor.

Bizdeki PKK yanlıları ise, hemen ‘Suriye’de Alevi katliamı oluyor’ demeye başladılar.

Ancak Sayın Bahçeli’nin TBMM’de yaptığı konuşmada ifade ettiği gibi; PKK- SDG’ya mutabakatla, ya da zorla diz çöktürülecektir;

50 bin kişi olduğu söylenen, teröristlerin işi bitirilecektir. 

Mesele; terörün ortadan kalkmasıdır.

Mesele hem Türkiye’de hem Suriye’de, birliğin sağlanmasıdır. 


İRAN

İran konusunda ise, çok ilginç gelişmeler oluyor.

Şia; İngilizlerin İslam Dünyasının içine soktuğu, bir ayrılıkçı harekettir. 

Maalesef tarih boyunca Müslümanlar ne zaman kâfirlere karşı bir hareket yapacak olsa, İran hep sıkıntı çıkarmıştır. 

Biz İran’da mevcut rejimin, birçok yanlışı olduğunu biliyoruz.

Suriye meselesinde bile, 50 milyar dolar civarında Esed’e destek yaptılar.

Türkiye’nin PKK terör örgütüne yaptığı sınır ötesi hareketleri, engellemeye çalıştılar.   


Şimdi, İran’da özgürlüklerin kısıtlanması, ambargo sebebiyle ekonomik problemlerin artması ve para biriminin döviz karşılığında aşırı değer kaybetmesi sonucunda, halk sokaklara döküldü.

Tahran başta olmak üzere birçok şehirde arabalar yakıldı, sokaklar ateşe verildi, ülke genelinde internet erişimi kesildi.

İran lideri Hamaney; Amerika gösterileri körüklüyor. İran Cumhuriyeti, yüzbinlerce insanın kanıyla iktidara geldi. Sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaktır; dedi.

Trump ise; Eğer İran barışçı göstericileri vurursa, ABD göstericilere yardımcı olacaktır. İran’daki gelişmeleri, yakından takip ediyoruz; diye paylaşım yaptı. 

Ne enteresandır ki aynı ABD, İsrail Filistin’de yüzbinlerce insana zulüm ederken hiç sesini çıkarmamıştı.

Gazze’de 70 bini aşkın insan şehit oldu. 100 bini aşkın insan yaralandı. İnsanlar aç bırakıldı.

Fakat öldüren İsrail olunca, bu katliamı normal karşıladılar.

İran yönetimi yapınca, Batının büyük insan sevgisi(!) ortaya çıktı.

(Tabii ki biz bir tek insanın bile, haksız yere ölmesine karşıyız.)


İşte bu adamların çifte standardına bir örnek daha...

Ancak, esas mesele bu değil.

İşin içinde, başka iş var. 

Rejimi, değiştirmek istiyorlar.

İran’ın petrolüne, doğalgazına ve kaynaklarına çökmek istiyorlar. 

Devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi’yi tahta oturtmak, yeniden yönetime getirmek istiyorlar.

Ve dünyanın her yanında demokrasi diyenler, bugün monarşiyi İran’a monte etmek istiyorlar.

Yapılmak istenen iş, çok tehlikelidir.

Çünkü şahlık rejimi gelmesi demek, İran’ı bütün milli ve ekonomik menfaatlerinin ABD, İngiltere ve İsrail’in emrine verilmesi demektir.


Bu durum aynı zamanda, Türkiye için ‘Milli Güvenlik Meselesi’ demektir. 

İşin sonunda, İran bölünebilir. 

Biz İran’ın, toprak bütünlüğünden yanayız.

İran ekonomisinin düzelmesi, demokratik hakların iyileştirilmesi, halkın isteklerinin dikkate alınması, istikrarın sağlamasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Değilse ortaya çıkan tablodan, bütün coğrafya olumsuz etkilenir.

Görüldüğü gibi, Ortadoğu’da oyunlar bitmiyor. 

Dün olduğu gibi bugün de Müslümanlara karşı operasyon yapılıyor. 

Biz geçmişte oynanan oyunlardan, çok zarar gördük. 

Bu sefer durum daha farklı görünüyor.


Ancak, dikkatli olmak lazımdır.

Türkiye diplomaside ağırlığını koymalıdır.

Türkiye gerekirse askeri gücünü hissettirmelidir.

Türkiye emperyalizmin Ortadoğu’daki operasyonlarına fırsat vermemelidir.  

Biz inanıyoruz; Türk Devlet aklı oyunları bozacak, one minute diyecek inşallah. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23