Hak ve Adâlet -5-
Hak ve Adâlet -5-
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
ADÂLET
EŞİTLİK, ADÂLET DEMEK DEĞİLDİR
* Allah, Rahman’dır, Raûf’tur (rahmeti, merhameti sınırsızdır.), Lâtif’tir, Kerîm’dir (lütfu, ikramı sınırsızdır), Vedûd’dur (yarattıklarını çok sever). Hâlık’tır (her şeyi yoktan var edendir), Bâri’dir (örneksiz, misilsiz, her çeşitten yaratandır).
* Mevcudat (var olanlar), kendi kendine olmuş veya kendi, kendisini yaratmış değildir ve yaratılmadan önce de yoktular. Allah, ‘mevcudatı muhabbetinden dolayı yaratmıştır’.
* Yaratıkların, var olma noktasından, Allah üzerinde bir hakları olamaz. Yani; Toprak, ‘ben toprak olacağım, beni toprak yarat, Gül, ‘ben gül olacağım, beni gül yarat, Sinek, ‘ben sinek olacağım, beni sinek yarat, İnsan, ‘ben insan olacağım, beni insan yarat’, vs, vs, vs’ diyerek Allah’a sipariş vermemiş, bir ücret, bir bedel de ödememiştir. Yaratılan her mevcud (hangi sıfat- şekil, noksan-tam, güzel-çirkin, vs-vs, olursa olsun) yokluktan, hiçten var edildikleri için, her şeylerini Allah’a borçludurlar. Kimin/kimde, ne/neyi varsa bir ücret-bedel ödemeden almıştır. Bu bakımdan hiçbir mahlukun (insanlar dahil) Allah’ta bir haklarının olması söz konusu olamaz ve hiçbir hak iddia edemezler.
* Adâlet, hak edene hakkının verilmesidir. Birinin, bir bedel, bir ücret, bir çalışma, vs yapıp, bunları kime yapmışsa, ondan hakkının verilmesini istemesi ve karşılığı ne ise onu almasıdır.
ŞİMDİ DÜŞÜNELİM!
- Virüsten gergedana, sinekten ineğe, balıktan timsaha, maymundan insana, vs vs, ye kadar kim/ne, Allah’a hangi bedeli ödemişler de, O’ndan hak dava etsinler?
- Ve diyebilirler mi ki, ‘ben inek olacaktım, ama beni sinek yaptın’. ‘Ben balina olacaktım, ama beni yılan yaptın’. ‘Ben insan olacaktım, ama beni maymun yaptın’. ‘Ben güzel olacaktım, ama beni çirkin yaptın’. ‘Ben görecektim, ama beni görmez yaptın’. Vs, vs, vs…. ‘Bu adaletsizliktir’ diyebilirler mi, demeye hakları olabilir mi?
- Ey bunları söylediği var sayılanlar ve söyleyenler (had bilmez insanlar) , Allah’a ne iş yaptınız, ne bedel ödediniz, ne işine ortak oldunuz, vs de, hak ettiğiniz halde hakkınızın verilmediğini iddia ediyorsunuz? Ve hâşâ Allah’ın adâletsizlik yaptığını söyleme hadsizliğini yapıyorsunuz!
* Eşitlik, adâlet değildir.
- Kapasitesi, gücü 50 kg olan ile kapasitesi 30 kg götürene eşit ücret vermek adalet midir?
- Bir birim üretim yapan ile 2 birim üretim yapana eşit ücret vermek adalet midir?
- Kalifiye iş yapan ile kalitesiz iş yapana eşit ücret vermek adalet midir?
- İri-yarı birisi ile cılız zayıf birisine eşit yemek vermek adalet midir?
- Kadın ve erkeği eşit yaratmak (bütün bedeni ve ruhu ile) adalet midir? O zaman kadın erkek, erkek de kadın olmaz mı? O zaman iki eşidi yapmak abes olmaz mıydı? O zaman, vazifeler, ihtiyaçlar ne olacaktı?
* Bütün insanlar her şeyleri ile (kapasite, meyilleri, hırsları, arzuları, vs) eşit yaratılsaydılar; herkes en kolay, en rahat işi tercih etmez miydi? O zaman diğer işleri yapmaya talip olan olur muydu? Mesela; Herkes reis, bakan, doktor, mühendis, usta, patron, vs olmak isteyecekti. Peki diğer işleri kimler yapacaktı ? İnsan bir ot gibi değil ki, birkaç maddeye ihtiyacı olsun. İnsanın maddî-mânevi pek çok şeye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçlarını da tek başına karşılayamadığına göre, o zaman insan ne yapacaktı?
* Allah, rahmetiyle, hikmetiyle, insanları eşit yaratmamış ve herbir insanı farklı farklı yaratmış ki (isteği, kapasitesi, meyli, vs), her biri bir işe, mesleğe yönelerek birbirlerinin eksiğini tamamlayıp, ihtiyacını gidersin diye. İnsanların kimi patron kimi işçi, kimi doktor kimi hasta, kimi üretici kimi tüketici, kimi tamirci, kimi şoför, vs vs. oluyor. Cemiyet hayatına bakılırsa, Allah’ın ne kadar adâletli bir iş yaptığı açıkça görülür.
* Evet Allah her şeyi eşit yaratmamıştır. O, el Müteâli’dir. Her çeşit yaratmayı bilir ve farklı farklı yaratma kudretine sahiptir.
EŞİTLİK, ADÂLET DEMEK DEĞİLDİR
* Allah’ın, hayatın sadece bu bildiğimiz hayat olmadığını, asıl hayatın Ahiret hayatı olduğunu, insanı bu dünyada imtihan edeceğini, bu imtihan neticesine göre de Ahiret hayatının tanzim edileceğini söylemesini kabul etmeden ve anlamadan (Kur’ân ve Hz. Peygamberi tasdik etmeden) Allah’ın yaptığı işlerin hikmeti ve adâleti anlaşılamaz.
Devam edecek…