• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Hevâmızı kurban edelim

08 Haziran 2025
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Hevâmızı kurban edelim

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

*Muhterem okuyucular, kurbanlarımızı ‘Kurbiyet-i İlâhi’ye (Allah’a yakın olma) için kesiyoruz. Bunun asıl nedeni ALLAH ‘ın cc. emri olmasındandır. Yoksa, her mahlûkun rızkını veren ‘REZZAK-I KERÎM’in hiçbir şeye (ete ve kana) ihtiyacı aslâ yoktur.

“Onların (kurbanların) ne etleri, nede kanları ALLAH’a ulaşır. Ancak O’na yalnızca takvânız (Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak durmanız ve ihlâsla yaptığınız ibadetleriniz) ulaşır…” (Hacc-37).

* Allah-ü Teâlâ’ya kurbiyyete (yakın olma) ancak ‘HEVÂMIZI’ (nefsin, Allah’ın rızasına uymayan, hak-hukuk tanımayan, bitmek-tükenmek bilmeyen arzu ve ihtirasları) terk edip, RESÛLULLAH’ın (sav) gösterdiği tarzda ALLAH-Ü TEÂLÂ’ya ihlâsla kulluk etmekle ulaşılabilir.

* İnsanı, azdırıp, yoldan çıkmasına sebep olan şey; ALLAH’ı cc. ve O’nun, daha önce peşin olarak verdiği ; hayatımız, ekosistem vs., halihazırda vermekte olduğu; hayatımızı devam ettirmeye ve türlü, türlü hislerimizi-zevklerimizi tatmine yarayan nimetler; soluduğumuz ‘HAVA’, içtiğimiz ‘SU’, yediğimiz leziz ‘YİYECEKLER’, ‘SEVDİKLERİMİZ’ vs. Gelecekte (Âhirette) vaadettiği ‘NİMETLER’; Ebedî Saâdet, Cennet vs. NİMETLERİNİ unutup, ‘HEVÂSINA TÂBİ OLMASIDIR’. 

* İnsanın, insanlıktan çıkmasının, canavar hayvanlara râhmet okutacak bir vahşete düşmesinin asıl sebebi; ‘HEVÂSINI İLÂH’ edinip, ona tapmasıdır. Aksi takdirde ‘Dünya’da işlenen bunca mezalim, zulüm, adâletsizlik, gaddarlık vs.’nin olmaması gerekirdi. Madem bu denî işler bütün zamanlarda (Tarihin şahitliğiyle geçmişte, hâlen ve gelecekte de - Allah-ü âlem olacaktır.) olmuş, oluyor ve olacaktır. Bu, bir vâkıa, bir gerçek olarak ortada. O zaman bu hakikat , ‘HEVÂ’ ya tâbi olup, ona kulluk yapmak (tapınmak) değil de YA! NEDİR?           

* Şayet, İnsan gerçekten ALLAH’a cc. tapınıp, O’na kulluk etseydi, ‘BU DENÎ VAHŞETLERİ’ YAPAMAZDI. Çünkü Allah cc, insana bu vahşetlerden uzak durmasını emretmiştir.

* “Muhakkak ki, Allah, âdaleti, iyiliği ve akrabaya yardımı emrediyor. Azgınlıkları, fenalıkları ve haddi aşmayı (hak-hukuk tanımayıp, insanlara zulüm yapmayı) da yasaklıyor. Düşünüp tutasınız diye, size böylece öğüt veriyor’’ (Nahl-90). 

TAPMA-TAPINMA (İlâh edinme)

Tapma; Tercih yapma durumunda, tapınılan şeyin dışındaki bütün tercihlerden vazgeçerek, sadecetapındığına’ tâbi olmak demektir. Tâbi olmak ise, ilâh edindiğine, kayıtsız-şartsız itaat etmekle olur.

* ‘HEVÂMIZI’ terk ederek, ALLAH’ı cc. gerçek tapınılmaya lâyık, yegâne ‘Mabûd-u bi-l-hâk (hâk olan ma’bud) olarak tanıyalım. Ancak bu şekilde ‘EŞREF-İ MAHLÛK’ (Yaratılmışların en şereflisi) olabiliriz.

* İsrail oğulları, Mısırda yaşarken, Kıptîlerin sığıra-apis öküzüne tapmalarından mülhem olarak, Hz. Musa Tûr’da iken, ALLAH’ı cc. bırakıp, ‘SAMİRÎ’nin ‘BUZAĞISINA’ tapınmaya başladılar. Sonra, pişman olup, tevbe etmek istediler. Bunun üzerine ALLAH-Ü TEÂLÂ, onlara, tevbelerinin kabulü için, önce tapındıkları sığırı (buzağıyı) kurban etmeleri gerektiğini emretti. Çünkü VÂHİD-İ EHAD, İMAN’DA; İNKÂRI, ŞİRKİ, DEİZMİ REDDEDİYOR. Bu yüzden Ben-î İsrail’in bu kıssasında geçen ‘BAKAR’ Kur’an-ı Kerîm’in en uzun-286 âyetlik suresine (‘BAKARA’) isim olmuştur. Benî İsrâil tevbe ederek bir ‘BAKAR’ı ( sığırı) kurban etmiştir. Hz İbrahim as., çok sevdiği oğlu, Hz. İsmail’i kurban etme niyeti gerçekleşme durumunda olunca, ancak ALLAH’a gerçek bir kul olma dâvasını ispatladı. Kurbiyet-i İâhi’yeye, ancak; ALLAH cc. ve RESÛLULLAH’ı , bütün sevdiklerimizden daha fazla sevmekle vâsıl olunabilir.

