Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılması
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılması
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
*16 Mart 1920’de İstanbul itilaf devletlerince işgal edilmişti. Osmanlı Meclis-i Mebusanı basılarak bazı mebuslar tutuklanmıştı. Bunun üzerine mebuslar 18 Mart 1920’de emniyet verici bir halin gelmesine kadar meclis çalışmalarının durdurulmasını kararlaştırmışlardır. Bunun üzerine 11 Nisan 1920’de Padişahın ‘irade-i seniyesi’ ile Meclis-i Mebusan kapatılmıştır. Böylece meşrutiyet sona ermiştir.
*Mustafa Kemal 19 Mart 1920’de şu genelgeyi yayınlamıştır; ‘Merkezi hükümet’in dahi düvel-i itilafiye tarafından resmen işgali sebebiyle, Millet tarafından selahiyet-i fevkaladeyi haiz bir meclisin Ankara’da içtimaı ve dağılmış olan mebusandan Ankara’ya gelebilecek olanların bu meclise iştirak ettirilmeleri zaruri görülmüştür’. Bunun üzerine İstanbul’dan Ankara’ya insanlar gelmeye başlamıştır. Ülke 66 seçim bölgesine ayrılmış ve her seçim çevresinden 5’er milletvekilinin seçilmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre yeni meclis Anadolu’dan seçilen 330 milletvekiliyle, İstanbul’dan gelecek vekillerden oluşacaktır. Ancak Olağan üstü şartlar dolayısıyla Ankara’da bulunan milletvekilleri görüşmeler sonucunda, Meclisin 22 Nisan Perşembe günü açılmasını kararlaştırmıştır. Fakat açılış, halk üzerindeki etkisi olumlu olacağı düşünüldüğünden 23 Nisan Cuma gününe bırakılmıştır (Yunus Nadi). Bu karar kolordulara, tüm vilayetlere, müdafaa-i hukuk merkezlerine, Belediye riyasetlerine 21 Nisan 1920’de şu telgrafla bildirilmiştir.
*Telgrafta şunlar yazılıdır:
1-Allah’ın yardımıyla 23 Nisan Cuma günü, Cuma namazından sonra Ankara’da Büyük Millet Meclisi (BMM) açılacaktır.
2-Vatanın bağımsızlığı, yüce Halifelik ve Padişahlık kurumunun kurtarılması gibi en önemli ve ölüm-kalımla ilgili görevleri yapacak olan BMM’nin açılış gününü Cumaya getirmekle o günün kutsallığından yararlanılacak ve bütün milletvekilleriyle birlikte, Hacı Bayram Camii’inde Cuma namazı kılınarak, Kur’ân’ın ve namazın nurlarından feyz alınacak ve güç kazanılacaktır. Namaz kılındıktan sonra ‘ Lihye-i saadet ve Sancak-ı şerif’ alınarak meclisin toplanacağı binaya gidilecektir. Bundan önce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir.
3-Açılış gününün kutsallığını belirtmek için, İl merkezinde vali beyefendinin düzenleyeceği, ‘Hatim indirilmeye ve Buhari’ okunmaya şimdiden başlanacak ve Hatmin son bölümleri, uğur için Cuma günü namazdan sonra Meclis’in toplanacağı yerin önünde okunup bitirilecektir.
4-Yurd’un her köşesinde aynı biçimde bu günden itibaren Hatim indirilmeye ve Buhari okunmaya başlanacak, Cuma günü ezandan önce minarelerde salâ verilerek, hutbe okunurken, Halife’miz ve Padişah’ımız efendimiz hazretlerinin yüce adları anılırken, Kendisinin, Ülkesi’nin ve bütün tebânın bir an önce kurtulmaları ve saadete ermeleri için ayrıca dua edilecektir.
5- ……Dağıtım bütün Yurda.
6-Yüce Allah’tan başarıya ulaştırmasını dileriz.
*Görüldüğü gibi tam bir İslâmî muhteva taşıyan bu bildiriyi Mustafa Kemal yayınlattırıyor (1).
*İşte bu sebeptendir ki, Müslüman Ecdadımız ‘AÇ, SUSUZ DURURUZ, AMA ASLA İMANSIZ DURAMAYIZ, KUR’ÂN AYAKLAR ALTINA ALINMASIN’ diyerek, kendisi, ailesi ve bebelerini ot tohumu yemeye mahkum edip, elindeki, avucundaki neyi varsa meclise hibe etmiştir.
*ŞANLI İSTİKLAL HARBİ BU İMAN VE FEDAKÂRLIKLA KAZANILMIŞTIR.
*Fakat heyhat! harb kazanılıp, iktidar ele alındıktan sonra Millete verilen sözler tutulmamış, Millet’in değerleri bir bir lağv edilmiştir. Millet hüsranıyla baş başa kalmıştır.
*Gazi Meclisin ilk kurulduğu 1. Meclis’te Yurd’un her yöresinden ve her kesimden (Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Sünnî, Alevî, vs. . ) milletvekilleri vardı. Yokluklar içinde İstiklâl harbi bu birliktelikle kazanıldı. Acaba ‘ sen Kürtsün, Çerkessin, Arapsın, Alevisin, yobazsın, Şeriâtçısın, vs’ dense idi, İSTİKLÂL HARBİ KAZANILABİLİR MİYDİ?
*Ülkenin ve geleceğimizin teminatı bu ruhtur. BU RUHUN HEP YAŞATILMASI ELZEMDİR.
*Milletin fertlerini, Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Sünnî, Alevî, vs diyerek bölüp parçalayan, birbirlerine düşman etmek isteyenler, ne kadar ‘Vatan, Millet, Bayrak, Demokrasi, İnsan hakları’ deseler de, bu Millet’in hayrını istemeyenlerdir. Bu vesile ile 1. TBMM’nin açılışının 105. Yılını kutlar, İstiklâl Harbi şehitlerine Allah’tan rahmet dilerim.
(1): Prof. Dr. İhsan Güneş, 1. TBMM’nin düşünce yapısı (1920-1923).