• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Aşûrâ günü ve Kerbelâ olayının düşündürdükleri (1)

06 Temmuz 2025
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Aşûrâ günü ve Kerbelâ olayının düşündürdükleri (1)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

* Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşûrâ Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşûrâ gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır. “On geceye yemin olsun” (Fecr-2) ayetinin tefsirinde, bazı tefsirciler bunun, Muharrem ayının 10 gecesi olduğunu söylemişlerdir (1).  Cenâb-ı Hakk bu gecelere yemin ederek onların bereketini ve kudsiyetini bildirmektedir.

* Âşûrâ gününün kudsi olmasının bir sebebi de; bugünde Cenâb-ı Hakk’ın on peygamberine on ikram ve ihsanda bulunduğu rivayetidir (2).  Bu ikramlar şöyle sıralanmaktadır:

1- Hz. Âdem’in (a.s.) tevbesi Âşûrâ günü kabul edilmiştir.

2- Hz. Nuh (a.s.) gemisi Cûdi Dağının üzerine Âşûrâ gününde yerleşmiştir.

3- Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail (a.s.) o gün doğmuştur.

4- Hz. Yakub’un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

5-. Hz. Yusuf, kardeşlerinin attığı kuyudan Âşûrâ günü çıkarılmıştır.

6- Hz. Musa’nın (a.s.) ve kavminin denizi yararak kurtulması, Firavun ile ordusunu sulara gömülmesi Âşûrâ günü olmuştur.

7- Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşûrâ günü kurtulmuştur.

8- Hz. Davud’un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

9- Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

10- Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

* Muharrem ayı ve Âşûrâ günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. “Bu ne orucudur?” diye sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı (as) düşmanlarından kurtardığı Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler. Bunun üzerine Resûlullah sav da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da tavsiye etti (3). Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Aşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde de oruç tutulması tavsiye edilmiştir. “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” (4) hadis-i şerifi ise, bugünlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenât ve sadaka gibi salih amellerin yapılması da yerinde olacaktır. Her mü’min, imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunmalıdır.

*10 Muharrem (aşure günü) de yürekleri dağlayan elim bir olay da olmuştur ki, o da; ‘Vak’a-i dilsûz-i Kerbelâ’dır. Hz. Hüseyin (ra) ve yanındaki takriben 70 kişi hicri 10 Muharrem 61’de (miladi 10 Ekim 680) Emeviler tarafından Kerbelâ’da şehid edilmişlerdir. Ölenlerin cesedleri Kerbela’da defnedildi. Bu elim olay o günden beri bir önem atfedilerek günümüze kadar Aşurâ Günü olarak yâd edile gelmiştir. Muharrem ayının ilk gününden başlayarak ve onuncu günü (yevm-i aşurâ) ise özel olarak genellikle Şii, Caferi çevrelerde ‘taziye, şebih’ adlarıyla vasıflanan çeşitli şiirler, mersiyelerle ritüellenen  merasimler tertiplenir. Kerbela hadisesinden sonra Hz. Hüseyin’in hayatı, Şii’lerce abartılarak anlatılmış, efsanevî ve menkıbevi bir hüviyete büründürülmüştür. Hz.Hüseyin’in türbesini ziyaret aşırı boyutlara ulaşarak Kerbela adeta kutsal bir yer olarak görülmüştür. Öyle ki, giderek olayda bazı sırların ve hikmetlerin bulunduğu yönünde birtakım bâtınî yorumlar da yapılmaya başlanmıştır. Hz. Hüseyin’in şehadeti için matem tutmak sevap kazanmaya bir vesile olarak anlaşılmaya başlanmıştır. Böylece 10 Muharrem ve Kerbela adeta bir kült haline getirilmiştir (5).

* Ehl-i beyt’i sevmek Hz. Resûlullah’ı (sav) sevmektir. Hz Resûlullah’ı sevmek Allah-ü Teâlâ’yı sevmektir. Elbette biz mü’minler ehl-i beyt’i seveceğiz. Hz. Hüseyin de ehl-i beyttendir. Hz. Hüseyin (r.a) Kur’ân ve sünneti rehber edinmiş ve bunun için mücadele etmiş ve bu uğurda şehid olmuştur. O’nun mücadelesi fâni bir saltanat mücadelesi değildi. O’nun mücadelesi, Adaleti yerleştirmek, şûrâyı tesis etmek ve hayrı, iyiliği yaymak içindi. Bizler de Hz. Hüseyin’in temsil ettiği değerleri yaşatmak için mücadele etmeliyiz. Biz mü’minler, ciğerleri yakan bu olaya üzüleceğiz ve ders alacağız. Ancak, olayı bazı fırkaların (şia vs) yaptıkları gibi abartıp, düşmanlıklar ve fitnelere de vardırmayacağız. Kaderi, ezelî taktiri de unutmamak lazımdır.

* Kerbela hadisesi, bizlere fitnelere düşmemeyi, kardeşlik hukukuna riayet etmeyi, aynı Allah’a inanmayı, aynı Peygamber’i rehber edinmeyi ve aynı Kıble’ye yönelmemiz gerektiğini hatırlatmalıdır. Bu duygularla, Hz. Hüseyin(r.a) ve bilcümle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, Aşurâ günümüzün hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Gelecek yazı Kerbelâ olayı ve düşündürdükleri olacaktır.

Kaynakça

(1): Hak dini Kur’an dili (M.Hamdi Yazır); 9, 185

(2): Tarihu’l Hâmis (Kadı Diyarbekri); 1/360

(3): İbni Mâce. Sıyam: 31

(4): İbni Mâce, Sıyam: 43. Müslim. Sıyam: 117.

(5): Mustafa Öz, Kerbela. TDV İslâm Ansiklopedisi 2022 25. Cild; 271-272

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ziyaretçi

Şia propagandasından başka bir işe yaramayan Kerbela yerine Hz. Osman'ın Şia bozguncuları tarafından nasıl katledildiği bilsek çok daha isabetli olacak.

ŞEREFLİ TS

Yazar efendi yorumlarımı neden yayınlamıyosun asgari ücret neden seni çok rahatsız ediyo anlamış değilim sen yağ bal içinde yaşayabilirsin ama ben iki uşak bakayrım geçinemiyorum diyorum hiiiiç sallamıyosun yani halk yada asgari ücretli garibanlar umrunda değil öylemi
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23