‘Bir kalpte birden fazla ilâh bulundurmakla ALLAH’A VASIL OLUNAMAZ’. 

‘Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım;

Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım.

Şeytanı, en büyük düşman sanırdım;

Ondan da beteri… Nefsimmiş meğer’

‘Hem nefsine kul olmuş, nefsini etmiş ilâh,

Hem ister utanmadan, bir de Allah’tan felâh’ (C. Numanoğlu).

* Değerli Dostlar; Geliniz bu KURBAN BAYRAMINDA, mânasını idrâk ederek, bir defa daha düşünelim… Nefsimizle yaka-paça olup, kendimizle yüzleşelim. Kinden, garazdan, kul hakkına tecavüzden, yalandan, iftira atmaktan, bütün kötü huylardan uzaklaşalım. Birbirimizi sevelim, sevilelim, beraber olalım, birlik olalım. ‘HEÂVA’mızı HAKK’a kurban edip, arınıp, ALLAH’a cc. gerçek, ihlâslı bir kul olup, O’nun kurbiyyetini kazanmaya çalışalım.

* ‘KURBİYET-İ İLÂHİ’,  ALLAH’IN RIZÂSINI CELBEDER.

* ALLAH-Ü TEÂLÂ’YI RÂZI EDEN SAÂDET-İ DAREYNİ ( Dünya ve Ahiret saâdeti) KAZANMIŞTIR.

* Gerçek saâdete erenler, Dünya’nın yalancı ve geçici saâdetine aldanarak azıp-sapıtıp ‘SIRAT-I MÜSTAKÎM’ DEN (İSLÂM- DOĞRUYOL) AYRILMAZLAR.

* Değerli Dostlar, RESÛLULLAH’ın, tapınılan PUTLARI kırarak KÂBEYİ temizleyip, sadece ALLAH’a tapınılması gerektiğini gösterdiği gibi, Bizler de ‘HEVÂ’ PUTUNU kırarak, GÖNÜL KÂBEMİZİ temizleyip, ZİKRULLAH a hasredelim. ALLAH’IN RIZÂSI İÇİN HEVÂMIZI HAKK YOLUNA KURBAN EDELİM.  

Kurban Bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Yüce Rabb’imden niyaz ederim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Merhaba

Allah râzı olsun.

Nedim

Hoca nin yazarın bize hatirlattiklari çok güzel...Ve özellikle ayette geçen,"nefsini ilahlaştirani gördünüz mü" konusu çok vurucu.Cunku insanlık tarihi anlatılırken Adem as iki çocuğu Habil ve Kabil kissasinda Kabil in nefsine kapılması ve imtihanı kaybedip kardeşine kıyması nefsine yenik düşmesi de önemli bir yer tutar.Daha sonraki kavimlerin hep nefislerini hevalarini yorumlarını vahyin önüne koyup ilahtirmalari anlatılır.Ta ki Resulullah sav in dönemindeki cahiliye toplumunun Allah'a ait vasıfları kişilere putlara vermeleri ve kendi kurdukları kurumlara adetlerine atalarına ilahlık rablik hâkimlik vasfını vermeleri üzerine Allah cc son peygamber i bu topluma ve burdan bütün insanlığa mesaj olarak Muhammed as in insanları LA İLAHE İLLALLAH,'A çağırması ile toplumun en alt ve en üst tabakasının da bu sözle Allah'a ait vasıfları kendilerine vermeleri ve bu davetle bütün bu ilahlık rablik hâkimlik vasıfları in esas sahibi olan Allah'a verilmesi gerektiği din ,siyaset, askerî ve ekonomi baronlarınin büyük düşmanlığı ile karsilaşildiginin kissasidir İslam tarihi..Ve Resulullah sav La ilahe illallah davetine karşılık Kuran'da geçen sözlerle,"çok tuhaf bunlar ilahları tek mi yapmak istiyor"cevab veriyorlardı.Ve Resulullah sav siyer-i nebisi de tam da bu mücadeleyi anlatır.İlah ve rabbin hâkimin yegâne Allah cc hakkı olduğu mücadelesisiydi.ve ne yazık ki Osmanlı sonrası İslam dünyasında emperyalist siyonist güçler ve onlara yardım eden yerel unsurlar eliyle cahiliyye yeniden hortlanip başta yasama ve yargı gücü nün ve diğer vasıfların Allah cc elinden ukdesinden hakimiyetinden alınıp kişilere kurumlara verilmesi ile ne yazık ki yine Ebu cehil sistemine geçiş yapıldı.Şahadette bulunan La ilahe illallah diyenler hayatlarının bütününe ilah,rab ve hâkimliği Allah'a vermedikçe CENNETE giremeyecekleri ebedî cehennemden kurtulamayacaklari gerçeği ile yuzlesip ataları gibi ilahligi rabligi hâkimliği yalnızca Allah'a vermeleri gerekmektedir.Osmanli sonrası İslam dünyası nin başına gelen İsrailoğulları nn samiri kissasinin aynısı ne yazık ki.. Başta onları uyaran Harun as a uyup bu sapkinliklardan kurtulup Musa as in yoluna girmeden rahat bulamayacaklari aşikardır
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23